• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C

Deprem sempozyumu ardından-2-

Mustafa Namdar

Sempozyumun birinci oturumunda, Prof.Dr. Övgün Ahmet Ercan'dan sonra, ikinci konuşmacı Deprem Mühendisleri Derneği Genel Sekreteri Oktay Ergünay'dı. Sn. Ergünay, depremden etkilenen topluluklar için faaliyetlerin planlanması, afetin büyüklüğünü etkileyen nedenlerden söz ederek;

-Bilgilendirilen toplumlarda depremden zarar görme riskinin azaltılabilineceğini,

-Afetlerden en az zararla kurtulmak ve sürdürülebilirlik kalkınmayla başlar. Afet zararlarından kurtulmanın, aslında kalkınma sorunu olduğunu,

-2004 yılında İstanbul'da toplanan Deprem Şurası, 2009'da Ankara'da yapılan Kentleşme Şurası kalkınmaya yönelik projeler olduğunu,

-Tüm afetlerin disiplinli olaylar olduğunu, afetin büyüklüğüne etki eden başka faktörün fiziksel büyüklüğünün sıklığı olduğunu,

-Olayı yayan güç dalgalarının bölge uzaklığına göre değiştiği,

-Afet yönetim sisteminin, hazırlık, müdahale, olası zarar azaltma, afet riskinin azaltılması, etkin kamu politikaları güvenli yerleşim, yapılaşma, toplumsal talep ve katılım olduğunu. Güvenli yapıyı halkın benimseyip istemesi gerektiğini,

-Siyasetçi için en etkin aracın, toplumun isteği ve baskısının olacağını,

-Afetler kalkınmaya zarar verebilir, kalkınmayı engelleyebilir.

-Yeni afet durumu yasasının yerel yönetimlere büyük yetkiler verdiğini, Bolu'da İl Gelişme Planı çerçevesinde, Deprem Araştırma Merkezi kurulmalı. İlin bütününde afetlerle ilgili risk haritası ile risk azaltma stratejisi planı hazırlanmasını,

-Ülkede bir risk azaltma planı yok. Sanayi iradeyi uygulamaya geçirecek bir plan yok. Bolu'nun bu konuda iyi çalışmalar yaptığını,

-Belediyelerin de afet ve acil yardım konusunda risk azaltıcı strateji planlarını mutlaka yapması gerektiğini söyledi.

Üçüncü konuşmacı depremi birlikte yaşadığımız Bolulular'ın yakından tanıyıp iç içe olduğu Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu idi. Sn. Gündoğdu, Bolu ve çevresinin deprem tehlikesini anlatacaktı.

-Geçen 10 yılda yapılanların yeterli olmadığını, çoğu okul ve resmi binaların güvenliklerinin sağlanamadığını. Binalarda yaşayan insanların da psikolojik durumlarının dikkate alınması gerektiğini,

-Deprem oluşumu, Bolu ve çevresinde yapılan çalışmalara ait Valiliğe bir rapor verdiğini. Yapılan takip çalışmalarının şu anda durduğunu, çağırıldıklarında gelebileceklerini söyleyerek,

-Sayısız imar afları için el kaldıran insanların vebal altında olduğunu.

-Belediyelere, Özel İdarelere yasalarla görev verildiğini, bu yasalara dikkat edilmesi gerektiğini.

-Üniversitelerimizin Mimarlık Mühendislik bölümlerinde şehircilik ve depremle ilgili konular hakkında yer verilmesini,

-Halk önemlidir. Halk baskısı önemlidir. Ancak halk için kısa süredeki rant da önemlidir. İyi değerlendirilmesi gerektiğini,

-Bolu, 10 yıl sonrasında geldiği noktaya bakıldığında emekleme devresinde olduğunu.

-Kobe depremi Düzce depremine yakın şiddetteydi. Yanlış yapılaşmalar, yanlış tatbikatlar yapılıyor. (Şu anda deprem olsa ne yaparsınız sorusu var öğrencilere cevap yok.)

-Depremle ilgili psikolojik davranışların tanımı yapılamadığını, bu konudaki eğitimleri iyi algılamamız gerektiğini,

-Depremin oluşan mekanizmasının kıtalar arası olduğunu,

Deprem olmaz dediğimiz Konya'da meydana gelen depremlerin yadırganmaması gerektiğini, bunun da, kıtalar arası hareketin levhalardaki etkileşimi olduğunu anlattı.

23.11.2009

Bu yazı toplam 288 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim