• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Cumhuriyet

Nadir Garipoğlu

Cumhuriyetimizin 84. yılını kutladık. Nice 100. yıllara.

Coşkulu kutladık diyemiyorum, ülkemizin terör belasına verdiği şehitlerimizin, gazilerimizin haberleri geldikçe buruk bir kutlama oldu bu yılki.

Kahraman komando tugayımız Güneydoğu’da büyük bir operasyonda. Aldığımız haberlerden epey teröristin bertaraf edildiğini öğreniyoruz.

Zor doğa şartlarında temizlik harekatına giren askerlerimizden şehit ve gazi haberleri geliyor, döğüşte yumruk sayılmaz diye kendimizi teselli edip bu pisliğin temizleneceğine, bundan sonraki Cumhuriyet Bayramlarımızı coşkuyla kutlayacağımızı umuyorum.

Türk ulusu ayağa kalmış durumda şehirlerde mitingler düzenleniyor, korozyona uğramış milli beraberliğimiz yeniden canlanıyor.

Şimdi herkes anladı ki; karşımızda sadece PKK yok, bunları destekleyen pek çok ülke var, kimi silah veriyor, kimi mayın, kimi para veriyor kimi yürek.

Yüreklendiriyorlar bu pislikleri. Yarın o silahların, o terör silahlarının kendilerine dönmeyeceği ne malum.

İki aşiret reisi de biti kanlanmış komplekslerini tatmin etmek için fırsat bu fırsat deyip çempirip duruyorlar.

Türkiye büyük ülke; çok zorluklardan geçmiş ve o zorlukları yenecek tecrübeye sahip bir ülke.

Savaş en son istenecek şey, ama adım adım bizi içine çekiyor, ülke meselesi olunca kaçacak değiliz elbet.

Türk'e Türk'ten başka dost yok diyoruz, acaba eski dostları unutup bazı ülkelere vefasızlık mı yaptık.

Haşmet Babaoğlu'nun yazısından öğreniyorum; Taksim de Cumhuriyet anıtı var, önemli günlerde bu anıtın önünde toplantılar, mitingler yapılır, çelenkler konulur. Taksim’de bir buluşma yeridir orası.

Bu anıtta kimlerin heykelleri var, çoğu kişi dikkat bile etmemiştir. 1928 yılında açılışı yapılan bu anıtta Mustafa Kemal Atatürk'ün, İsmet İnönü, Mareşal Fevzi Çakmak'ın heykellerinin olduğu gibi iki de yabancı generalin heykeli var.

İnönü'nün arkasındaki heykel Sovyet Kızıl ordusunun kurucusu sayılan Frunze, Mareşal Fevzi Çakmak'In arkasındaki ise Sovyet orduları başkomutanı Voroşilov'a ait.

Neden milli bir anıtımızda bu iki Sovyet generali yer alıyor?

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda Boşeviklerden maddi ve manevi destek alıyoruz, batılılar tarafından dört koldan kuşatılan ülkemize tek destek Sovyetler’den geliyor. 1921 yılında Moskova anlaşmasıyla Sovyetlerden askeri ve siyasi destek alan Türkiye, kuzey sınırlarını güvence altına alıyor. Yönünü ve askeri gücünü batıya çeviriyor sonrası malum.

Taksim cumhuriyet anıtını Frunze ve Voroşilov'un heykellerinin konulmasını bizzat Atatürk'ün kendisi istiyor.

Bu kurtuluş savaşı gerçeklerine dair bir belge, bir vefa simgesi değil midir?

Yalancı dostlar bulup eski dostlarımızı acaba biz mi küstürdük?

31.10.2007

Bu yazı toplam 583 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim