• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

DEVLETİN VALİSİ Mİ, HALKIN VALİSİ Mİ?

Hasan Dinç

Geçtiğimiz Salı günü ilimize yeni tayin edilmiş olan valimiz Sayın İbrahim Özçimen yerel gazetelerin köşe yazarlarını kahvaltılı toplantıda bir araya getirdi. Ayrı ayrı hepsini tanıdıktan sonra onların sorularını aldı ve köşe yazarlarının bence ilginç sorularını çok yumuşak ve düzgün bir üslûp içinde cevaplandırdı. Konuşmasının bir yerinde “Sözlerimle değil, işlerimle değerlendirilmek isterim” dese de, dilimizdeki “Küpten ancak içindeki sızar” , “Âşıkların iniltileri hep yanık kokar”, “Mecnun ağzını her açtığında Leyla'dan bahseder”,“Eylemlerin sırrı sözlerde gizlidir” ve “Geleceğin kodları sözlerde saklıdır” gibi sözlerin doğruluğu dikkate alınırsa, Sayın Valimiz İbrahim Özçimen'i sözleriyle değerlendirme yaptığımızda, hataya düşmeyeceğimizi ifade edebilirim.

Bolu'muzun önemli ve cesur kalemlerinden Sayın Mehmet Demirci “Siz devletin valisi mi, yoksa hükümetin valisi mi olacaksınız?” diye bir soru sordu. Sayın valimiz bu soruya “Ne devletin, ne hükümetin valisi olacağım. Ben halkın valisiyim. Halk esastır. Halk varsa devlet vardır. Devlet varsa hükümet vardır. Yaslanacağımız en güvenli yer halktır. Bunu sağlamaya çalışacağım.” diye cevap verdi.

Devleti ve devlet felsefelerini elbette tartışmayacağım. Ancak devletin önemli bir organizasyon olduğunu herkes bilir. Bir devletin olabilmesinin de önemli şartları vardır ki bunlardan olmazsa olmaz ikisi halk ve vatandır. Halk ve halkın üzerinde yaşadığı vatan olmazsa devlet olmaz. Devletsiz ve vatansız halk olabilir. Uzun asırlar Yahudilerin vatansız ve devletsiz yaşadıklarını bilmeyen yoktur. Bugün birçok ülkeye dağılmış Romanlar da vatansız halklara örnek gösterilebilir. Ancak devletsiz vatan ve halkın bir anlamı yoktur. Vatan üzerinde halkın egemenliği ancak devletle temin edilebilir. Halk bağımsızlığının ve vatan sınırlarının yegâne garantisi devlettir.

Bizde kamu görevi gören herkes devlet memurudur. Bu, devletin verdiği görevi devletin koyduğu kural ve yasalara uygun olarak yapan kişi demektir. Devlet dışında kimse görev veremez, kimse kural koyamaz ve yasa yapamaz. Valiler de böyledir. Ataması devletin yetkili makamları tarafından yapılır, devletin koyduğu esaslalar ve yasalar çerçevesinde yönetimindeki kamu görevlileri aracılığı ile başındaki ili yöneten kişiye vali denir. Bu nedenle biz valileri ve memurları hep devletin valisi ve devlet memuru olarak tanımışızdır. Devlet de kendi adına iş yapan bütün görevlileri devlet memuru olarak tanımış, onlar için düzenlediği yasaya Devlet Memurları Yasası adını vermiştir.

Durum böyle olmasına rağmen son dönemde bir kısım kamu personeli iktidara şirin görünmek, böylece daha üst görevlere atamasını yaptırabilmek için hükümet yanlısı görünmeyi uygun görmüş ve mevcut iktidar da bundan yararlanma cihetine gitmiştir. Bilhassa valiler arasında bu yolu tercih edenlerin sayısı bir hayli fazladır. Bu tür valilere halkımız genelde Hükümetin valisi adını vermekte ve kendilerine pek sıcak bakmamaktadırlar. Sanıyorum yukarıdaki soru da bu anlamda sorulmuş bir sorudur. Ancak, cevap soruda istenilen gibi değildir. “Ne devletin, ne hükümetin valisi olacağım. Ben halkın valisi olacağım” cevabı soruya uygun düşmemiştir.

Sayın valimizin cevabı soruya uygun düşmediği gibi, günümüz gerçeklerine de uygun düşmemiştir. Halkın valisi olmak “Valilik hizmetlerinden daha ziyade halkın ihtiyaç ve eğilimlerinin dikkate alınması, Makamın halka açık olması, valinin mütevazı ve alçak gönüllü olması, halkla münasebetlerinde halka yakın davranması ve valinin kendini halktan biri sayması; kısaca halkla beraber halk için olmak” anlaşılıyorsa bunun için kişinin kendini “Halkın Valisi” gibi anlamsız ve ayırımcı bir şekilde tanımlamasına gerek yok. Bu tür davranışları sergileyen valilere genelde “Halkçı vali” denilmekte olup bu tür güzel davranışlara “Devlet valisi” olmak da engel değildir. Üstelik devletimizin kuruluş felsefesindeki niteliklerinden biri de “Halkçılık” olması hasebiyle bu tür davranışlara kamu görevlilerinin tümüne kapıyı açık tutmakta, halkçı davranışları neredeyse kutsamaktadır. Yok, “Halkın valisi olmaktan” kasıt, valiyi halkın seçmesi ve valinin il yönetimine atama kararnamesinin altında il seçim kurulu başkanlığının imza ve tasdiki anlaşılıyorsa bu şimdiki Anayasa ve yasalarımızca hiç mümkün değildir. Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti üniter bir yapıya sahiptir ve yukarıdaki vali atama şekli bu yapıya uygun düşmemektedir. Bu tür vali atamaları ancak federatif devlet yapılarında yapılmakta olup Türkiye'nin politik tercihlerine de ters düşmektedir. Bunlardan başka bağımsız devletlere sahip olmayan toplumlara da vali tayin edilmektedir. Ancak bu tür valilere “Halkın valisi” tabirinden ziyade “Müstemleke valisi” denildiğini de sayın valimizin herkesten daha ziyade bildiğini tahmin etmekteyim ve “Halkın valisi olacağım” derken bu tür valiliği kastetmediğinden de eminim.

Bunların dışında bir ihtimal daha var. O ihtimal de şudur. Vali Bey'in söylerken ses tonundan anladığım kadarıyla bugün anlaşıldığı haliyle devlete bizim gibi bakmadığı kesindir. Bu nedenle tereddütsüz “Devlet valisi” kavramına da karşıdır. Yukarıda işaret ettiğim gibi halk iktidara yaranma kaygısıyla hareket eden valilere de iyi gözle bakmamaktadır. Bu nedenle Sayın valimiz “Hükümet valisi” gibi görünmeyi de reddetmiş bulunmaktadır. Ancak, “Halkın valisi” kavramıyla “Hükümet valisi” görünümünü perdeleme maksadı da bu cevapta hissedilmektedir.

Her nasılsa Sayın Valimizin “Halkın valisi olacağım” cevabını çeşitli yönleriyle değerlendirmiş bulunuyorum. Bu değerlendirmelerimde isabetli olmamış olabilirim. Sayın Valimizin “Halkın valisi olacağım” cevabından neyi kasteddiğini bize iletirse o cevabı da okuyucularımla paylaşacağımdan Sayın Valimiz emin olabilirler. Konuşması sırasında basın hürriyetini tanımlarken “Basın hürriyeti birilerine hakaret etme hürriyet değildir” kuralında kendisi gibi düşündüğümü de belirtmek isterim.

Sayın valimize tekrar hoş geldiniz der, Bolu'ya hizmetlerinde kendisine başarılar dilerim. İyi ve güzel gördüğüm her hizmette kendisinin destekçisi olacağımızdan kuşkusu olmamalıdır.

15.06.2010


Bu yazı toplam 1274 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim