• BIST 107.324
  • Altın 143,294
  • Dolar 3,5602
  • Euro 4,1499
  • Bolu 24 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 25 °C

Daşoluğun bayırından...

Mustafa Namdar

Hamam ve kaplıca çalıştıranların “babasını da getirseydiniz diye analarımızı taciz eden konuşmalarından sonra, erkeklerle götürülmeye başlandık kaplıcaya.

O dönemlerde peştamal sarınmak mayo giymek mi vardı çocuklar için. Hep şu tekerlemeyle popomuza bir şaplak vurulur gönderilirdik içeriye. “Daşoluğun bayırından etten beri berden eti seyirdekten, ılıcanın bönetine tığıvedük döblek.”

Şimdi günümüz insanının kimi, altında üstünde varlığı tartışılır örtüsüyle, kimi baştan topuğa kapalı giyimiyle temas kuruyor tuzlu yada sıcak soğuk su ile. Hiç kimse havuza atlayıvermiyor çıplak. Kimileri sağlık, sıhhat, kimileri güzelleşmek için mekan tutuyor sıcak su kaynak tesislerinde. Termal diyorlar adına. İçindeki bileşenlerine göre kimileri fizik tedavi kürleri alıyor kuralları içinde kimileri de, çamuruna bulanıyor şifa bulmak için.

Termal kaynaklardan özelliğine göre her türlü istifade ediyor dünya insanları. Ocak istemiyor, termosifon gerektirmiyor ısıtmak için, doğa kendi kazanında ısıtıp gönderiyor çeşitli derecelerde yer yüzüne.

İlimizde bu konuda oldukça zengin sıcak su kaynaklarına sahip. Ne var ki, kendi içimize dönük kullanmaya çalışmışız bu varlığı. Elin adamı gürül gürül bedava gelen suyun bir ucuna para makinesini bağlamış otomatik kazanç sağlarken, biz bakmışız aslanlı kurna ağzından akan suya. Kadını erkeği ile zaman hesabı yapmadan sürmüşüz sefasını ılıcanın...

Ne var ki dünya nimetlerini ortak kullanıma açabildiğimizde para kazanmanın güzelliğini yeni yeni öğrenmenin sonucunda, bir kısım düşünceler yoğunlaşmaya başladı projeler üzerinde.

Böylesi projelerin oluşumunda çeşitli modeller yerini aldı. Serbest piyasa ekonomisi anlayışında paran varsa yap! Paran yoksa kredi al! Yap işlet devret! Yap kiraya ver! Bütün bunların dışında devlet işletmeci değil dense de, ortaya koydukları teşviklerle yatırımcıları özendirip tesisler kurmaya yönlendirmekte.

Devletin sağladığı bu olanaklardan, önce kimin haberi olur? Haberi olanların vatandaşla iletişimi kimler tarafından sağlanır? Elbette milleti temsil eden siyasetçileriyle. Peki başka illerin yararlandığı birçok imkandan bizler bu güne kadar nasıl yararlandık? Neyin hangi konuda nasıl mücadelesi yapıldı. Termal konusuyla ilgili her şeyimiz hazır olduğu halde biz bu kapsam içine neden giremiyoruz. Nerede yanlışımız var?Bu yanlışı düzeltmek için ne yapıyoruz, nerede yalnız kalıyoruz???

Söyler misiniz bizler halen daha havuza dömlek mi (donsuz, çıplak)girecegiz? Öyle olacaksa bu nesil bu tekerlemeyi bilmez, bari çocuklarımıza öğretelim de alışık olsunlar.

10.08.2006 

Bu yazı toplam 494 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim