• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

Demokrasi-demokratlık ve Pavlov’un şartlandırma refleksi

Mustafa Öz

Son dönemde ağzına Demokrasiyi, Demokratlığı sakız edenlerin fikir yelpazelerini inceleyin, hep aynı şeyleri söylediklerini göreceksiniz. Bu benzerlik bana Rus bilgini PAVLOV'UN köpekleri üzerinde denediği şartlandırma eğitimini hatırlattı. Pavlov köpekleri eğitmede yaptıracağı hareketten önce köpeği aç bırakıyor ve hareket başarılı olursa yiyecekle ödüllendiriyor!

Bizim Demokrasi ve insan hakları savunucularına da aynı şartlı refleks ile aynı şeyleri yaptırıyorlar ve makam, mevki, şöhret ve para ile ödüllendiriliyorlar. Bunlarda bu söylemlerle vazifesini yapmış olmanın gururu ve kibiri ile başkalarını sinek gibi görüyorlar. Azıcık tatlı bedenlerine ve Pavlov metoduyla öğrendikleri şeylere karşı söz söyleyip yüklendin mi gerçek mayaları ortaya çıkıyor.

PAVLOVCULARIN ORTAKLIĞI

Hepsi resmi ideoloji adında bir ideolojiye karşıdır. Ama yerine ne koymak istediklerini bilmemektedirler.

-Hepsi Askerin nefti cuhasına karşıdır. Aynen kırmızıya karşı hassasiyeti olan Boğa gibi.

-Cumhuriyete bağımlı gibi görünüp; mevcut cumhuriyetin vücut kimyalarını bozduğunu söylerler. Yerine 2.Cumhuriyet irat ederler. Olabildiğince Liboş ve nereye çekersen giden bir sistemdir. Çok dilli, çok kültürlü, çok zilli bir sistemdir. Ama ucu kendilerime dokunan bir iş odlumu ne Cumhuriyet, ne Demokratlık, ne Demokrasi kalır.

-Savcıdan önce iddia makamında olup sanık sandalyesine oturturlar. Otu..B.. aynı çatı altında toplayıp örgütleştirirler.

-Atatürk'e karşıdırlar. Laikliği hiç sevmezler. Dedeleri manda ve himayeci olduğu halde, Çanakkale ve Sarıkamış destanını benimser, diğerlerini yok sayarlar. Osmanlıyı öve öve bitiremezler, ama Osmanlıyı bağımsızlığın bitirdiğini unuturlar. Kimlik sorunları vardır. Kendilerini ne olarak tarif edeceklerini tam bilemezler. Türk ve Türklük kimyalarını bozar. Dindarları hal ümmetçiliğiyle, siyasi ümmetçiliği karıştırır. Diğerleri batı tutsağıdır.

-Asker siyasetin emrine girene kadar ihtilal kuruntusu taşırlar. Sürekli askeri kaşırlar. Her ne hikmetse asker de onlara kendini kaşıttırmaktan hoşlanır ve hep onların işine yarayan şeyler yapar.

-Kendilerini şartlandıranların dışındakilerin eleştirilerine kulak tıkar. Alkışı çok severler. Eleştirildikleri an gözlerinde kin ve nefret tohumları beliriverir.

-Bir kısmı Biat kültürüyle, diğerleri de mide bağıyla beyinlerinden bağlıdırlar. Bağlarını kopardın mı hepsi hiç eder.

-Ortak icat ettikleri şeyler gerçekleşse bile mutlu olamazlar, Demokrat olamazlar. Çünkü tam ne istediklerini kendileri de bilmiyorlar. Dün Teokrasi ve Devrim diyorlardı bugün Demokrasi ve İnsan hakları diyorlar. Adaleti kasap gibi et doğramada kullanıyorlar.

-Eğer gerçekten Demokrat iseler, onlara tavsiyem içinde bulundukları toplulukları (cemaat, grup, yandaş) eleştirsinler 1 hafta sonra yeniden durumu değerlendirdiklerinde aynı safta kalabiliyorlar mı görelim.

-Ülkeye ve kurumlarına ya açıktan ya da kibarca sövmek bunların işidir. Kurumları çalıştırmaktan bahsederken muhakkak kendi adamlarıyla çalıştırmayı kastederler.

-Site açarlar bir tane aykırı görüşe yer vermezler.

-Kendi işlerini yapmaz ama gammazlamayı, Demokrasi havariliği iyi becerirler. Halkın içinden geldik derler ama halkı ya din istismarıyla ya da yoksullukla kullanıp yanlarına almayı halk adamcılığı sayarlar.

İşte “PAVLOV METODU İLE EĞİTİLMİŞ” adamların ortak özellikleri bunlar(aman dikkat edin bunların her cins olanı var)!

31.07.2009

Bu yazı toplam 695 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim