• BIST 1.331
  • Altın 461,309
  • Dolar 7,8023
  • Euro 9,4809
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 2 °C

COVİD EFFECTS

Bulut Altundal

“Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan…” Şüphesiz covid-19 ölümcül virüsü 2020 yılı başlarında ortaya çıktığında birçoğumuz okuduğumuz haberlerde ve edilen sözlerde bu cümleyi duydu. Neredeyse her haberin, her açıklamanın, her konunun ilk cümlesi bu şekilde başlıyordu. Çok geçmedi. Mart ayına geldiğimizde ölümcül virüs sınırlarımıza kadar geldi. Sosyal medyada hızla yayılan yolda düşüp ölen insan videoları bizi o kadar korkuttu ki adeta korkudan dışarı çıkamaz hale geldik. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ülkemizdeki ilk virüs vakasını açıklamadan 2-3 gün önce İran’dan kalkan “TARİFELİ” uçağın rotası bir anda Ankara’ya çevrildi. Uçak Ankara’ya indirilip karantinaya alındıktan sonra ilk vaka açıklandı. Ortalık toz duman. Yazılı, görsel, işitsel tüm yayın organlarında “evde kal” çağrıları yayınlanıyor. Herkes korkudan ne yapacağını şaşırmış durumda. Akıllarda “Ya bana da bulaşırsa?” sorusu. Korku bir anda ülke geneline yayıldı. Bolu da farklı değildi elbette. Deli gibi eleştirdik virüs ülkemizde yayılırken caddede, sokakta kalabalıkların oluşunu. Maske kullanmayanları yerin dibine soktuk. Risk grubunda diye tanımlanan 65 yaş üstü vatandaşları alay konusu haline getirdik. Çocuklarla dalga geçtik. Ama hepimiz yanıldık. Sandık ki henüz 50-60 vaka varken bunları yapınca kurtulacaktık. Algı böyle bir şey. Zaman geçti, “virüsü yeniyoruz” algısı yayılarak normalleşme adımları peş peşe atıldı. “Ekonomik” kaynaklı normalleşme adımları virüsün ağzımızdan girip bağırsaklarımıza kadar ulaşmasını sağladı. Ellerimizle turizm sezonunu çok bereketli geçirdik. Hem ekonomik hem de covid-19 açısından. Peki ya şimdi? Eğitimde normalleşme adımları atıyoruz. Çünkü ekonomik adımlar tamam, sırada yerle bir edilen eğitimi toparlamaya. Ama neden elimizde Mayıs ayı öncesindeki tablolar mevcutken yapılıyor. Çünkü yenemediğimiz bu ölümcül virüsle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Yoksa “yaşam” denilen şey evin içinde nefes alıp vermek dışına çıkamaz. Bu durumu eleştirmek de yersiz açıkçası. Yenemedik. Bu başarısızlık, tedbirlere uymayan ve uyduramayan hepimizin suçu. Bu suça sen, ben, o, amirler, kurumlar, siyasiler, esnaflar, tüccarlat, çocuklar, yaşlılar, gençler, aileler, öğretmenler, akademisyenler, çiçekçiler, onlar, bunlar…. HEPİMİZ ORTAĞIZ! Ve bu virüsten gerçekten kurtulmak istiyorsak ya hep birlikte mücadele edeceğiz ya da tek tek yakamızı virüse kaptıracağız. Selametle…

Bu yazı toplam 1373 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim