• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Deprem kader değil-2

Mustafa Namdar

Geçmişten günümüze yaşanmış olan depremlerin gelişim süreci incelendiğinde, gelecekte de olacağı bilinen depremlerde en önemli merak, depremin ne zaman olacağı üzerinedir. Konu deprem olduğunda, insanları ilgilendiren binaların durumu ve nasıl önlem alınacağından ziyade, depremin gün ve saat olarak ne zaman meydana geleceği hakkındaki bilgilendirmeleridir.

Bu bağlamda, salondaki beklenti, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi Asli üyesi Prof.Dr. Naci Görür’ün konuşmasıydı. O da bunu biliyor olmalı ki, konuşmasının başında “Ne zaman” olacak sorusunun sorulmasını istemiyordu.

Sn. Görür, bu konuda gerçek bilgileri vermek için buradayız diyerek, konuşmasına devam etti.

-Marmara bölgesi dünyanın en aktif deprem bölgesidir. 1999 depremi Marmara’da deniz altındaki kabuğa yükleme yapmıştır. Kuzey fay hattının batıya doğru gelişi, Marmara’yı tehlikeli hale getirmiştir.

-Yılda 2,5 cm hareket eden bloklar 5,5 metre birbirini ötelemiştir. Bu durum 250 seneye denk gelir.

-1999 depreminin olacağı 1997’de söylendi. 1997’de bağırdık, bugün de bağırıyoruz.

-Her nerede bir deprem olmuşsa, oranın batısı tehlike altındadır. +-- 30 yıl içinde Marmara’da deprem bekleniyor. Marmara’da yapılan araştırmalarda faylar haritalandı.

-1000-1200 metre derinliğe inilerek yüzlerce karotlar alındı. Deniz altının röntgeni çekildi, araştırmalar sismik olarak yapıldı. Marmara’nın derinliklerine 30 dalışı bizzat yaptım. Her dalışı bir bilim adamıyla gerçekleştirdim. Her dalışta 7 saat deniz altında kaldım.

-Marmara’nın altı fokur fokur kaynıyor. Faylar boyunca su-gaz-petrol çıkışları gördük. Kaya örnekleri aldık.

-OBS aletleriyle deniz altından çıkan gazların akış hızlarını ölçtük. Bir anlamda Marmara’nın kalp atışlarına ait elektrolarını çektik. Sonuçta buradaki fayın son derece canlı olduğunu gördük.

-Bu akışların fay ve depremle ilişkileri var. Akışların gelişimi sürekli ölçülmeli, gözlenmeli. Bunun için gözlem istasyonları kurulması gerek.

-Marmara’da deniz tabanı gözlem istasyonları kurulmalı. Bu konuda hiç ses çıkmıyor. 350.000 YTL’ye ihtiyaç var. İstanbul’da laleye para bulanlar, her nedense bu alet için kaynak bulamıyor.

İtalyanlar bu aleti bedava vereceklerini söylediler ama, biz gerekli sensör için para bulamadık.

Vitrinde olanlarla iş üretenler farklı yerlerde. Olmadık işlere milyarlar bulunuyor ama, koca bir tarihin yok olmasına neden olacak bir facianın hafif atlatılması için kaynak bulunamıyor.

-Hazırlanan 5 yıllık kent planlarının hiçbirinde deprem güvenliğine ait bir tasarımın bulunmaması da düşündürücü.

Prof.Dr. Naci Görür’den sonra Sn. Atilla Okumuş, SRT Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı “Medya Gözü ile Deprem Sorunu ve Çözüm Önerileri” başlığı altında medyanın işlevselliğini anlattı.

-Dinlenebilmek için sanki acıları yaşamak gerek. Deprem sonrası ilk öğrenilecek haberdir. Çoğu kuruluş bu konuda sınıfta kaldı. İlk haber TGRT tarafından verildi.

-İletişimde en önemli olanın, hiç kimsenin aç kalacağı korkusunun yaşanmamış olmasıdır. Toplum için psikolojik moral önemlidir. Bunu da medya sağlar.

-Medya olarak 1999 depremindeki davranışımız, “Çalışmadan kazanan” bir toplum olmayı adeta özendirdik. Dramları hep öne çıkardık.

-Afet sonrasında, bu günlerde kriz merkeziyle tatbikatlar yapılmalı.

-Deprem öncesi ve sonrasında eğitim programları yapılmalı.

-Haberlerde kesintiler olmamalı. Yerel TV kanallarına tahsisler yapılmalı, uydu yayın hakkı verilmeli.

-Kriz merkezlerinde uzman görevlendirilmeli.

-Sağlıksız ve ruhsatsız yapılar tespit edilmeli.

-Sivil kesim örgütlenmeli. Komşu illerle koordinasyon kurulmalı.

-Depremde tüm canlılar düşünülmeli. Tevekkül içinde olan insanlar harekete geçirilmeli. Psikolojik aktiviteler yapılmalı.

Daha sonraki oturumlarda, sivil savunma, güçlendirmelerde mantolama yöntemleri, yapım aşamasında kolon-kiriş-dolgu duvar ilişkileri. Zemin durumu ve sıvılaşma nedenleri ve bölgenin illere göre jeolojik durumlarına ait teknik bilgiler verildi.

08.11.2007

Bu yazı toplam 300 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim