• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 3 °C

Deprem kader değil-1

Mustafa Namdar

Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde, hafta sonu gene dolu dolu geçti. 02.11.2007 günü sabahı başlayan “DEPREM BİNALARIMIZ VE ÖNLEMLER” konulu konferans, akşamın geç saatlerine kadar sürdü. Kalabalık bir bilim adamı grubu depremleri, fay hatlarının durumlarını, Marmara’daki araştırmaları, bu konuda verilecek mühendislik hizmetlerini, binalarımızın durumunu, eski yapıların incelenmesi, kurtarma ekipleri ve sivil savunmaya kadar önemli konular hakkında konuşup bilgilendirdiler.

Konunun ağırlığı, teknik anlamdaki araştırmalarla mühendislik hizmetlerine ayrılmış olmasına karşın, bu alanda hizmet üretenlerin bir bölümünü salonda göremedik. Hatta konuşmacı olarak adı geçen temsilciler hakkında, herhangi bir açıklama yapılmaması dikkatlerden kaçmadı.

Ev sahibi Rektörümüz Prof. Dr. Atilla Kılıç, “Depremde evlerimizin mezar olmasını istemiyorsak, kontrol ettirmeyi ve güçlendirmeyi doğru yaptırmak zorundayız” diyerek, konferansı başlattı ve kiraya verilen binaların öncelikli olarak kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Haklıydı da. Bolu’da bu konuda kafalar karıştıran konuşmalar oluyordu. Ev sahiplerinin kendilerinin oturmadığı binaları öğrencilere kiraya verildiği anlamında.

Kısa ve anlamlı olan “Millet olarak bir özelliğimiz var. Araba devrildikten sonra yol göstermek gibi. Önemli olan trafik kazası yapmadan yola devam etmenin önlemini almaktır” diyen Vali Yardımcımız Sn. Hüseyin Doğan’dan sonra, söz panelistlerimizdeydi.

1. Oturum başladı. Konuşmacı: Doç. Dr. Seyit Ali Kaplan. İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, aynı zamanda Depremle Savaş Derneği Genel Başkanı. Konu: Depremin binaya aktardığı etkiler. Mevzuat binaların durumu, depreme karşı yapılması gerekenler.

Depreme bir reçete yazmak üzere buradayız diye söze başlayan Sn. Kaplan, özetle şunlara işaret etti:

-Depremle ilgili toplantılar yapılıyor. Bilimsel raporlar yazılıyor ama sonuç aynı.

-Yapımları 100 yıllar öncesine ait binalar, tarihi eserler neden yıkılmıyor, araştırıp sorgulanması lazım. (Bu işi kimin yapması gerektiğinden bahsedilmiyor.)

-Dünya bir değişim içinde, buna Türkiye de dahil.

-Depremle ilgili önlemler alınsa hayat normal olarak devam eder. Japonya’da insanlar niçin ölmüyor?

-Depremin etkisi fay hatlarının uzaklığına bağlıdır. (Deprem anında meydana gelen P.S.ve kayma dalgalarını açıkladı.)

-1939 Erzincan depremini oluşturan Kuzey Anadolu fay hattı, doğru bir hat üzerinde batıya doğru hareket ediyor. İşaretleri belli ama, önlem alınmıyor.

-Öğretim görevlileri olarak mühendislik fakültelerinde bizler görevimizi hakkıyla yapabilseydik, Kocaeli’nde, Marmara’nın bütününde binalar yıkılmazdı.

-İnşaat Fakültelerimiz kendilerini yenilemesi gerek. Bilgi olmadan proje hazırlanamaz.

-Birleşik nizam yapılaşmalarda binalar arasında boşluk bırakılması gerek. Deprem anında binaların birbirine vurması önlenir.

-Dolgu duvarlar duruma göre çerçevenin yük taşıma kapasitesini 4-5 kat artırmaktadır. Bununla ilgili çeşitli yöntemler uygulanır.

-Deprem yönetmeliğinde duvarlar hesap edilmiyor. 2007 deprem yönetmeliği yanlış değerler veriyor.

-Erzincan Gar binasında 1939 depreminde önemli çatlak oluşmamıştır ama, bu binayı kimse incelememiştir.

-Bina hasar kontrolünde sadece etriyelerin arasını ölçmek tamamen safsatadır.

-İstanbul’daki dikilitaş onca deprem geçirmiş olmasına karşın, yıkılmamıştır. Neden?

-Mevcut binaların çoğunda olduğu gibi yıkılan binalarda depreme karşı koyacak taşıyıcı sistem yok. Donatı yerleşimi yanlış. Demirler korozyona uğramış.

-Binalarda uygulanan çıkmalar sakıncalı. Çıkmalar, yapıları depreme karşı direnç gösteremez hale getiriyor.

-Her bölgenin kendine has özellikleri var. Buna göre mühendislerin bölge özelliklerine göre bilgilendirilmesi gerek.

-Deprem bölgelerinde binaların prefabrikasyon olarak yapılmasına inanıyorum.

-İnşaat sektöründe kalifiye ara eleman olması gerek. Eğitim düzeyi yükseltilmeli.

07.11.2007

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim