• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -11 °C

DEMOKRASİ

Mustafa Namdar

“Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimini” bir sanatçının oyununda, bir ressamın tablosunda görmek mümkün. Bireysel egemenliğin özgürce uygulandığı yerlerdir sanat çalışmaları. Sanatçı; yaptığı eserde kullanım özelliklerini canlandırarak oynamaya çalışır. Bu konudaki egemenliğini kendi bilgi becerisi doğrultusunda yansıtabilir.
Bir resim sanatçısında durum farklıdır. O doğanın yaşam biçimini görüntüsünü gördüğü, algıladığı gibi renklendirir. Soyut ve somut resim ustaları da böyledir. Biri vermek istediği mesajı çizgilerin hareketliliğine göre özgür düşüncesini ifade etmeye çalışır. Bir diğer sanatçı gördüğünü rengiyle, deseniyle, çizgisiyle olduğu gibi tuvaline alır renklerden koalisyon oluşturur.
Doğa dengesini bozmadan çayırı çimeni, çiçeği böceği, gölü göleti, kurdu kuşu bir arada tutabilmeyi nasıl becerebiliyorsa ressam da öyle. Tam bir demokrasi örneği. Kokusu, rengi, duruşu ve şekli ayrı ayrı olan bir çok objeyi bir araya getirip dakikalarca seyredilmesini sağlıyorsa, farklı özellikteki görüntüleri ayrı renk armonisi içinde görücüye çıkarabiliyorsa olması gereken demokrasi kuralı uygulanıyor demektir.
Halkın egemenliği dendiğinde değişik görüşleri bir potada eritmek sanatı olarak algılamak gerektiğine inanıyorum. Tıpkı bir ressamın çalışması gibi. Tıpkı bir çiçekçinin hazırladığı buket gibi. Sade güllerden sade lale ve menekşelerden bir buket hazırlanmadığı gibi. Bütün çiçeklerin kendine özgü bir güzelliği vardır ama gül başkadır deyip bir kenara ayrılıp konmuyor. Taraf olarak akaya takılmıyor. Tutması bilinmiyorsa dikeni can acıtabiliyor…
23 Nisan halkı egemenliğinin özü olan millet meclisinin temelinin atıldığı gündür. Yurt sathında yetişen kır çiçeklerinin bir araya getirilip ulusa sunulan bir buket gibi. Bu bayrama çocuk bayramı denmiş, çocuklara armağan edilmişse onlar; geleceğin mimarları olduğu içindir. Demokrasiyi özümsemeleri, halk egemenliğinin güzelliğini benimsemeleri içindir. Millet egemenliğini çocuk bayramına indirgeme hakkımız olamaz. Olursa veliler çocuklarının bayrama katılmalarını istemez şehir stadyumu dün olduğu gibi tribünleri boş olur. Sahada gösteri yapan çocukar 250-300 kişide kalır. Bayrak ve filamalar halkı selamlamaz…
Dün bayramı izlerken katılmayan öğrencilerimiz yarın büyüdüklerinde çocuklarına torunlarına ülke geçmişini nasıl aktaracaklar? Hangi anılarıyla yaşadıklarına ait hikayeleri anlatacaklar???
Bir avuç ta olsa sahada görev alan çocuklarımızı ve onları hazırlayan öğretmenlerimize teşekkür ediyor. Baharatı az tuzsuz bir aş'ın damakta bıraktığı tat gibi geçen Milli Egemenlik Bayramı'mızı kutluyorum…

Bu yazı toplam 433 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim