• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 9 °C

Dikeni olsa da

Mustafa Namdar

Dikeni olsa da, çiçeklerin en güzelidir gül. Kokusuyla güzeldir. Duruşuyla, savunma mekanizmasıyla güzeldir.

Hayatı paylaştığımız kadın da gül gibidir. İncitirseniz kanatır yüreğinizi, yakar bedeninizi.

Evinizin kadını yavrunuzun anasıdır o. Soframızın bereketi, yuvanın aydınlık güneşidir o. Bazen kınalı parmaklarla işler toprağı, doyurur karınları. Bazen boyalı tırnaklarla kazır yaşamın çilesini.

Onlar, nene hatunların torunları. Onlar, Halide Edip Adıvar’ın düşüncesinde erinin yanında, eriyle omuz omuza İstiklal Mücadelesindeki çetin yolda görevini yapan Türk kadınları. Aldıkları emanet, Cumhuriyet Türkiyesinde, kimi kilim dokuyor desen desen, kimi otomatik tezgahlara kumanda ediyor. Kimi, uygarlıktaki yerimizi projelendirmek düşüncesiyle süslüyor rüyalarımızı.

Türk kadını, cumbalı pencerelerin arkasından caddeye inerek savunuyor haklarını. O, mühendis gözüyle planlıyor geleceğini. O, doktor gözüyle güç veriyor hastasına. O, öğretmen olarak şekillendiriyor genç beyinleri. O, adaleti tartıyor hassas terazide. O, tohumu meyveye döndürüyor. O, hayatın iki ayaklı merdiveni. O, hayatın olmazsa olmazı. O, dikeni olsa da çiçeklerin en güzeli...

Dünya Kadınlar Günü’nde okulumun 20’den fazla öğretmeni toplanmış günlerini kutlarken, kurdukları dost sofralarına konuk oldum. Müdürleri karanfille alıyordu gönüllerini genç öğretmenlerimin. Mutlulukları gözlerindeki parıltıdan dışa vuruyordu. Sofraları bereketli, günleri kutlu olsun. Yuvayı şenlendirecek, yöreyi kalkındıracak, törenin olumsuzluklarını kafalardan kazıyacak, sevgiyi yeşertecek, öğretmenlerimin günleri kutlu olsun.

GADUNLA YOLU KESMİŞLE

Dünya Kadınlar Günü. Cumhuriyet Türkiyesinin kadın temsilcileri Bolu’daydı. Edirne’den Ardahan’a, Sinop’tan İskenderun’a her ilden bir çiçek gibi Anadolu buketi olmuş yürüyorlardı İzzet Baysal Caddesi’nde. Kadın elinin değdiği yer belli oluyordu, pırıl pırıldı cadde...

“La yeğen gadunlaa yolu kesmisle ne oluya biliyon mu?”diyordu önümde gidenlerden biri. “Bugün Kadınlar Günü emmi, herhalde onlardır bu yürüyenler” diyordu yanındaki genç.

“La yeğen bunlarınan baş etmek golay değil. Helal olsun valla, goca caddeyi kesmişle. Ninenin habarı yok herhal. Televizyondan neyi bişeyle dinleyo da bana da gonuşup duruyodu. Godun hakları filan deye. Bundan sona işimiz zor olsa gerek. Kim gidecek dama samalığa? Kim sağacak sığırı? Kim yapacak bostanı? Valla gorkulu bunladan. Eyi ki nenenin habarı yok!..”

Merak etme dedim içimden. Türk kadını uyanıyor. Onun da heberi olacak bir gün gelişmelerden diyerek ayrıldım peşlerinden.

13.03.2007

Bu yazı toplam 481 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim