• BIST 90.687
  • Altın 214,244
  • Dolar 5,3790
  • Euro 6,0941
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 9 °C

Demokrat Ali

Yüksel Gültekin

1980’lerin yanına yaklaşılmaz partisi ANAP’tı. Türkiye’ye gerçek anlamda çağ atlattığını şimdi daha iyi anladığımız cennet mekan Turgut Özal liderliğinde, iktidara gelir gelmez ortaya koyduğu icraatlarla kısa sürede memlekete ciddi manada hizmette bulundu. Fakat ne zaman ki prensipler, ilkeler unutulup bunların yerini hemen kazanılması gereken makamlar, elde edilmesi gereken menfaatler aldı, koca ANAP bir kartopu gibi eriyip gitti. Son seçimde aldığı oy, memlekete bu kadar hizmette bulunmuş bir parti için hezimet, bundan sonra gelecek partiler için siyasi anlamda bir dersti.

Milletin ümidi AK Parti, işte böyle bir siyasi dersi almış olarak kuruldu. Kurulur kurulmaz da kısa bir sürede iktidara geldi. Üç yılını tamamlayan iktidarında, tarihe damgasını vuracak icraatlar yaptı. Fakat, ANAP’ı % 44’lerden %4’lere düşüren hastalık, çok kısa sürede AK Parti’nin yakasına yapıştı. İlkeler, prensipler, memleket sevdası, hizmet aşkı yerini ne pahasına olursa olsun kazanılması gereken makamlara, elde edilmesi gereken menfaatlere bıraktı. Koskoca bir ağaca artık küçücük kurtlar musallat olmuştu.

Adına AK Parti denilen, dalları tüm memleketi saran, gölgesinde bir milletin topyekün nefes aldığı koca bir ağaca küçücük kurtlar musallat olmuştu. Şimdi tüm AK Partililere düşen görev, bu küçücük kurtlardan bu koca ağacı zarar görmeden, tahrif olmadan kurtarmaktı.

Öyle ya bu ağacın bir dalı, hem de kocaman bir dalı da biziz. Yani Bolu AK Parti teşkilatları. Daha doğru bir ifadeyle Bolu’da AK Parti’ye gönül veren herkes. Şimdi soracaksınız; bizim dalımıza da mı kurtlar kondu diye. Bunun cevabını vereceğimiz gün yaklaştı. Bunun cevabını 14 Mayıs 2006 tarihinde bugünlerde iradesi herkesin cebinde gezen, fakat sandık başına gittiğinde AK Parti’nin ve de devamında memleketin menfaatlerini kendisini yönlendirmeye çalışanların menfaatlerinden üstün göreceğinden, zerrece şüphemin olmadığı AK Parti’nin vicdanı AK delegeleri verecektir.

Bugün AK Parti’de gelinen noktanın kamuoyundaki görüntüsü, vicdanları yaralayıcı AK Partililerin yüreklerini sızlatıcı ve partinin geleceği açısından onları derin bir endişeye sevk edici noktadadır. Dün Merkez İlçe seçiminde seçime iki-üç gün kala göstermelik törenlerle delegelere takdir belgesi dağıtan, seçim günü salonda oy kullanmaya birkaç saat kala nasıl ve hangi baskılarla yapıldığı hala bilinmeyen, fakat hala vicdan sahibi AK Partililerin yüreklerini sızlatan bir tutumla listelerden adam sildiren zihniyet, bugün tüm AK Partililerin gözünün içine baka baka AK Parti’deki tüm ilkeleri, prensipleri darmadağın etmektedir. Ne pahasına?

AK Parti Merkez İlçe Başkanı İsmail Gezgin, siyasi partiler kanunu anlamında suç teşkil edecek bir yaklaşımla “Biz kimi işaret edersek, o Başkan olur” söylemiyle ve Merkez İlçe delegesinin hür iradesi pantolonumun cebinde edasıyla uzaktan kumandalı bir şekilde ortalıkta dolaşıyor, bu partinin sorumlu milletvekillerinden ve parti büyüğü konumundaki Belediye Başkanı’ndan tık çıkmıyor.

İşin daha vahimi, yalnızca ve yalnızca AK Parti’nin menfaatlerini, çıkarlarını düşünmesi gereken ve prensip olarak parti prensiplerini biraz da yol gösterici bir nitelikte sahiplenmesi gereken milletvekilleri ve Belediye Başkanı, tarafsızlık denilen ilkeyi hiçe sayıp canhıraş bir şekilde tek yöne doğru saldırıyorlar.

Rüzgarı arkasına, Milletvekili Metin Yılmaz’ı sağına, İlçe Başkanı İsmail Gezgin’i soluna almış, delegeyi de kendi hesabına göre önüne katmış tribünlerde oturan Alaaddin abisine, Mehmet abisine ve Yüksel abisine keyifli keyifli el sallayan sevgili kardeşim Demokrat Ali, bu sefer olmadı. Bu sefer yanyana gelemedik. Ah bir türlü vazgeçemediğim, ilkelerim, prensiplerim, mazlumun yanında yer alma, haksıza boyun eğmeme gibi aslında şimdilerde pek de revaçta olmayan erdemlerim sebebiyle bu yarışta senin yanında değilim.

Çünkü dün senin yanında yer alırken, hem de hiç kimse yokken yiğitçe, onurluca partinin en güçlü adamına karşı yer alırken biz haklıydık. Bizim prensiplerimiz ve ilkelerimiz vardı. Biz kimsenin ama kimsenin adamı değildik. Biz o zaman AK Parti’nin adamıydık. Gücümüz temsil ettiğimiz haklı ve onurlu prensiplerden geliyordu. Seçimi kaybetmiştik ama, biz kazanmıştık. Tıpkı o seçimi kazandığını düşünenler, bugün görüldüğü üzere siyaseten nasıl kaybetmişlerse.

O gün Alaaddin abiyi bir abi olarak nasıl seviyorsam, bugün seni bir arkadaş olarak aynı şekilde seviyorum. Fakat bugün sen ne yazık ki AK Parti İl Başkan adayı olarak dünün özgür, bağımsız ve ilkeli Ali’si değilsin. Kazanma uğruna herşeyi mübah gören, herkesle her türlü siyasi atraksiyona hazır olan, hiçbir ilkesi kalmamış demokrat Ali’sin artık. Sen artık hem Alaaddin’in, hem Mehmet’in, hem Metin’in acı ama hem de İsmail’in adamısın. İl Başkanı olduğunda ödeyeceğin diyetin telafisi yok. Korkarım kazansan da, sen şimdiden kaybettin Demokrat Ali.

Son sözüm şu: Genelde tüm Bolu’nun, özelde tüm Bolu’daki AK Partililerin gözü önünde cereyan eden bu pervasız ittifak ve delegeyi hiçe sayan tavırlar, AK Parti’nin misyonuna, ilkesine en önemlisi de edebine sığmıyor beyler. Yaptığınız davranış, en hafifiyle AK Parti’nin onurlu ve saygın delegesine saygısızlık. AK günlerde görüşmek dileğiyle.

27.04.2006

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim