• BIST 82.828
  • Altın 147,822
  • Dolar 3,8219
  • Euro 4,0676
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 3 °C

Derin devlet tartışmaları

Mustafa Öz

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurum ve kuruluşları milletin ve devleti yönetenlerin gözü önünde. En tepede Cumhurbaşkanı ve idare adına Hükümet, Anayasa mahkemesi Sayıştay, Danıştay, mahkemeler, istihbarat teşkilatı, ordu ve polis milletvekilleri ve meclisimiz var. Dışarıda ise sivil toplum kuruluşları var. Olaya sistematik bakınca bir gariplik de yok olağan dışılıkta.

İçinden çıkamadığımız bir olay olduğu zaman ya dış güçlere havale ediyoruz, ya da DERİN DEVLETE göndermede bulunuyoruz.

Eskiden ben çocukken büyüklerimiz bizi ÖCÜ geliyor, gelirse fenalık yapar, yaramazlık yapma diye korkuturlardı. Aradan 45-50 yıl geçti, ben ne öcü'yü gördüm, ne de nasıl bir şey olduğu hakkında fikir edinebildim.

DEVLET yönetim erki olarak, teşkilatlanmış (hiyerarşi oluşturulmuş) tüzel bir yapı. Bu yapıyı yetkin ve etkin kılan ise: işleyişini işlevini ortaya koyan kanuni düzenlemeler ve bu düzenlemelere göre uygulayan yöneticiler (sivil, siyasi, askeri…).

Yıllarca yönetimde bulunanlar bile DERİN DEVLET'TEN bahsediyor. Ama bu derin devleti kimse tarif edemiyor. Ya da kim derin, kim sığ söyleyemiyor.

Türkiye'de DERİN DEVLET yok. Sığ devlet var. Derin devlet geçmişten ders almak üzere teşkilatlanıp; geleceği planlar. Gerek içeride gerekse dışarıda milletinin ayaklarına vurulmak istenen prangalara karşı uyanık olur. Bugünü, yarını, geleceği hesaplar. Şu an böyle bir devlet yok..! Ancak devlet yönetiminde DERİN İLİŞKİLER yumağı var. Bu derin ilişkileri ortaya çıkaramayanlar, ilişkilerin koordinatlarını belirlemeyenler, hemen kolay olana sarılıp DERİN DEVLET deyip sıyrılıyorlar.

Devleti kurumsal yapı olarak bu derin ilişkilerden kurtarıp güçlendirmek gerekirken, siyasiler kendileri de bu derin ilişkilerin (Bunların içeride ve dışarıda bağlantıları var…!) içinde olduklarından buna yanaşmazlar.

Tozdan dumandan siyasi rant sağlamaya çalışırlar. Devleti ekonomik yönden küçültme ile yönetimsel olarak küçültmeyi karıştırırlar. Devletin kurumlarını siyasetin emrinde kadrolaşma ile siyasi çıkar ile işlevsiz kılarlar. Oysa siyaset makamı şikâyet etmez. Nerede PATOLOJİK bir rahatsızlık varsa kalıcı olarak düzeltir. Bizde düzeltmek bir yana mevcudu bozmak, karıştırmak, küçük düşürmek moda haline gelmiştir. Bu modanın dayattığı elbise ise DERİN DEVLET elbisesini kim giyerse giysin çok rüküş duruyor. Çirkin duruyor.

Hele son günlerde menfur bir cinayet nedeniyle kurumların düşürüldüğü zaafı gördükçe insanın midesi bulanıyor. Başka ülkelerde de buna benzer olaylar oluyor. Ama sorumlular zafiyet göstermeden üzerine gidiyor. Bir yere sığınmıyor. Göndermede bulunuyor.

Genellikle yönetemeyen, yöneticiler döneminde bu zaaflar ve tartışmalar çoğalıyor. Sayısal çoğunluk yönetmek için yetmiyor. Siyasi tecrübe, kararlılık, derin ilişkilerden arınmış olmak gerekiyor.

Şu andaki yöneticilerimiz acaba bu ilişkilerinin hangi basamağındalar..? Değillerse neden kaç metre derin devletimiz var söyleyemiyorlar. Oynayana değil, oynatana bak… İpler kimin elinde onu bul… Bul ki devlet, devlet olsun.

Yalancı derinliklerden, aldatmalardan kurtulsun… 

Bu yazı toplam 412 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim