• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

DENKTAŞ'IN VEFATI VE MİLLİ KAHRAMANLIK

Mustafa Öz

 Dünya nüfusu 7 milyar insana dayandı. Bu kadar insan içinde İZ BIRAKAN, HAYATINI ANLAMLANDIRAN ve kendisini tarihin sayfalarına yazdırabilen kaç kişi var? Belki 100'ler, binler. Peki milletlerin tarihinde bu durumda kaç kişi var? Bir elin parmağının sayısı kadar yada hiç yok..! Türk milleti tam bir dava adamı olan rahmetle uğurladığımız Rauf DENKTAŞ'ı milli kahraman olarak hatırlayacak ve unutmayacaktır.

Kıbrıs Adası Akdeniz'in batmayan uçak gemisi olarak nitelenmiş bu nedenle de emperyalist devletlerin hep gözü üzerinde olmuştur. Bu adanın tarihi M.Ö. 7000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Kıbrıs Adası Yavuz Sultan döneminde 1570'de Osmanlı yönetimine geçmiştir. Adanın yönetimi 1878'de İngilizlere bırakılmıştır. Adadaki 308 yıl süren Osmanlı yönetimi geçici olarak bırakılmış olsa bile fiilen son bulmuştur. İngilizler Birinci Dünya Savaşı sonunda adayı 1914'te tamamen ihlal etmiştir. Kurtuluş Savaşı sonunda yapılan Lozan Antlaşmasıyla (21.madde) bu ihlale kabul edilmiştir. 1878-1960 İngiliz sömürge idaresinde iken adada bulunan Rumlar 1931'de adayı YUNANİSTAN'a ihale etmek istediler. Bunu başaramayınca 1953 yılında hedefi ENOSİS ve BAĞIMSIZLIK olan EOK terör örgütünü kurdular. Bu örgüt hedef için özellikle Türkleri seçti. Masum insanlar öldürüldü. İngilizler Rumların üzerine gitmedi. Türkler 1 Ağustos 1956'da KIBRIS TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATINI kurdu. Rahmetli Rauf Denktaş'ın mücadelesi de bu yıllarda başlamış oldu. İngiltere adadaki karışıklığı önleyemeyince; İngiliz, Yunan ve Türkiye'den oluşan bir heyet marifetiyle yönetilmesini önerdi. Bu öneri Rumlar ve Yunanlılarca kabul edilmedi. 1 Ekim 1958'de Türk Devleti temsilcisi göreve başlayınca Yunanlılarla görüşme masasına oturmak zorunda kaldı. 11 Şubat 1959'da Türkiye ve Yunanistan Zürih'te Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulmasında anlaştılar. 27 Maddelik Zürih Anlaşmasını imzaladılar. Kıbrıs Rum ve Türk liderleri de Londra'da anlaşma yaptılar. 15-16 Ağustos 1959 tarihinde KIBRIS CUMHURİYETİ ilan edildi. Resmiyette Rumlar ENOSİS, Türklerde Taksim tezinden vazgeçtiler.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı olan MAKORİOS ENOSİS planlarından bu sonuca rağmen vazgeçmedikleri tekrarlayan bu yönde çalışma yapıyorlardı. 1963 yılında Türk köyleri basıldı. Türklerin evleri basıldı. Birçok Türk vahşice katledildi. 1964'de barış gücü devreye girdiyse de Rumların kışkırtıcılığı ve katliamları devam etti. Türk Devleti adaya müdahale kararı aldı ve hava harekatı düzenlendi. Adada artık barış ümitleri rafa kalkmıştı. Rauf Denktaş bundan sonraki her mücadele de yılmadan usanmadan Türk varlığı için mücadele etti. 1967'de adaya girerken tutuklandı. Türkiye'nin girişimi ile Türkiye'ye verildi. 1968'de Adaya döndü. 5 Temmuz 1970'deki seçimlerde Türk cemaati meclis başkanı seçildi. 1974 Barış harekatı sonrasında Türk federe devleti ilanını sağladı. Devlet başkanı ve meclis başkanlığı yaptı. Kıbrıs müzakerelerinde bulundu. Türk varlığı için verdiği mücadele nedeniyle özellikle ABD, AB ve birleşmiş milletler çevreleri, hatta bazı Türkiye siyasetçileri tarafından UZLAŞMAZ bir kimlikle tanıtıldı. O yılmadı Türk varlığının bağımsızlığı için mücadelesini sürdürdü. Her fırsatı bu amaç uğruna kullandı. Kıbrıs'ta ayrı bir Türk Cumhuriyeti kurulmasını hazmedemeyen güçler onu hep engel olarak gördü. En son ANNAN PLANI ortaya atıldı. Bu planında işlemeyeceği belli iken; Emperyalizmin oyununa gelen yerli işbirlikçiler onun karşısına Sol-Liboş M.Ali TALAT'ı çıkardılar. Ancak tüm tavizlere “ÇÖZÜMSÜZLÜK ÇÖZÜM DEĞİLDİR ÇIĞLIKLARIYLA” rağmen, Annan planını kabul ettiler. Yine de sonuç alamadılar. Kıbrıs Türkü sırtından hançerlenmiş olduğunu TÜRKİYE'deki ABD ve AB uşaklarına rağmen anladı. Liboş M.ALİ TALAT gönderildi.

Rauf Denktaş 13 Ocak 2012'de rahmete yürüdü. Onun ölümü ile Kıbrıs Türk'ünün davasındaki savunduğu gerçekler bir daha göz önüne serildi. Ona haksızlık, saygısızlık yapanlar, emperyalistlere şirin görünmekle sonuç alınamayacağını hem gördüler, hem de test ettiler.
Vicdanlarından da yaptıkları haksızlığın DENKTAŞ'a bir şey kaybettirmediğini kabul etmek zorunda kaldılar.
O 21.Yüzyılda Türk milletinin çıkarları için mücadele eden çok önemli bir MİLLİ KAHRAMAN siyasetçi ve devlet adamı idi. Siyasetteki başarısını birilerine sığınarak değil mücadele ile kazandı. Milli kahraman anadan doğunca milli düşünce kendiliğinden oluşmaz bu bir İNANÇTIR AZİMDİR KARARLILIKTIR, MÜCADELEDİR. TARİH VE MİLLET ŞUURUDUR. O bazıları gibi, kibirli, gururlu efelenen biri değil geldiği yerlerin hakkını veren biriydi. ALLAH onun milleti için verdiği bu çetin mücadele sonrasında yapmış olduğu kusurları varsa bu MAZLUM milletin DUALARI ile affedecek ve onu cennetine alacaktır.
Ruhu şad mekanı cennet olsun. Milletimizin başı sağ olsun. Allah bu millete onun gibi milli kahramanlar nasip etsin. Amin…!

CUMHURUN GÖREV SÜRESİ

Sayın Cumhurbaşkanı 367 tartışmalarıyla mecliste tıkanmanın önünü açmak adına MHP'nin desteğiyle AKP ile birlikte seçildi. Seçildiği tarihteki görev süresi 7 yıl idi. Ancak AKP iktidarı cumhurbaşkanının halk iradesiyle doğrudan seçilmesi için anayasa değişikliği yaptı ve referandumda bu değişiklik kabul edildi. Buna göre cumhurbaşkanı 5 yıllığına seçilecek. Süresi dolunca 2.kez aday olup bir 5 yıl daha seçilirse görev yapabilecekti. Cumhurbaşkanı AKP içinden çıkmış bir kişi. Tüm icraatlarında kimi zaman açık kimi zaman örtülü olarak bu yönde yaptığı yönünde KAMU oyunda bir kanaat hakim. Kendini seçen meclisteki partilerden MHP cumhurbaşkanının görev süresinin değişiklik nedeniyle 5 yıl olduğu ve 2012 Temmuz ayında yeni cumhurbaşkanı seçimi yapılmalı diyor. Diğer muhalefet partileri de aynı görüşte. AKP ise bir kanun teklifi ile cumhurbaşkanının görev süresini yeniden belirliyor. Bu sefer 7 yıl ve bir daha adaylık zinhar diyor. AKP 2014 yılına kadar mevcut genel başkanla ülkeyi tam bir TRANFARMASYONA götürüp 2014 yılında ise çıkmış yeni anayasa ile başkanlık sistemine sayın Tayyip ERDOĞAN'la girmeyi ve yol kazası oluşmamasını sağlamayı çalışıyor deniyor. Burada kamuoyuna hoş gelmeyen sayın cumhurbaşkanının görev süresi uzatımının AKP tarafından yapıldıktan sonra bu görevi bir partinin ataması gibi görüp görmeyeceği konusudur. Cumhurbaşkanlığı makamının 7 yıllık süresi meclisten geçtikten sonra artık bir parti makamına dönüşüp dönüşmeyeceği hususu kamu oyunca merakla takip edilmektedir..!

20.01.2012

Bu yazı toplam 1134 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim