• BIST 97.713
  • Altın 145,018
  • Dolar 3,5685
  • Euro 3,9995
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

DEPREMLE YAŞAMAK

Mustafa Öz

Ülkemizin her yöresi güzel denizi, güneşi, ormanı, yaylası ve aynı anda 4 mevsimi birden yaşamak güzel. Ancak bu güzelliklerin yanında tabii afetler bakımından hassas olan özellikleri de var. Ülkemizin yüzde 98'i deprem kuşağında ve önemli fay hatlarının geçtiği bir bölgede kalıyor. O nedenle deprem geçmiş yüzyıllardan bu yana bu topraklarda yaşayan insanlar için kaçınılmaz bir gerçek olmuştur. O dönemin insanları depreme karşı önlem alarak zemini sağlam yerleri ve ahşap ağırlıklı evleri tercih ederek kendilerince tedbir almış..!

Günümüzde bunca teknolojik gelişme ve bilimsel veriler ortada iken biz depremlere inat olmak üzere zemini zayıf alanlara (ovalara, alivyonel alanlara) şehir, belde ve yerleşim alanları yapmaya devam ediyoruz. Yapılarımızda depreme dayanıklılığı sağlayacak: proje, malzeme, işçilik kullanmadığımız gibi kontrolde etmiyor. Ettirmiyoruz, inançlarımızı her konuda TAM YAŞAMAZKEN tevekkül konusundaki inanışımız her şeyi ALLAH'A havale etme kolaycılığımızında oranı çok yüksek. Hadi vatandaş işine geldiği gibi hareket ediyor. Ama devlet ve kurumlar geçmiş tecrübeleri de göz önüne alarak neden gerekli önlemleri almıyor.

- Deprem riski yüksek yerlerde yapılaşma alanları ve yapı standardını neden kesin kriterlere bağlamıyor.
- Yapı denetim firmaları neden istendiği gibi denetleme yapmıyor.
- Yapılarda kullanılan malzemelerin üretiminden tüketimine TSE belgeli olması ve uygun olarak kullanımı neden denetlenemiyor.
- Hala her önüne gelen neden eline bir keser ve testere alıp ustalık yapıyor.
- Neden herkes inşaat müteahhidi olabiliyor.
- Neden Belediyeler kaçak; ruhsatsız yapılaşmaya göz yumuyor.

Van ve çevresinde 23 Ekim saat 13.41 de meydana gelen 7.2 şiddetindeki deprem ülkemizi sarstı. Yüzlerce ölü ve binlerce yaralımız ve bir o kadar da mal kaybı yıkım söz konusu.
Depremi yaşamış insanlar olarak; Van'daki kardeşlerimizin durumunu en iyi anlayanlardan olduğumu düşünüyorum. Ölenlere rahmet, yaralılara ise acil şifa diliyorum. Milletimiz bu felaketin izlerini silecek güçtedir. Ancak her felaket bir ders niteliğinde olmalıdır. Maalesef bizde DERS almak çok gecikiyor. Aynı şiddette deprem olan Japonya'da neredeyse hiçbir bina yıkılmıyor. Can kaybı olmuyor .Ama bizde bu kader gibi algılanıyor. Yanlış olan budur. Her işin tedbiri var almasını bildikten sonra. 12 Kasım 1999 depreminin yıl dönümüne sayılı günler kala yeni bir felaket haberi ülkemizi sarstığı için üzgünüz. Zaten TERÖR belası nedeniyle morali bozulan, canı sıkılan milletimizin bu felaketle bir kez daha morali bozulmuştur. Yetkililerimiz iyi bir tespit ve gözlemleme ile eksiklerimizi, hatalarımızı tespit edip tedbirlerini yüzde 98 lik Bölge için gerekli olacak şekilde olmalıdır.

CUMHURİYETİMİZİN 88. YILI KUTLAMALARI

29 Ekim 1923- 29 Ekim 2011 Tam 88 yıl önce: ümitlerin yok olduğu bazılarının MANDA ve HİMAYE dediği, padişah ve ananesinin emperyalistlere teslim olduğu bir dönemde: Millet küllerinden yeni bir kıvılcım tutuşturarak: Emperyalizme ve onun yerli iş birlikçilerine dur dedi. Kurtuluş mücadelesi YOKLUK içinde ama cesaretle, inançla, kahramanlıkla azim ve kararlılıkla veridi, kazanıldı.

Cumhuru ön plana alan milletleşmeyi sağlamak üzere cumhuriyet ilan edildi. Bugün geldiğimiz seviye ve sonuçlar tüm art niyetli tartışmalar rağmen cumhuriyetin eseridir. Çoban Sülo'dan cumhurbaşkanı, Kayseri'li ustanın oğlundan Cumhur başkanı Güneysu da ki vatandaşın oğlundan Başbakan hep bu sayede çıktı. Ancak kabuğunu beğenmeyip Cumhuriyeti reddeden 88 yılın 78 yılını yok sayanlar bunları düşünmüyor. Cumhuriyeti ve kurumlarını hırpalamaya çalışıyorlar. Oysa kusur varsa insandan kaynaklıdır. Kurumlar insanlar tarafından oluşturulur ve idare edilir. 78 yılı yok sayanlar kendi gözlerindeki MERTEĞİ görmek istemiyorlar. Ülkenin bölünmenin eşiğine geldiğini görmeyip ROL MODEL çalma diye değerlendiriyorlar. TERÖR ile TERÖRiSTİ ayırt etmek için 10 yıl harcıyorlar. Terörle müzakere etmeyi çözüm sanma kolaylığına kaçıyorlar. Ülkede tabanda ciddi ayrışmaya yol açıyorlar ve bunu görmeyip sürekli geçmişi suçluyorlar. Bu haliyle cumhuriyeti hüzünlü, buruk kutluyoruz. Bazıları da kanatınca isteksiz ve lüzumsuz görerek kutluyormuş gibi görünüyor. Daha ne kadar kutlayabiliriz şahsen bilmiyorum ve kaygılıyım.
Kutlayanlara 88. yıl kutlu olsun daha nice yıllara.

28.10.2011


Bu yazı toplam 809 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim