• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

Depremin ayak sesleri mi?

Nadir Garipoğlu

Ülkemiz deprem kuşağında, hele güzel Bolumuz en aktif fay olan Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde.

Asırlarca depremle iç içe yaşamış bir şehir Bolu. Her kuşak depremin acılarını birkaç kez tatmış. 1994 depremini, 1957, 1967, 17 Ağustos 1999 ve nihayet 12 Kasım 1999 depremlerinin çoğunu bizim kuşak yaşadı.

Her depremde pek çok ev yıkıldı, insanlarımız öldü, ama o acı hatıralar belleğimizden zaman içinde silinip gitti.

Unutkan milletiz vesselam. Deprem uzun zaman olmaz diye pek çok şeyi geçiştiriyoruz, ama insan ömrü kısa değil ki. Her an hissetmediğimiz ufak derecede depremler olmakta 15-20-25 yıl aralıklarla da çok şiddetli depremleri yaşamaktayız.

Geçenlerde Japonya’da 8.1 şiddetinde deprem oldu. 8 çok güçlü ve yıkıcı bir deprem derecesi, Japonya’da ne binalar yıkıldı, ne de insanlar öldü, keza Amerikanın Kaliforniya bölgesi de şiddetli depremlere maruz kalıyor, deprem günlük yaşamın içine girmiş gibi, ne şiddetle olursa olsun deprem sarsıntısı geçince halk normal hayatına dönüyor.

Düşünebiliyor musunuz bu şiddetteki depremlerin Türkiye’de, İran’da, Afganistan’da, Pakistan’da olduğunu, doğabilecek felaketi yazmaya çekiniyorum.

Eskiler depreme küçük kıyamet derlermiş, biz bu felaketleri yaşayan insanlar olarak kıyamet gibi gelen felaketlerden ders aldık mı?
Hiç zannetmiyorum. İşte bir 12 Kasım daha geçirdik, sönük bir anma ile depremin anılarını yaşamaya çalıştık. İl Kriz Merkezi Başkanlığı’nın 12 Kasım 1999 depremi ve afete hazırlık isimli semineri ile İnşaat Mühendisleri Odası’ndaki arkadaşların yaptığı etkinliklerin dışında hiçbir hareket, anma ve hatırlama olmadı.

Ancak ulusal medyanın deprem uzmanlarıyla yaptıkları programlara göre, başta İstanbul olmak üzere her an depreme hazırlıklı olmamız vurgulandı.

İnsanları deprem öldürmez, yaptıkları ve yaşadıkları konut öldürür. Çünkü, çürük ev insanların ölmeden girdikleri tabuttur.

Her deprem sonrası Bayındırlık ve İskan Bakanlığı deprem yönetmeliklerinde değişiklik yapar. Biz mühendis ve mimarlar da bu yönetmeliklere göre konutlarımızı, binalarımızı yaparız. Son çıkan 1998 yönetmeliği gerçekten güçlü binalar yapmamızı sağlıyor ve yeni konutlarımız ona göre yapılıyor.

Peki ya eski konutlar?

12 Kasım 1999 depreminden sonra Bakanlık tarafından şehrimizde depreme maruz kalmış tüm konutlar gözden geçirildi. Az hasarlı, orta hasarlı, ağır hasarlı olarak tasnif edildi. Az hasarlılara tamirat, orta hasarlılara ise güçlendirme yapıldı.

İmkanı olanlar şehrin dışına az katlı binalar yaptı ve hala pek çok müteahhit arkadaşımız yeni yönetmeliklere göre konutlar inşa etmekte.

Az ve orta gelir gurubu aileler ve öğrenciler tamir edilmiş veya güçlendirilmiş binalarda ikamet etmekteler.

İstanbul Valiliği’nin deprem senaryoları üzerine çalışmaları var, tatbikatlar ve birtakım değerlendirmeler yapıyorlar. Uzmanların söylediğine göre İstanbul'u sarsacak depremin 7'nin üzerinde olacağı varsayılıyor, merkez Bolu olmasa bile biz bundan çok etkileniriz.

Bolumuz’da deprem darbesi yemiş, hasar görmüş, tamir edilmiş veya güçlendirilmiş; şu anda ailelerin yaşadığı, öğrencilerin barındığı tüm konutlar resmi daire binaları, fabrika yapıları değerlendirmeye tabi tutulmalı ki içinde yaşayanlara tabut olmasın.

22.11.2006

Bu yazı toplam 380 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim