eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 5 °C

Deprem sempozyumu ardından-1-

Mustafa Namdar

Anadolu insanının özelliğidir. Bazen bir cümlede, bazen iki mısrada duygularını dile getirir, anlatır anlatacağını.

"Zordur almak kızı bizden..." Dizeleri dillerde türkü olup ses verir sazın telinden. İşte öyle birşeydir panellerde, konferanslarda, sempozyumlarda zordur, salonları doldurmak. Çünkü herkes herşeyi bilir. Çünkü herkes, kendi alanı dışında kalan her konunun, en iyi bilenidir...

1999 Marmara depreminin 10.yılında, Abant İzzet Baysal Üniversitesi tarafından düzenlenen "Ulusal Deprem Sempozyumu." AİBÜ dışından davet edilen konunun uzmanı bilim adamları tarafından anlatılmaya çalışıldı.

Depremde ölenler anısına saygı duruşu, milli marşımız ve açılış konuşmaları.

Salonda tanıdık yüzler. Valimiz ve bürokratları. Tek tük sivil toplum kuruluş temsilcisi, halktan hemen hiç kimse. Koltukları dolduranlar, Milli Eğitim'e ait dolgu malzemesi öğrencilerimiz ve başlarında öğretmenleri. Çoğunluk; Deprem Dede Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara'yı dinlemeye alışmış ilköğretim öğrencileri. Ortaöğretimi temsilen gelen öğrenciler. Ne fay, ya da kırık. Ne zemin, ne zemin emniyet gerilmesi. Ne toprağın jeolojik yapısı. Ne beton özelliği, ne beton içindeki demirin krozyonu. Ne kolon, kiriş tabloların mukavemeti, konumları. Ne de, yapı statik hesapları ve bulunduğumuz yere ait riskli alanların haritası ile kat yükseklikleri o çocukları ilgilendirmiyor. Nerede Mimar Endüstri Meslek Lisesi Yapı Bölümü öğrencileri? Nerede genç inşaat mühendis mimarları ya da adayları? Nerede Belediyelerin teknik personelinden temsilciler?

Açış konuşmasını yapan Mühendislik, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sn. Mehmet Acımış;

-Depremin alın yazısı olmadığını. Depremin yıkıcı etkilerini en aza indirecek bilgi erişimine ihtiyacımız olduğunu. Bu konuda çok sayıda uzmana sahip olunduğunu. Onlardan bir bölümünün bugün burada bizlerle olduğunu söyledi.

Depremin yıkıcı etkilerine karşı, toplumu bilgilendirmek zorunluluğunu hatırlatan AİBÜ Rektörü Prof.Dr. Sn. Atilla Kılıç da,

-Toplumun günümüzde daha bilinçli davrandığını. Üniversite olarak toplumsal bilincin artırılması için 5000 kitap dağıtıldığını. Değişik konularda çok sayıda bilgilendirme toplantıları yaptıklarını anlattı.

Daha sonra Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanı Sn. Murat Soylu da;

-Türkiye'nin, dünya genelinde depremden etkilenmede sekizinci, ölüm olayında ise üçüncü sırada yer aldığını. Yerel ve uluslararası boyutta, deprem zararlarının azaltılması için işbirliğinin önemine değindi.

Valimiz Sn. Halil İbrahim Akpınar da depreme hazırlıklı olmak, binalarımızı yönetmeliklere uygun inşa etmek gerektiğini vurgulayarak, konuk bilim adamlarına hoşgeldiniz dedi.

Birinci Oturum: Başkan; Gazi Üniversitesi'nden Prof.Dr. Süleyman Pampal. Konuşmacılar: Prof.Dr. Övgün Ahmet Ercan. Oktay Ergünay. Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu.

AİBÜ kuruluş öncesi Gazi Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçen sevk ve idarecilik fakültesi ve üniversite adına yer tespiti için çok gelip gittiğini. Üniversitenin çok gelişmiş olduğunu görmekten mutlu olduğunu söyleyerek ilk sözü Prof.Dr. Sn. Övgün Ahmet Ercan'a verdi.

Konu: Doğal Afetler ve Sürdürülebilir Kalkınma.

-Deprem yeri nasıl bozar? Yapıları neden yıkar? Bölgenin deprem geçmişi, bölgenin geleceğini gösterir.

-Bölgede 7,5 şiddetinde deprem olasılığını göz önünde bulunduralım.

-Gölcük'te hasar fazla olmuştur. Çünkü deniz doldurulmuş, fay bu dolgunun ortasından geçmiştir.

-Depremler doğudan batıya yol izliyor. Yer altının davranışı ve özelliklerinin bilinmesi gerekiyor.

-Yapılar yükselirken, perde betonların olması gerekiyor. Güç taşıyıcılarının bağlantı durumları (Kolon ve kirişler) iyi belirlenmeli. Bodrum katları başka amaçlar için kullanılmamalı.

-Dağ yamaçlarında heyelan ve akmalar görülür. Ana kaya üzerinde az katlı, gevşek zeminlerde çok katlı yapılar yapılmalı. Çukur olan bölgelerde çok katlı yapılar sakıncalıdır.

-Ülkemizdeki yapılarda %90'lar civarında paslanma vardır. Birleşik nizam yapılar arasında, en az 3 cm, yapı yükseldikçe fazlalaşan mesafe bırakılmalıdır. Az katlı yapıların yanında çok katlı yapı sakıncalıdır.

-Çıkmalar, garaj ve diğer ihtiyaçlar için duvarları kaldırmak, kolonları kesmek sakıncalıdır. Bina köşelerinde bırakılan pencere gözleri sakıncalıdır.

-Selçuklu yapılarında yapı sistemi çokgen üzerine dizayn edilmiştir.

-Kirişler dikmelerin ortasına gelmemelidir diyen Ercan, sunumunu depremden zarar gören fotoğraflarla, yanlış yer seçimleri, malzeme kullanımları ve projelendirmelerle dikkatleri çekerek tamamlamıştır.

20.11.2009

Bu yazı toplam 595 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim