• BIST 89.891
  • Altın 144,926
  • Dolar 3,6212
  • Euro 3,9105
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 16 °C

Deprem gibi salladı -3-

Mustafa Namdar

             11.03.2005

Depremler neden oluyor? sorusunu kısaca, şöyle yanıtladı Sn. Ercan ; Dünyanın merkezinde 80 atom bombasına denk bir enerji var. Bu enerji nedeniyle, yer küre üzerinde kaymalar oluyor. Türkiye’nin 4000 yıllık bir deprem geçmişi var. Karlıova’dan başlayıp, Trakya’ya, oradan da Avrupa içlerine uzanan deprem kırığı Bolu’dan geçiyor. Geçmişte Bolu’da büyük depremler olmuştur. Bunun anlamı, geçmişte depremlerin olduğu yerlerde, gelecekte de depremlerin olacağıdır. Türkiye’de 8 şiddetinde deprem olmamış. En şiddetlisi Erzincan depremidir. O da 7.9’dur.

Gölcük depreminden önce uyarılarımız oldu ama sesimizi duyuramadık. Boludağı başlangıcında yer yapısı değişiyor. Düzce’ye göre çok iyi. Bolu, 150 km mesafesinde olan depremlerden etkilenecektir. Bolu’da deprem çekincesi 7.5’dir. Bolu’daki yapılar, bu büyüklükteki depremleri karşılamaya hazır olmalıdır. Yaşanan iki deprem sonrası, şuanda içinde oturulan binaların dayanıklılığına baktırılması gerekir. Bolu’da deprem sıklığına yakın tarih 1944’den bu tarafa bakmakla görülür.

Korunmak için yer seçimi çok önemlidir. Belediyeler yapı yükseklikleri ile karar almamalılar. Bu konudaki çalışmalar, yer bilimcileri ile birlikte yapılmalıdır. Depreme en dayanıklı yapı türü, çelik yapılardır. Çökmezler.

Yapı türleri A-B-C... Gibi sınıflara ayrılır. Bunlardan A-B türü yapılarda oturanların gelir düzeyleri 22.000-35.000 doların üzerinde olanlardır. C türü yapılara örnek, Karadeniz Bölgesi’dir. Bu tip yapılar Bolu’da da % 80 civarındadır.

Yapılarda temel derinlik çok önemlidir. Her beş kat yükseklikte, yerin altına bir kat daha inilmesi gerekir. Bolu’da arazi yapısı buna bağlı değildir. Sıvılaşma özelliklidir. Yer altında sismik değerlerin ölçümü gerekli. Yapılaşma son dönemlerde postadan alınacak pay olarak düşünülmekte. Bu çok yanlıştır. Binalar jeolojik-jeofizik-jeoteknik araştırmalar yapılmadan projelendirilemez. Yapı denge tasarımı, statik proje yapıyı ayakta tutabilme tasarımıdır.

Yapılarda deprem dayanıklılığı: Nemlilik ve donatı paslanması, gereç eksiltme, niteliksiz beton, yıkanmamış deniz kumu, yapı eskimesi, yer durumu, yapım genelgeleri, taşıyıcı kolon ve kirişlerin yok edilmesi, yapı denetimleri (statik proje). Uygulamalarda binalar arasındaki uyumsuzluk gibi konularda dikkatli davranılmaması etkilidir. Titreşim ölçü değerlerinin mutlaka alınması gerek. Anakaya üzerine az katlı bina yapmak, tehlikelidir. Tarım arazileri üzerinde yapılacak yapılarda arazide su olup, olmadığına dikkat edilmeli. Alan sulu ise, sıvılaşma olur, binalar yan yatar.

Bütün bu işlemlerin uygulama safhasında Belediyeler, denetleyicilik görevlerini ciddi anlamda yapmalı. Araştırmaya yönelik işlemler, üniversiteler tarafından değil, üniversitelerden mezun ettiğimiz bir yığın insan boşta geziyor, bunlara yaptırılmalı. Bu konuda özel teşebbüs devreye girmeli.

Bina dış cephelerinde boya süs malzemesi değil koruyucudur. Camilerimizin kubbe ve minareleri tehlikelidir. Selçuklu mimarisinde kubbe yoktur. Cami minarelerindeki şerefeler, kubbe hizasını geçmemeli. Osmanlı mimarisinde, buna dikkat edilmiştir. Depremle yaşamaya alışmak sözü, saçma bir sözdür. Depremlerde yaşanan acılar, fakirlik nedenidir. Toplu konut yapımları, bunun için önemlidir. Mikro Trömer yapılmayan yerlerde, yapı yüksekliğinden söz edilemez.

Yazımın başlığını "Deprem gibi salladı" diye koymamın nedeni Sn. Hocamızın yerbilimi ve depremlerden çok, inşaatların niteliklerine ait konuşma ağırlıklı olmasıydı. Konferans sonrasında, günlerdir tartışılan kat yüksekliklerindeki tansiyonun ölçüsünü birden yükseltiverdi.

Herkes kendi alanında neyi nasıl yaparsa yapsın, önemli değil. Önemli olan yapılanların kontrolü ve denetimden geçmesidir. Daha önce yapılan Deprem Mastır Planları’na ait Boğaziçi Üniversitesi’ne gönderildiği söyleniyor. Sonuçları görmek sağlıklı sonuçlar için önemlidir.

Herkes "Bu benim işimdir" deyip, efelenme yerine, doğruları ortaklaşa bulmak, daha akılcı bir çözümdür. İnşallah bu akıl kullanılır.

Bu yazı toplam 391 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim