• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

Cumhuriyet coşkusunun yaygınlaştırılması

Mustafa Namdar

    Yoksul ve yorgun insanların canlarını pazarladığı milli mücadelede elde edilen en büyük kazanımdır Cumhuriyet.

    Çok değil bundan 82 yıl öncesinin tarih sayfalarını şöyle bir aralasak, her sayfanın her satırında, hece hece yakınlarımızdan birisini buluruz. Onlar son nefeslerini; vatanın selameti için vermişler. Onların parolası; hürriyet ve bağımsızlık olmuş. Vatan olmuş, bayrak olmuş. Onlar; yaşlıyı, genci tek yürek olup atmışlar düşmanı Anadolu’nun bağrından.

    Onlar; vatan demişler coşkuyla dikmişler burçlara ay yıldızlı bayrağı, gölgesinde bayram etmişler. Halk yönetimi demişler kurmuşlar Cumhuriyeti, aydınlığında bayramı yaşamışlar. Onlar yangın yerine dönen ana yurdu imara soyunmuşlar, güle oynaya birlik içinde yakmışlar ocakları fabrikalarda sanayiyi ateşlemişler, sofralarımıza yağı şekeri, tuzu, unu üstümüze bezi üretip koymuşlar. Onlar; demir yollarla ulaşmışlar Anadolu’nun bir ucundan diğerine, coşmuşlar gülmüşler bayramı yaşayıp yaşatmışlar her 29 Ekim’de...

    Onlar bayramı,fakiri, zengini okumuşu, cahili, askeri, sivili, memuru, işçisiyle birlikte kutlayıp coşmuşlar. Tıpkı, vatanın kurtarılmasında gösterilen dayanışma ruhunu yaşatırcasına...

    Şimdi okumuşların, bürokratların bayramı, gibi kutluyoruz Cumhuriyeti. İçinde halay çeken Mehmet’le Ayşe yok el ele tutuşan.İçinde ak sakallı dedem ile beli bükülmüş Hatçe ninem yok bugünleri gösteren, tanrıya şükredip dua eden. İçinde çocuklarımız gençlerimiz yok tarihi yeniden yaşamak yaşatmak için. Oysa Cumhuriyet; halkın egemenliği. Zengin fakir okumuş, okumamışı birbirinden ayırmayıp bir arada yoğuran idare şekli. Böyle okuduk, böyle okutuluyoruz bu ülkenin gelecekteki sahiplerine.

    Diyeceksiniz ki el insaf! Cumhuriyet bayramını kutlamak için tüm insanları bir çatı altında toplama olanağı var da biz mi yapmıyoruz?.. Doğrudur. Bu insanları tanrının gök kubbesi altında birarada bulundurma, imkanı var. Nasıl mı? Ayrı ayrı etkinliklerle, ayrı ayrı yerlerde yakılabilirdi Cumhuriyet ateşi. Örneğin bu yıl Ramazan ayına özgü Belediye’mizin başlattığı çeşitli konulardaki etkinlikleri vardı. Bunların içinde Cumhuriyet’e ait bir faaliyet halka sunulabilirdi. Cumhuriyet coşkusu yaygınlaştırılıp anlam ve ifadesi tüm bireylerin belleklerine yazılabilirdi.

    İşte üniversitemiz. Bu konularda yolumuzu aydınlatacak bilim yuvalarımız diye düşünüyorum ama onlar da dertli. Onların derdi de, bilimsel konferanslara halkın ilgi göstermemesinden. Haklı olabilirler. Ne var ki bu insanlar iş yerine laf üretilmesinden hoşlanmaz hale getirildi. Balın bal olduğunu bilen bu insanlar bir parmak alıp tatmadıkça bu baldır demiyor. Bunun vebali de yıllarca iş yerine laf üretenlerindir. Bizler bu durumu çözecek formülleri belki üretemedik. Belki insanları dar düşüncelerden arındıran aydınlığı bulup ortalığa koyamadık. İyi de, sizler niye varsınız? Sizinle bizim aramızdaki fark, isimlerimizin önüne konan ünvanlar mıdır? Bilimsel konferanslara ilgi göstermeyen bu toplumun şuuraltında ne var ki salonları doldurmuyorlar?

    Ne olur bunu da siz ortaya çıkarıverin...

    Amacım hiç kimseyi karalayıp töhmet altında bırakmak değil. Amacım Cumhuriyeti yaratan milli mücadele kahramanlarının varisleri ile okumuşların ara mesafesinin açılmamasıdır. Cumhuriyet coşkusunun tüm bireylere yaşatılmasıdır.

09.11.2005
 

Bu yazı toplam 260 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim