• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

DANİ'İSKA!

N. Gürkan Yetkin

Bir dönem Avrupa hayranlığı içersinde geçmiştir. Türkiye'de üretilen her ürün “Türk Malı” diye eleştirilir, Avrupa'dan gelen her ürün, kaliteli ve âlâ olarak değerlendirilmiştir. ”Daniska” kelimesi de Almanca'dan “âl┠“en kaliteli” anlamında argomuza yerleşmiştir.

İktidar olmak ile muktedir olmak aynı anlama gelmez. Son yaşanan CHP il kongresi öncesinde yaşanan bayrak krizi, bu durumu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Tek başına iktidar partisi, bir ilin en üst kurumunu Cumartesi günü yani bir tatil günü çalıştırmayı başaramamışken, ana muhalefet partisi bunu rahatlıkla başarmıştır.

İktidar, bir tatil günü imza attıracak bir kişi bulamaz iken, ana muhalefet, yardımcının yardımcısını dahi bulabilerek takdir edilecek bir başarıya imza atmıştır.

Avrupa'da bazı ülkelerde Cumartesi günü tatil olduğundan, hastaneler dahi çalışmaz iken, ülkemizde en üst makamların dahi hizmet vermesi çağdaşlık seviyemiz açısından da dikkat çekicidir!

Gecenin bir vakti, ana muhalefet partisi il başkanı çok rahat bir biçimde bir ilin valisini, Belediye Başkan yardımcısını, iktidar partisi il başkanını telefon ile arayabiliyor meramını anlatabiliyorsa, “muktedir” olduğunu tescillemektedir.

Bu nasıl bir kudrettir ki, önünde eğilinmesin, saygı duyulmasın, takdir edilmesin!

Yerel televizyonda bu telefon trafiğini canlı canlı izlerken, İktidar Partisi il başkanının, belediye başkanını arayamadığı, bunun yerine ancak başkan yardımcısını arayabildiğini görmüş olduk. Muhalefet partisi il başkanının ifadeleri doğru ise, iktidar partisi il başkanı, başkan yardımcısına dahi söz geçiremediğine de şahit olmuş olduk!

Bu telefon görüşmeleri doğru ise, durum iktidar partisi il başkanı için son derece vahimdir!

1)İktidar Partisi İl Başkanı, neden partisinden seçilmiş olan Belediye Başkanı'nı aramak yerine, memur konumundaki başkan yardımcısını aramıştır. Belediye Başkan Yardımcısı'nın, amiri olmayan bir kişiden herhangi bir emir almayacağını kestirememiş midir?

2)Kanunlara bağlı ve aynı derecede bağlı olan bir başkan yardımcısının, bir telefonla görevini kötüye kullanacağını, kanunsuzluğa göz yumacağını hangi mantıkla beklemektedir?

Kanunlar önünde her vatandaşın eşit olduğunu bilmemekte midir?

3)Gerçekten, Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı'nı aramış ise ne gibi bir cevap almıştır?

4)Bu görüşmede “daniska” kelimesi geçmiş midir? Geçmiş ise, kim, neyin daniskasıdır?

5)İl Başkanı her zamanki gibi neden en son açıklama yapan, meseleler olup bittikten sonra geç kalan olmaktadır?

6)Muhalefet Partisi İl Başkanı'nın yaptığı telefon trafiğini, seli kayıt yaptığı doğru mudur? Doğru ise, bu kayıtları ortaya dökecek midir?

Soruları sorduk ancak bir cevap alır mıyız ? Bilinmez! Ancak cevaplar ne olursa olsun işin aslını bilenlerin zihinlerinde kalacak olan kelime “Daniska” olacaktır.

Belediye Başkan Yardımcımız Sayın İhsan Ağcan, kanunlara bağlılık, eşitlik,görev adamlığı testinden başarıyla çıkmıştır.

Bir hukuk adamı il başkanı, bilmesi gereken prosedürleri atlamış, gereğini yapmamış ise, çıngar çıkararak haksız iken haklı duruma gelemez!

Kanunlarla sınırlı çerçevede hareket etmesi beklenenlerden de kanunsuzluk yapması beklenemez!

Aksi davranışlarda bulunanlar, hatanın daniskasını yapmış olurlar! Muhatabından da gerekli cevabın daniskasını alırlar! Benden söylemesi!

25.02.2010


Bu yazı toplam 886 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim