• BIST 102.771
  • Altın 225,904
  • Dolar 5,3119
  • Euro 6,0060
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

Devlet-millet kucaklaşması

Yüksel Gültekin

Yahya Kemal Süleymaniye’de Bayram Sabahı adlı şiirinde, Süleymaniye Camii’nde bayram sabahları yaşanan bir büyük huşuyu ve manevi atmosferi tasvir eder.

Ne zaman gerçek anlamda bir manevi atmosferin içinde bulsam kendimi, aklıma hep üstadın dizeleri gelir.

İşte Cuma gecesi (13 Ekim 2006) Kapalı Spor Salonu’ndaki “Bolulu hafızların Kur’an ziyafetine” giderken, insanları akın akın spor salonundan girerken görünce, yine aklıma üstadın ölümsüz dizeleri geldi.

“Bir geliş var!.. Ne mübarek, ne garib alem bu!..

Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu...

Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;

O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.

Bu sükunette karıştıkça karanlıkla ışık

Yürüyor, durmadan, insan ve hayalet karışık;

Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,

Giriyor, birbiri ardınca, ilahi yapıya.

Tanrının mabedi her bir tarafından doluyor,

Bu saatlerde Süleymaniye tarih oluyor.”

Abartı var mı biraz bilmiyorum ama, o gece Bolu Kapalı Spor Salonu bir Süleymaniye gibi, bir Eyüp Sultan gibi adeta tarih oldu.

Haddimi aşmamak için işin manevi boyutuna fazla girmek istemiyorum. Fakat, yalnızca şahsım adına söyleyeyim ki, hayatımda manevi olarak bu kadar haz aldığım gece ve program sayısının fazla olmadığını belirtmeden geçemeyeceğim.

Her biri sahasında birer üstat olan program sunucusu Veysel Hoca’nın tabiriyle Kur’an Bülbülleri o gece onları dinlemeye gelen Bolulular’ı mest ettiler.

Program organizasyonu tek kelimeyle kusursuz ve mükemmeldi. Ses düzeni, ışık düzeni ve özellikle de programı sunan Veysel Hoca’nın mevzuya hakimiyeti tek kelimeyle takdire şayandı.

Bu programın her aşamasında emeği geçenlere başta Belediye Başkanımız Alaaddin Yılmaz Bey olmak üzere, bize izleri kalplerimizde uzun süre yerini muhafaza edecek bu güzel geceyi yaşattıkları için kalbi şükranlarımı arz ediyorum. Adları pek görülmeyen, fakat bu programın gerçek emekçileri olan arkadaşlara ayrıca teşekkür ediyorum.

13 Ekim Cuma gecesi Bolu Kapalı Spor Salonu’nu gerek tribünlerini, gerek salonun içini , gerekse salonun dışını hınca hınç dolduran Bolu halkı ve protokol tribününde yeralan milletvekilleri, Belediye Başkanları, daire müdürleri ve diğer görevliler bir başka mesaj daha veriyorlar ve devlet ve millet kaynaşmasının en güzel örneğini sergiliyorlardı.

Hani dilimizden düşürmediğimiz toplumsal mutabakat var ya, işte o mutabakat o gece Kapalı Spor Salonu’nun çatısı altında gerçekleşiyordu. O çatı altında devlet-millet kaynaşmasının en güzel örneği veriliyordu. İnsanın o manzarayı gördükten sonra bu ülkede çıkarılan suni problemleri algılamaya aklı ermiyor. Ve insan o manzarayı gördükten sonra bir kez daha anlıyor ki; bu ülkede son sözü her daim sukunetini muhafaza eden sessiz yığınlar söyler. Bu ülkede son sözü millet söyler, millet iradesi söyler. Bu ülkede milletin iradesinden daha büyük bir irade yoktur ve olmayacaktır. İşte ben 13 Ekim Cuma gecesi bu duygularla Kapalı Spor Salonu’ndan ayrılırken dudaklarımdan gayri ihtiyari şu cümleler döküldü:

Yaşasın millet iradesi, yaşasın Cumhuriyet.

Saygılarımla.

16.10.2006

Bu yazı toplam 243 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim