• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Çözümsüzlük çözüm değildir!

Mustafa Öz

Bu cümle özünde iki anlam barındırmaktadır. Çözümsüzlüğü ben çözerim, bu konuda iddialıyım, ya da sorunları çözememek beceriksizliktir, basiretsizliktir. AKP iktidarı iş başına gelir gelmez Kıbrıs'ta Rumlarla olan anlaşmazlığımız için reçeteyi “Çözümsüzlük çözüm değildir” ifadesiyle kamuoyuna duyurdu. Kıbrıs bütün uluslararası ilişkilerimizde (NATO, AB, ABD ve Yunanistan) karşımıza çıktığı için bu sorunun çözümsüz bırakılması da,sorun olmaya devam ediyordu. Bu bakımdan iktidarın teşhisi çözümden yana olan herkes için doğru. Ama çözüm istemeyen için ise: iktidar Kıbrıs'ta ne pahasına olursa olsun çözümden yana öyleyse biz ne istersek kabul ettirebiliriz anlayışını doğurdu.

Türk kamuoyunda iktidarın bu yaklaşımının yanlışlığını ifade eden insanlar da vardı. Ancak bu insanların itirazları salt muhalefet öngörüsü olarak değerlendirildi, Kıbrıs'a verdiğimiz para miktarı ile oradaki askerlerimize harcadığımız masraflar dile getirildi. AB'ye girersek her sorunumuz bu sihirli formül içinde çözüleceği için Kıbrıs'ta artık sorun olmaktan çıkacaktı. AB'nin NEO CONLARI ve ABD' leri ve iktidar TÜRK KAMUOYUNA gerekse Kıbrıs'ta halka bu yönde propaganda yaptılar. Kıbrıs halkı teslimiyete yönlendirildi. Rauf DENKTAŞ taviz vermediği için kötü adam ilan edildi. Birleşmişlerin çözüm için ortaya koyduğu anlaşma metni kötü yanlarına rağmen “YES BE ANNEM” naraları ile Kıbrıs'ta kabul edildi. Rumlar bu anlaşma metnini de reddettiler. AB Türk tarafına uygulanan izolasyonları kaldıracak ve fon desteği uygulayacaktı. Kıbrıs'ı, Türkiye'nin AB'ye girişinde ön şart olarak ileri sürmeyecekti. Ancak Rum tarafı AB üyeliği gerçekleştiği için ipe un seriyordu. AB 'de Rumları ve Yunanı maşa olarak kullanmak suretiyle Türkiye'ye karşı oyalama taktiği uyguluyor. Sürekli taviz istiyor. KOPENANG kırıterleri adı altında Türk kamuoyu isteklerini uygulatmak istiyordu. İktidar geleceğini AB'ye endekslediği için AB ile müzakerelerin başlaması adına ne denirse kabul edip imza koydu. Rum tarafı ile Gümrük birliği anlaşmasının gereklerine uygun ticaret yapmayı kabul ettiğine dair imza attı. Bu imzamız Rum tarafını tanımak anlamına gelmez gibi bir itirazı kayıtla..! Bu itirazın hiçbir yararı olmayacağı söylense de dinlenmedi. Kıbrıs Rum kesimi ile gümrük birliği çerçevesinde ticaretimiz devam ediyor. Onların iş adamları ülkemize vizesiz girip çıkıyor. Hava alanı ve limanlarımızı kullanıyorlar. Ancak resmiyette Rum bandıralı gemilerine kapalıyız…!

AB şimdi bastırıyor. Gümrük birliği protokolünün gereğini yapıp limanlarımızı Rumlara 6 Aralık'a kadar açın yoksa görüşmeler askıya alınabilir veya bazı dosyaların açılması durdurulabilir. En sonunda dün 8 dosyanın açılmaması yönünde tavsiye kararı alıyor.

Hani Kıbrıs aramızda ön şart olmayacaktı. Hani çözümsüzlük çözüm değildi… Neden çözülmüyor. Hem de bu kadar teslimiyete rağmen AB ne derse yaparsanız adamlar sizin zihninizi sizden önce okursa olacağı bu…

İktidar ülke çıkarlarının hamasetle çözülemeyeceğini söylüyordu. Hamasetle olmuyor, ancak TESLİMİYETLE de olmadığını geç de olsa anladılar. Bu suni gerginliğin faturası AĞUSTOS ve KASIM aylarında KAÇ MİLYAR dolar oldu onu da açıklasınlar. Bu gariban milletin sırtına basiretsizlik sonucu ne kadar yük yüklediler bilelim.

AB'nin insanlık adına ortaya koyduğu Çağdaş normlara evet… Başka milletlerle olan objektif kriterlerine evet. Ama bekleme odası taktikleri için öne sürdükleri dayatmalara (azınlıklı oluşturma, Rum'u ve Yunan'ı kollama, Ermeni'yi kucaklama, bölücülüğü destekleme) hayır demeyi bilmelisiniz. AB istedi diye çıkardığınız kanunlar ülkeyi ne hale getirdi. Satmadık bir şey bırakmadınız. Çok uluslu şirketler ekonomi ile birlikte ülkeyi de yönetmeye başladı.

Bankaların % 33’ü yabancıların eline geçti. Türkiye'nin AB sürecinde kaç problemi varken kaçı çözüldü, “ÇÖZÜMSÜZLÜK ÇÖZÜM DEĞİLDİR istesinler yapalım.Çöz desinler çözelim” demekle olmuyor.“Baba ben hırsız yakaladım.. al gel gelmiyor, bırak gitsin.. gitmiyor” şimdi durum budur bu iş yalandan yere efelenme ile hiç olmuyor… İpin ucunu kaptırmadan gereğini yapmak gerekiyordu. Başbakanımız zaten 2004 yılını hedeflemiştik diye açıklama yapıyor. Lütfen tutarlı ve kararlı olalım.

01.12.2006 

Bu yazı toplam 293 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim