• BIST 106.805
  • Altın 268,940
  • Dolar 5,6889
  • Euro 6,3007
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 9 °C

CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇLARI

İlhami Candemir

      Sayın okuyucular,   hiç kimsenin bir başkasına hakaret etmesi, incitici, üzücü söz söylemesi istenmez ama maalesef “kazın ayağı öyle değil”,istenmese de bunlar  oluyor. Bunun en çarpıcı örneği “Cumhurbaşkanına hakaret” suçları. Bu  konu ile ilgili uygulamalar hakkında gerek görsel ve gerekse yazılı basında lehte veya aleyhte pek çok tartışmalara tanık olmaktayız. Düşündüm,düşündüm bu  kervana ben de katılayım, yemekte  benim de tuzum olsun diyerek konu hakkındaki düşüncelerimi  siz sayın okuyucularla paylaşmak istedim;

       Sayın okuyucular, önce bu suçun ceza hukuku yönünden yakın  geçmişine bir bakalım; Bu suç önce 1926 tarihli 765 sayılı TCK 158.Maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin detayına girmeden suçun sübutu için getirilen kıstasa bakmak istiyorum; Maddede” Reisicumhurun(Cumhurbaşkanının) ismi sarahaten(açıkça) zikredilmeyerek(belirtilmeyerek) ima(dolaylı) veya telmih(anımsatma) suretiyle vaki olsa bile mahiyeti itibariyle Reisicumhura  matufiyetine(yönelmesine) TEREDDÜT edilmeyecek(KUŞKU duyulmayacak) derecede KARİNELER(ip uçları) varsa tecavüz(hakaret ve sövme) sarahaten vuku bulmuş addolunur” denilmektedir. Görüldüğü gibi hakaret suçunun oluşması için TEREDDÜD (kuşku)olmamalıdır. Yani Kuşku(şüphe) varsa suç yoktur. Madde neden böyle düzenlenmiştir? Şüpheden(kuşkudan) sanık yararlanır ilkesi evrensel bir hukuk kuralıdır.(Yarım asır önce Ankara hukuk fakültesinde rahmetli hocam Ordinaryüs Prof. Faruk Erem bizlere böyle öğretmişti.)

         765 sayılı TC kanunundaki  bu düzenleme, daha sonra  5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun  299.maddesine taşınmıştır. Peki bu madde ne diyor; 1)Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 2)Suç alenen işlenmişse altıda bir oranında artırılır.3)Bu suç ile ilgili kovuşturma adalet bakanının iznine bağlıdır. Görüldüğü gibi madde yalın olarak düzenlenmiştir, eski kanunda olduğu gibi şöyle olursa suç oluşur,böyle olursa suç oluşmaz gibi  yargıca yol gösteren detaylar yoktur.Bu eksiklik hakimler tarafından resen veya  bilirkişi yardımı ile telafi edilmeye çalışılmaktadır.

          Kişilere karşı hakaret suçlarını içeren TCK nun 125.maddesinde ise ceza üç aydan bir yıla kadardır. Görüldüğü gibi Cumhurbaşkanları için ayrı bir madde düzenlenmiştir. Nedeni ise Cumhurbaşkanı devleti TEMSİL ediyor olmasıdır. Esasen bu madde  önemine binaen “devletin güvenliğine karşı suçlar” başlığını içeren  dördüncü bölümde düzenlenmiştir. Yani Cumhurbaşkanına hakaret devletin güvenliği ile ilişkilendirilmiştir. Hal böyle olunca  ona yapılan hakaret devlete yani millete yapılmış sayılmaktadır.( ABD başkanı Trump bu durumu bilmiyor olacak ki(cahil adam) o densiz cümleler içeren mektubunu yazabiliyor).

          Şimdi bu gevezelikten sonra  bu  299.maddenin uygulanmalarına  bir bakalım; Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü kayıtlarındaki verilere göre örneğin merhum Süleyman Demirel’e hakaret nedeniyle 158, Sayın Ahmet Necdet Sezer’e hakaret nedeniyle 163 ,Sayın Abdullah Gül ‘e hakaret nedeniyle 848 , Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret nedeniyle  17406 dava açılmıştır. Merhum Süleyman Demirel, sayın Ahmet Necdet Sezer ve sayın Abdullah Gül ile ilgili davalar cumhurbaşkanının partisiz ve tarafsız olduğu döneme ait bilgilerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız  Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan hakaretlerle ilgili dava bilgilerini  Cumhurbaşkanımızın AKP genel başkanı seçildiği 16/04/2017 tarihinden öncekiler ve sonrakiler diye ikiye ayırmamız gerekir ki durumu daha iyi anlayabilelim.Bu yazımda ortaya koyacağım düşüncelerim münhasıran 16/04/2017 tarihinden sonraki yani Cumhurbaşkanının aynı zamanda bir partinin ve özellikle iktidar partisinin genel başkanı olduğu döneme ait uygulamalarla ilgilidir.  

         Sayın okuyucular bu kısa bilgi paylaşımından sonra gelelim asıl anlatmak istediğim hususa;

        Sayın okuyucular, Cumhurbaşkanının aynı zamanda partili ve hatta iktidar partisinin genel başkanı olmasından sonra  Cumhurbaşkanına hakaret suçları ile ilgili yasal bir değişikliğe gidildi mi? Hayır. Uyum yasasına gerek var mıydı? Kanımca vardı.  Nedenine gelince;  299.madde Cumhurbaşkanının  tarafsız olacağı varsayımına göre düzenlenmiştir. Oysaki Cumhurbaşkanı şu anda aynı zamanda  -bir siyasi partinin-AKPnin de genel başkanıdır.Hal böyle olunca Cumhurbaşkanının iç politikada, önemine binaen tekrar ediyorum iç politikada TARAFSIZ OLAMAYACAĞI  ÖN KABULDÜR.(buna peşin kabul-peşin hüküm- de diyebiliriz).Ha bu arada  “yanlış düşünüyorsun” diyenler vardır ve olacaktır da. Onlara da cevabım şudur; Bu gün hakimler ve savcılar yakın akrabalarının davalarına bakamazlar. Milli maçları yöneten hakemler de takımların mensup oldukları devletlerden bir başka devlet vatandaşıdır.

         Bir hakim halk nezdinde ne kadar saygın olursa olsun ve hatta o hakim  “ben vicdanıma güveniyorum, bu davaya bakmak istiyorum” dese de  bakamaz , zira onun tarafsız olamayacağı da bir ÖN KABÜLDÜR.Hakem ne kadar dürüst,tarafsız olursa olsun kendi milli maçına hakem olarak atanamaz.Zira  onun tarafsız olamayacağı bir ÖN KABULDÜR.( Burada gündeme getirilen ÖN KABUL ne hakime,ne hakeme saygısızlık veya ona yönelik eleştiri tabii ki değildir, sadece ve sadece insanın kendi menfaatine yönelik fikri oluşumların var sayılmasından ibarettir. Cevabım yeterli mi?Galiba yeterli.

           Bu nedenlerle sözünü ettiğim 299.maddenin değiştirilmesi gerekirdi.değiştirilmediği için  bu gün hukuki ve vicdani sıkıntılar yaşanmaktadır. Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanan vatandaş “benim hakaret içerdiği iddia edilen eleştirim  cumhurbaşkanına değil AKP genel başkanına yönelikti” dediğinde ortaya çıkan bu KUŞKU karşısında yargıç o savunmaya itibar ederek mi karar verecek  yoksa sanığın NİYETİNİ OKUYARAK  mı?Buyurun hukukun cenaze namazına.

             Sayın okuyucular,sizlerle paylaşmaya çalıştığım bu hususlar madalyanın bir yüzü.İkinci yüzü ise bu davalarla ilgili kararlara temyiz yolu kapalı idi.Temyiz yolu kapalı olan bu kararlar delil gösterilerek açılan milyonluk manevi tazminat davalarıdır.Tüm bu hususlar benim gibi birilerini de rahatsız etmiş olacak ki son  17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı kanunun 29.maddesi ile  ceza kararlarına temyiz yolu açılmıştır.Günaydın.

            Not 2/Son olarak ben derim ki; Birileri tarafından bir devletin BEKASININ teminatı ve bekçisi! olduğu  söylenen bu  “partili cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin mucidi” her kimse ortaya çıksın ki siyasi tarihte yerine alsın.

           HOŞÇA KALIN

Bu yazı toplam 1982 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim