• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Çözüm üreten sorumluluk duygusu

Nadir Garipoğlu

Sevgili abim Şerafettin Erbayram mailime 400 sene sonraya çozüm üreten sorumluluk duygusu konulu bu yazıyı gönderdi.

Sorumsuzluğun hat safhada olduğu günümüzde insanlara sorumluluk duygusu aşılanması konusunda çok önemli bulduğum bu yazıyı köşeme taşımayı görev bildim.

Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami'nin 1990'lı yıllarda restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı TV'de şöyle anlatmıştı.

Cami bahçesini çevreleyen duvarlarda bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu.

Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşa edildiğini öğrenmiştik, fakat taş kemerin inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu.

Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş sökerken yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken de bu notlardan faydalanacaktık.

Kalıbı söktük. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık.

Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.

Şişenin içinde burulmuş beyaz bir kağıt vardı. Şişeyi açıp kağıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı.

Şunları söylüyordu. “Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşaa edeceğinizi anlatmak icin yazıyorum... "

Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşaa ettikleri taşları Anadolu'nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.

Bu mektup bir insanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insan üstü bir örneğidir.

Bu mektubun ihtişamı, modern cağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kağıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir.

Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olanı 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur...

Gocca Bolulu Adam

İlimiz dışındaki Bolulu hemşehrilerimiz Bolu'dan haberleri mahalli gazetelerden öğrenirler. Benim köşe yazılarımı da internetten takip eden, okuyan hatta zaman zaman arayıp yazılarımla ilgili konuştuğumuz pek çok okurum vardır.

Geçtiğimiz hafta Gocca Bolulu Adam başlığı ile elime bir yazı geçti ve bunu köşemde okurlarımla paylaşmıştım ve Bolulu hemşehrilerimin de çok hoşuna gitmişti.

Genellikle eskilerin konuştuğu bu güzel Bolu şivesi ile yazılan yazının sahibini bilmiyordum ama öğrendim.

Şimdi sıkı durun; bu yazıyı yazanın yaşlı bir Bolulu hemşehrimiz beklerken "Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeleri Bölümü’nde okuyan 23 yaşındaki Atilla Can BİÇER olduğunu öğrendim.

Atilla Can BİÇER bizim Anestezi uzmanı (narkozcu) Dr. Akın BİÇER'in oğlu, Akın da zaman zaman Boluca konuşmayı sever.

Bu genc kardeşimizin aslını araştırıp yazması ve internette yayınlaması beni çok mutlu etti, bravo ATİLLA, güzel Bolulu gocca ATİLLA CAN.

23.05.2007

Bu yazı toplam 728 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim