eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 103.929
  • Altın 147,321
  • Dolar 3,5490
  • Euro 4,1819
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C

Deprem sanki kıtalar arası aşk

Mustafa Namdar

Abant İzzet Baysal Üniversitemizin düzenlediği “ULUSAL DEPREM SEMPOZYUMU”nu izlerken, aklıma düştü…

Deprem; çocukluğumuzda anlatıldığı gibi sarı öküzü taciz eden sineği kovalamak için başını sallamasından meydana gelmiyormuş.

Deprem, kıtaların birbirini iteklemesi sonucu karşı konan direncin sonunda meydana gelen basıncın kendine yol bulduğu fayların oluşturduğu hareketin ta kendisiymiş.

İşte kıtalar arası taciz ve yasak aşk. İşte son günlerde ortaya çıkan domuz gribindeki söylemlerde geçen öpüşme yasağı…

Nedir öpüşme? Öpüşme, sevişmenin sinyalini dudaktan kalbe iletmenin ilk uyarı mesajları. Son dönemde insanların kafasını karıştıran domuz gribinin beyinlerde yarattığı depremin zararından kurtarmak için öpüşme yasağının önemi, deprem sonrası olası zararlardan korumak olsa gerek insanları…

Öpüşmeyi yasakladığınızda yasağı delmeye çalışan karşı cinslerin birbirlerini aşırı şekilde arzulamaları sonucunda, fırsatını buldukları anda bellekte oluşan dürtülerle bedenlerin bir araya gelip sürtüşmesi adrenali yükseltir. Ne olursa bundan sonra olur. Yasak aşk duvarları yıkar bütün, parçalanıp bir iken iki olunur, üç olunur…

Doğal afetlerden biri olan deprem de sanki böyle çiziyor yol haritasını. Öncü sinyallerle yeryüzü plakalarının birbiriyle düşey ve yatay sürtüşmesi sonucu meydana gelen enerjinin boşalması sonucunda, plakalar üzerinde yanında yöresinde bulunan her şeyi beşik gibi sallayıp yere düşürüyor, yıkıp parçalıyor.

Yasak aşk bu ferman dinler mi?.. Ne kadar önlem alırsanız alın. Ne kadar yasa çıkarırsanız çıkarın. Ne kadar şiddet uygularsanız uygulayın, töre adetlerini ne kadar keskinleştirirseniz keskinleştirin, yasak aşkı önlemenin olanağı şimdiye kadar olmadı. Adem ile Havva'dan gelen bir gelenek, adetlere bağlılığımız nedeniyle önlenmesi de çok zor.

Alınacak önlem, yükselen adrenale karşı vücut direncini artırmak. Bunun da tek yolu insanları bilgilendirmek. Deprem sempozyumu da bu etkinliklerden biriydi.

Vurgulanan; deprem adam öldürmez, ölümlere binalar neden olur.

Uygun donatılı binaları yapmak da tek başına yeterli değil. Binanın oturduğu zemin de çok önemlidir. Temelinden çatısına güvenli yapılan bir binada yaşamı sürdürmek isteyen insanlar, önce bulunduğu bölgenin riskli alanlarını bilecek. Sonra toprağın yapısını, zeminin oluşumuna ait bilgi edinecek. Daha sonra güvenilir mühendislik becerisiyle binasını yapacak, yaptıracak. Ve %90'lar düzeyinde deprem bölgesi olduğu söylenen Bolu'da yapılacak binalar, 7,5 şiddetinde bir depreme dayanıklı olacak şekilde, statik hesaplama ile inşa edilecek gerçeği bir kez daha vurgulandı bu deprem sempozyumunda.

Sonuç: Toplum bu konuda bilinçli olacak. Bilinçli toplum sorumluluk taşıyan yerel yöneticilerin kontrol mühendisliğinde yöneticileri baskı altında tutacak.

Yoksa!.. Yoksa görüntüyü, asrın felaketi diye tanımlanan Marmara Depreminde herkes seyretti. Seyretmedi, mutfağında yaşadı.

19.11.2009

Bu yazı toplam 527 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim