• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C

Cumhuriyet Resepsiyonu -1-

Mustafa Namdar

Yapılan her uğraşın sonucunda başarı varsa coşku ve mutluluk vardır. Dökülen alın terinin bedeli başarıyla ödeniyorsa orada huzur, orada heyecan, orada dinlenceyi tetikleyen duygular öne çıkmaya başlar. Bu olgu, bireysel başarılarda kendinize olan güveni artırır, gönlünüz rahatlar, dinlenirsiniz. Toplumu ilgilendiren konulardaki önemli başarıların sonucunda toplumu içine alan bayramlar vardır. Toplu coşku, toplu eğlence vardır. İşte Cumhuriyet bayramı.

Ulusca kazanılan başarı, kurulan Cumhuriyet ve ulusca yaşanan coşku. Ve toplumun tüm kesimleri adına kamu kurum, kuruluş ve sivil toplum temsilcilerini içine alan Cumhuriyet resepsiyonu.

Cumhuriyetin 83. yılında verilen resepsiyon, anlamlı etkinlikleriyle uzun süre belleklerden çıkmayacaktır. Zübeyde Hanım Anadolu Kız Meslek, Kız Meslek Lisemizin defilesi damgasını vurdu geceye.

“Defilenin birinci bölümünde geçmişten izler bulacaksınız. Sizler için açtık bohçamızı, sandığımızı ve lavanta çiçeği kokusuyla geçmiş zaman eteklerini, bindallılarını bulup çıkardık.

Bu giysilerde Türk kadınının yalnız el emeğini, göz nurunu değil, aynı zamanda iç dünyasını ve naif yönünü göreceksiniz” diyordu sunucu öğretmenimiz Sn. Yıldız Kutlu.

Sanatın inceliklerini gösterebilmenin estetiği yanında maharetin, işçiliğin, ustalığın onurunu, gururunu da yaşıyordu giysiler içindeki kızlarımız. Profesyonel mankenlere meydan okurcasına.

İkinci bölümde Cumhuriyet dönemi giysilerle selamladı öğrencilerimiz davetlileri. Bu bölümde eski fotoğraflara bakarken göreceğiz kendimizi derken, haklıydı sunucumuz. Kare kare film şeridi gibi önümüzden geçiyorlardı, her seferinde kendimizden bir parçayla. Anamız, ninemiz var gibiydi giysilerin içinde.

Üçüncü bölüm geceye özgü özeldi. Bu bölümde teşhir edilenlerde, Ata’nın silueti dolaşıyordu. Önce Çanakkale Gelibolu 19. Tümen Komutanlığına atanan Yarbay Mustafa Kemal’i, sonra en yakın silah arkadaşı Batı Cephesi Kumandanı İsmet Bey’i izliyoruz giysilerde.

Ardından Sakarya muharebesi sonrası Mareşal rütbesi ile gazilik sanı verilen Mustafa Kemal Paşa, ardından resmi sivil giysileriyle bir daha geldi Büyük Türkiye’nin büyük mimarı Alişimin kaşları kara - Estergon Kalesi - Şahane gözler, şahane sözcüklerini fısıldar gibi...

Sanki komut veriyordu koca tepenin yamaçlarından. Sanki yeniden gürlüyordu “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” diye.

Sanki görevimizi hatırlatıyordu gençliğe hitabındaki gibi. Biz az zamanda çok işler yaptık. Sizler ne yaptınız 83 yılda övünmek, çalışmak, güven üzerine diye sorgular gibi...

02.11.2006

Bu yazı toplam 251 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim