• BIST 91.445
  • Altın 211,091
  • Dolar 5,4563
  • Euro 6,1401
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C

COP 22 ARDINDAN TRUMP KAYGISI

Suat Tosun

 

 

 

ABD’yi  ilgilendiren her türlü küresel   işbirliği  şüpheli.Özellikle de iklim  alanındaki  küresel ittifakların çözülmesi  senaryosu bunların başında geliyor (G.Wagner, Foreign Affairs.21 Kasım 2016).

 

Bu köşe yazım;  ”aynı gemide  olmaklık  açısından” her  canlıyı  ilgilendiren bir haber –yorum olarak , 31 Ocak 2016 tarihli “Paris İklim Anlaşması ve Kritiği” başlıklı yazımın bir yıl sonraki devamı  sayılabilir.

7-18 Kasım 2016 tarihlerinde Fas’ın  Marakeş Şehrinde toplanan BM. İklim Değişikliği  Konferansı COP 22 ; 2015 yılı sonunda Paris’te toplanan COP 21 kadar ilgi çekmedi . Ancak çalışmalara da belki daha da fazla önem verildi. 4 Kasım 2016 tarihinde Paris İklim Anlaşması yürürlüğe girdi. Konferansın başlangıcında bu bir kutlama sebebi olacakken  8 Kasım 2016 ‘da, ABD.Başkanlık seçimi sonuçlarının ilanıyla hızla gölgede bırakıldı. Donald Trump’ın sürpriz zaferi, BM.İklim Değişikliği sürecinin uygulanabilirliği konusunda kaygılar uyandırdı.

Paris Anlaşmasına göre en kritik maddelerden biri şüphesiz uzun vadeli karbonsuzlaştırma (Dekarbonizasyon) planlarıydı. Marakeş’te ilk uzun vadeli planları ABD,Almanya,Kanada ve Meksika açıklamışlardır. ABD 2005 yılını referans alarak 2050 yılına kadar %80 emisyonlarını azaltmağı  hedeflerken, Almanya 1990 yılını referans  alarak %80 ve %95 oranlarında emisyonlarını azaltmağı amaçlamıştır.

Paris Anlaşmasıyla; Kyoto Protokolunun zor hedefleri ve cezaları hafifletilerek yeryüzündeki ahlak kurallarına uyma koşullarıyla değiştirildi.Bu değişim gelişmekte olan ülkeler için daha güçlü bağlılık yanı sıra STK ve sanayi aktörlerini benimseme ile birleşince yalnızca devlet temellilikten kurtulmuş oldu.Şirketler giderek daha fazla yeşil teknolojiye yatırım yapıyor ve mahkemeler iklim değişikliğinin  zararlarının sorumluluğunu bulmak için artan isteklilik gösteriyor.Taraflar,COP 22’ nin son gününde;”Bu küresel sözleşme  geri döndürülemez” olduğunu ilan eden Marakeş Eylem Bildirgesini yayınladılar.

Obama yönetimindeki ABD,Dünyada sera gazı emisyonlarını azaltmak için bir takım olumlu adımlar atmıştı.Obama Başkanlık   koltuğunu bırakmağa günler kala,BM.Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC)dahilinde kurulan Yeşil  İklim Fonu(Green Climat Fund)  na 500 milyon dolarlık kaynak aktardı. ABD.’nin bu fona aktarmağı taahhüt ettiği toplam miktar ise, 3 milyar dolar…

Zirve sırasında daha önce iklim değişikliğinin olmadığını savunan on büyük şirket tavır değiştirmiş”, karbon yakalama” teknolojilerine 1 milyar dolar yatırım yapacaklarını dile getirmişlerdir(Serdar Yegül,Orman ve Av Der.2016).

  TRUMP FAKTÖRÜ

Küresel iklim değişimine inanan bazı kesimler, eğer Trump  kendisini iklim değişikliği  inkarcılarıyla çevrelemezse,  o  zaman “Paris İklim Anlaşmasını iptal etme” seçim vaadini bırakabileceğine dair hala bir ümit yaşamaktadırlar.

Ancak,Pelin Cengiz (T24 Bağımsız İnternet Gazetesi  ,ocak 2017)gibi karamsar yazarlar,durumun hiçte iyimser olmayı göstermediğini vurgulamaktadırlar.Trump,başkan adayı olmadan önce,iklim değişikliğinin Çinliler tarafından uydurulduğunu belirtmiş ve “durması gereken saçmalık” demişti. 2016 yılında Washington Post’a verdiği söyleşide” iklim değişimi üzerinde insan faaliyetlerinden kaynaklandığı

yönündeki  bilimsel  bulguları da defalarca “  kurgu” olarak nitelendirmişti.

Trump’ın  seçim zaferinin ardından 22’si Nobel ödülü sahibi olmak üzere 2300 bilim insanı Trump’a yazdıkları mektupta açıkça” Gözümüz üzerinde” mesajını verdiler.Aynı şekilde aralarında dev uluslarası gruplarında yer aldığı 600 şirket, Trump’a yönelik yazdıkları mektupta ”Düşük karbon ekonomisine geçiş yönündeki girişimlerin desteklenmesini,Paris İklim Anlaşmasının gereklerinin yerine getirilmesini talep ettiler.

Pelin Cengiz’in endişelerini artıran işin diğer boyutu; Trump’ın birlikte çalışmak üzere seçtiği  isimlerin pek çoğunun ,zengin milyarderler ve CEO ‘lardan oluşması. Zenginliklerinin yanında ,ırkçı,göçmen karşıtı,iklim değişikliği karşıtı söylemlere sahip kimseler olduğunu vurgulaması. Ancak hemen hepsini ortaklaştıran en  bariz özellik, iklim değişikliği inkarcısı olmaları.  Scott Pruit, Rex Tillerson,Ryan Zinke,Rick Perry gibi bakan adayları…Bunların yanı sıra Trump’a baş stratejist olarak görev üstlenecek olan  Steve Bannon;” iklim değişikliğini  Dünya tarihinde ortaya konmuş en büyük aldatmaca” olarak nitelendiren biri.

Trump’ın ilk icraatlarını izlerken,Türkiye’yi ilgilendiren öncelikle ; Ortadoğu politikası,İslam karşıtlığı, Fethullah Gülen Dosyası ,Nato ‘nun varlığı,Rusya,İran ilişkileri yanı sıra Paris İklim Anlaşmasına olan tutumu da merakla beklenen gündem konularından biridir sanırım.

Sağlıcakla kalınız.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   

 

Bu yazı toplam 1128 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim