• BIST 1.530
  • Altın 420,016
  • Dolar 7,7315
  • Euro 9,1608
  • Bolu -2 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara 1 °C

DAHA İYİ HİSSEDECEKSİNİZ !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

 

Çocukken merak ettiğiniz ve ya bu nasıl oluyor diye test ettiğiniz eşyalar var mıydı? Sizin cevabınız ne olur bilmiyorum ama ben elektronik cihazların nasıl çalıştığını çok merak ederdim ve onları kendimce test ederdim. Mesela uzaktan kumandaların ilk çıktığı dönemlerde kumandayı alıp gidebildiğim kadar uzağa gidip buradan çekiyor mu, diye çok test etmişliğim vardır. Hatta birkaç defada kumandayı televizyonun tam tersi istikamete tutup önüne bir ayna koyup acaba kumandadan çıkan sinyaller aynadan sekerek televizyona gidecek mi, diye test yapmıştım.

Garip bir çocuktum. Derdim hep öğrenmekti. O dönemde her yeni şeyi böyle test ederdim ve bu alışkanlık hala devam eder. Açıkçası o dönemde yetiştiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü günümüzde insanlarda ve çocuklarda bir şey nasıl çalışıyor merakı yok. Onlar için gayet normal uzaktan kumandanın düğmelerine basınca televizyonun açılması.

Bilmiyorum ama yeni neslin bizim kadar meraklı olduğunu düşünmüyorum. Bu da bence gelecek için endişe verici. Şimdi “Onur herkes senin gibi olamaz “ diyenler olabilir. Zaten herkes benim gibi olmasın dünyaya benden bir tane yeter ikincisine gerek yok ama insanlar biraz meraklı olsun. Bu nasıl oluyor, şu nasıl olur gibi soruları hep akıllarının bir kenarında dursun. Merak olmazsa sorgulama ihtiyacı olmaz sorgulama olmazsa, birçok şeyde geri de kalırız ve robotlaşırız.

Bunları niye anlattığımı merak ettiniz değil mi? Hemen açıklıyorum. Öncelikle sizden bir ricam var, etrafınıza bir bakın. Benim anlattığım gibi meraklı ve gülümseyen ama ayıp olmasın diye değil gerçekten gülümseyen hatta kahkaha atan kaç kişi var? Merak ile kahkahanın ne ilgisi var demeyin. İkisi de insani duygular ve bence insanlar için olmazsa olmaz şeyler. Sanki biz bunları yavaş yavaş unutmaya başladık. Bu yüzdende sürekli mutsuzluktan yakınır hale gelmeye başladık

Bakın size şöyle bir şey anlatayım 70’li ve 80’li yıllarda insanlar ağlamak için sinemaya gidiyormuş. O yıllardaki filmlere bakarsanız çoğunun acıklı dramatik konulardan oluştuğunu görürsünüz. Bu olay günümüzde tam tersidir yani artık gülmek için sinemaya gidiyoruz. Çoğunlukla komedi filmleri çekiliyor. Aslında bu bile  eskiden insanların ne kadar mutlu olduğunu gösteriyor.

Ne yapalım salgın var, aşı gelmedi, ekonomi berbat, evden çıkamıyoruz gibi bahaneler üretmeyin. Gülümsemek için evden çıkmaya gerek yok. Meraklı olmak için aşıya gerek yok. Sıkıldım of püf diyeceğinize, akşama kadar elinizde telefon o sosyal platform senin bu sosyal platform benim diye dolaşacağınıza elinize bir limon ya da bir patates alın ve nasıl pil yaparım diye düşünün, sakın bana öyle şey olur mu demeyin. Çünkü limondan ve patatesten de küçük bir pil kadar enerji üretilebiliyor.

Evet, verdiğim örnek biraz sıra dışı oldu ama sanırım gülümsediniz ve şaşırdınız. Hatta merak edenler Google amcaya nasıl oluyor bu iş diye sormaya başladı. Arkadaşlar biliyorum yaşadığımız günler belki de 100 yılın en zor günleri ancak bu günleri her şeye rağmen keyifli hale getirmek ve gülümsemek bizim elimizde o yüzden kendimizi iyi hissetmek için bu dönemde gülümsemeyi unutmamalıyız

Bakın bu yaşadığımız günlerden belki de en çok etkilenen ancak belli etmeyen kesim engellenen bireylerdir. Evet, belki engellenen bireyler evde durmaya alışıktır bu yüzden de herkesten güçlülerdir. Ancak yanlarındaki insanların somurtması, of sıkıldım demesi, gülümsememesi inanın engellenen bir bireyi evden çıkmamaktan daha olumsuz etkiler.

Onun için engellenen bir yakınınız varsa daha dikkatli olmalısınız. Her zaman dediğim gibi engellenen birine ağlayarak, somurtarak veya kızarak hiçbir şey öğretemezsiniz. Ancak içten gülümsemeyle yaklaşıp bazı konularda merak duygusu uyandırıp bir şeyler öğretebilir bu sayede de birçok engeli aştırabilirsiniz ve gülümsediğiniz için kendinizi daha iyi hissedersiniz…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Bu yazı toplam 2111 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim