• BIST 107.529
  • Altın 269,787
  • Dolar 5,7140
  • Euro 6,3303
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 3 °C

DAHA GÜZEL BOLU İÇİN!

Mete Ferah

             Güzel Bolu’muzun gelecek günlerde daha rahat ulaşılan, daha modern görünümlü bir kent olabilmesi için, Bolu Belediyesinin yaptığı çalışmaları senelerdir izliyoruz. Bolu Belediyesinin bu çalışmalarının tam anlamıyla bittiğinde, Bolu’muzun görünümünün ve trafik açısından ulaşımının çok daha iyi olabilmesine inanmak istiyorum? Bolu için yapılacak her hizmetin karşılığı için harcanan emek ve bunların bedeli çok iyi planlanmalı, şehrimizin gelecekteki kullanım konumu siyasi olarak ve bazılarının çıkarları doğrultusunda değil sadece güzel Bolu’muz geleceğine olduğuna inanılarak yapılmalıdır.

     1950’li yılların Bolu’su gözümün önüne geldiğinde, şehir merkezinde aydınlanma için kullanılan elektrik enerjisini üreten Jeneratörlerin gürültülü sesi hala kulaklarımda çınlıyor. Yaşı 60’ın altında olanlar, o günlerinde elektrik kullanabilmenin nasıl bir lüks olduğunu, ne de o ortamın nostaljisini gözlerinde canlandıra bilirler. Mevsimlere göre havanın kararmaya başladığı saatlerde, Jeneratörlerin çalışmasıyla başlayan elektrik kullanım sefası, gecenin 24’ünde veya sinemadaki filmin uzunluk saatine göre biterdi. Eğer sinema çıkışında bir ahbabınıza rastlarda sohbeti biraz uzatmışsanız zaten cılız ve sarımsı bir ışık veren sokak lâmbalarının da sönmesiyle, ay ışığının olmadığı günlerde zifiri karanlığa bürünen bir şehir olan Bolu’muzda yolunuzu görebilmek için ya gaz yağı ile yanan fener yada, o tarihlerde bayağı lüks sayılan pilli el feneri kullanmak zorunda kalınırdı.

     O tarihlerde Ankara-İstanbul yolu Bolu’muzun içinden, yani şimdiki İzzet Baysal caddesinden geçerdi. Anadolu’dan İstanbul’a gidecek bütün vasıtalar, Bolu’muzun içinden ve bu yoldan geçmek mecburiyetindeydi. Vasıtalar o tarihlerde köy olan Çıkınlardan sonra şimdi Köroğlu mahallesi olan yerdeki Karga Tepesi rampasını çıkıp, şimdiki Gerede caddesi güzergahıyla Belediye meydanına ulaşırlardı. Şehirlerarası çalışan vasıtalar giderken de Paşa köyünün içinden ve o tarihlerde yol üstündeki tek dinlenme ve konaklama tesisi olan Emniyet Motelin önünden geçip giderlerdi. O tarihlerde şimdi E5 dediğimiz yok olmadığından bir tarihlerin balayı oteli Çizmeci Motel de yoktu. O tarihlerdeki şehirlerarası seyahatlerin çoğunluğu kamyonlardan otobüse çevrilmiş olan araçlarla yapılırdı. O tarihlerde çok az sayıda orijinal kasalı otobüs bulunuyordu ve bu otobüslere yolcu olarak binebilmekse bayağı ayrıcalık sayılırdı.

      O tarihteki önündeki şirin havuzuyla da anılan Bolu Belediye binası şimdiki, Menekşe Otelinin karşısındaki alanda bulunuyordu. Hatta bazı insanlar birbirlerine takılırken yol üstünde duranlara ”Bolu Belediyesi gibi yol ortasında ne dikiliyorsun” derlerdi. O tarihlerdeki yollardan bırakın şehir içindekileri, şehirlerarası yolların bazı yerlerinde iki büyük araç yan yana iki araç zor geçebilirdi. Bu araçlardan ikisi de kamyon veya otobüsse iyice yavaşlayıp, hatta bazen geri manevra yaparak birbirlerine yol vermek mecburiyetinde kalırlardı ki, büyük araç dediğimiz araçlar bugün kamyonet dediğimiz araçlardan biraz büyüktü.

    İçinizden bazıları, bize ne eski Bolu’dan diyebilir. Bunları şunun için yazıyorum, o tarihlerde Bolu’muzun nüfusu 12 bin civarında idi, şimdi 160 bini aştı. O tarihlerde Bolu’muzdaki araç sayısı da herkes tarafından sahiplerinin isimleriyle sayılacak kadar azdı. Belediye meydanındaki tek taksi durağındaki taksi sayısı, 10 adedi bulmazdı. Bolu’muzda şehirlerarası çalışan otobüslerden birçoğu İstanbul’a gidecek yolcuları Adapazarı ilinin Tren istasyonu Arifiye’ye kadar götürürlerdi. Bu yolculuklarda pek tabii ki Tren saatlerine bağımlı olmak mecburiyetindeydi, eğer bir aksilik olmuşta tren saatini kaçırmışsanız işte o zaman vay halinize o zaman ya ertesi günü bekleyeceksiniz yada geri döneceksiniz. O tarihlerde Bolu’muzda evlerinde şebeke suyu olanlar, suyla olan bütün işlerinde KÖKEZ suyu kullanırlardı, “içme ve kullanma suyu, banyo hatta bahçe sulamalarında bile”.

      Günümüzdeki yollar ise o tarihteki yollara göre, tabiri caizse Tayyare meydanı gibi, ama bugünün ihtiyacını bile ancak karşılar durumda olduğu bile şüpheli. Şehir merkezinin bütün ara sokakları oto park haline geldi. O tarihlerde evlerdeki her ihtiyacı karşılamak için akan KÖKEZ suyu, bu gün içme suyu olarak, mahallelerdeki çeşmelere bile yetersiz hale geldi. O tarihlerde Bolu’muzdaki kaloriferli bina adedi sayılı iken, günümüzdeki aşırı betonlaşma ve artan kalitesiz yakıt kullanımı soluduğumuz havayı bile bozdu. Aşırı betonlaşmanın getirdiği diğer bir etkende, şehir içindeki yeşil dokunun çok azalmasına hatta bazı yerlerde neredeyse yok olmasına neden oldu.

      Geçmişini unutanların, gelecekte başarılı olmaları olasılığının zayıf olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Geçmişte yapılan hatalardan ders alıp, gelecekte aynı hatalara düşmeyelim. Geçmişte yapılmış iyileri göz önüme alıp, daha iyilerini bulmaya çalışalım. Güzel Bolu’muz için her kim iyi şeyler yapmaya çalışır olumlu fikir beyan ederse, her türlü menfi düşünceyi bırakıp, elimizden gelen desteği vermeye çalışalım. Bolu’muz ve Bolu’da yaşayanlar her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Herkesi daha güzel, daha rahat yaşanır bir Bolu için el ele vermeye, birbirlerine saygılı olmaya davet ediyorum.

    Bir sonraki yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.      

Bu yazı toplam 993 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim