eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, eskişehir escort - ankara escort
  • BIST 105.964
  • Altın 163,597
  • Dolar 3,9427
  • Euro 4,6503
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 2 °C

Cumhuriyet, Gerçek Manasına Daha Yeni Yeni Kavuşuyor

Cevat Özsoy

Türk tarihinin önemli günlerinden biri olan Cumhuriyetimizin ilanının 94’üncü yıldönümü yoğun kutlamalarla ülkemizin her yerinde içtenlikle kutlandı.

 İçtenlikle kutlandı diyorum; çünkü, geçmişte cumhuriyet kutlamaları o meşhur balolar, dans ve   modern yaşam çılgınlıkları ile kutlanıyordu. Cumhuriyetin bürokratik seçkinleri ve Türk milletinin değerlerine yabancı olan zümreler tarafından  kutlanıyordu. Hülasa Avrupa’nın kültür ve zihniyetine benzeme yarışı şeklinde kutlandığı için de, içeriğinde millilik yoktu.

 Bu gün ise kutlamalar toplumumuzun her kesimine açıldı.Rize’de keçi yavrusunu sırtlayan Anadolu çocuğundan, Zonguldak da, kirlenmesin diye,otobüs koltuklarına oturmayan işçilere kadar, başörtülü başörtüsüz toplumun hemen hemen her kesiminden insanın katılımıyla kutlamaların yapıldığına şahit oluyoruz. Bir manada Cumhuriyet, cumhurla kucaklaşıyor.

Cumhurbaşkanlığı giriş güzergahında  16 Türk devletinin kıyafetleri  ve mehteran takımının ezgileri ile selamlanan davetliler, buram buram ecdat kokan duygulu atmosfer karşısında göğüslerinin kabardığını ifade ediyorlardı.Böyle bir duygu içersinde salona giren Tuğrul Türkeş etrafındakilere “ ben daha ne isteyeyim, mehter marşları, çırpınırdı Kara deniz, bakın, demek doğru yere gelmişim” diye duygularını dile getiriyordu.

Esasında Cumhuriyetin ilk yıllarında tüm halkımız vardı; fakat daha sonra bu kutlamalar sadece belirli bir kesim tarafından sahiplenilmiş ve hala kendilerince sahiplenilmeye devam ediyor.

Cumhuriyetin ilk yıllarındaki fotoğraflara baktığımızda köylü,şehirli çok farklı insan fotoğrafını görürüz.Savaşta ve barışta aynı insanlar vardır. Daha sonraki Cumhuriyet kutlamalarında aynı insanlar yoktur; hatta farklı kıyafetlerle, değil Cumhuriyet kutlamalarına, Ankara’ya bile girmeleri bile yasaklanmıştı. Öyle Cumhuriyet balolarına katılmak ne mümkün?

Görüldüğü gibi, Cumhuriyet Osmanlı hanedanını yıkmış; ama egemenliği halka devir etmemiştir. Otoriter bir yapı oluşturulmuş, içersinde demokrasi yani halk iradesi bulunmayan altı okçu Cumhuriyet Halk Partisinin yönetimindeki valilerin bile partinin il başkanı olduğu, çağdaş demokrasiden uzak bir Cumhuriyet anlayışı hakimdi.

İşte halkımız Cumhuriyete değil bu tür anlayışa ve zihniyete karşıdır. Yoksa Cumhuriyet gitsin saltanat gelsin diyen bir Allah’ın kulu yoktur. Onun içinde Cumhuriyet düşmanlarından bahsetmek pek inandırıcı gelmemektedir.

Şu gerçeği kabul edelim. Cumhuriyet rejiminin bazı uygulamalarının eleştirilmesi, tartışılması, olumsuzluklarının gündeme taşınması bir tehlike değil, daha iyiye, daha güzele gidiş olarak

değerlendirilmelidir.Eleştirilmeyen bir rejim diktatörlüktür.Cumhuriyet değildir.Tıpkı adı Cumhuriyet olup da diktatörlük ile yönetilen rejimlerde olduğu gibi…

Artık bu Cumhuriyet kavgalarından çıkıp,Cumhuriyetin yüzüncü yıldönümüne yaklaştığımız bu günlerde, nasıl bir ülke olacağımızı, çağdaş ülkeler arasında refah seviyemizin hangi sırada olacağını tartışmalıyız.

Bu duygularla Cumhuriyet Bayramınızı kutlar, cumhurun yani halkın iştirak ettiği daha nice 29 Ekimler dilerim.

 

 

Bu yazı toplam 398 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim