• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C

Dilin gücü

Aykut Karagüzel

Bizlere hep sorarlar, -Edebiyat, Türkçe öğretmenlerine- şu sözcüğün kökü ne acaba? diye. Bizler de bazı sözcüklerin eskiden farklı bir şekilde kök anlamı taşımasına rağmen, günümüzde şu anlamı kazanmıştır ve bu kullanımı en doğrusudur deriz. Bir örnekleme yapmak istiyorum. “onur” sözcüğünü ele alalım; bu sözcük Türkçe bir sözcük olup, ilk çıkışında “kibir, büyüklük taslama, insanlara tepeden bakan” anlamları taşımaktadır. Ancak günümüzdeki anlamıyla “şeref, maneviyatı güçlü vs.” anlamlarını içermektedir. İşte bizler bu tip sözcüklere “galat-ı meşru” sözcükler diyoruz. Bu tamlama Arapça bir tamlama olup, yanlışı doğru olarak kabullenme anlamını taşımaktadır.

İşte bu örneklememde de açıklamak istediğim şudur ki, dil asla durağan bir yapıya sahip olmayıp, hareketli bir yapıya sahiptir. Kulakları çınlasın fakültedeki Türk dilbilgisi hocamız Sabiha GEMİCİ geldi aklıma. O zamanlar ona çok kızardık ama bugün anlıyoruz ki onun ve de Necatibey Eğitim Fakültesi'nde okumak gerçekten ayrıcalıklıymış.

Dilin canlandırma ve sözcüklere hayat verebilme gücünü sizlere aktarmak istedim bugün. Bu konu ile ilgili hiç şüphesiz değerli dilbilimci büyük üstat Mehmet KAPLAN Hoca'nın arşivinden faydalanmak en isabetli karar olacaktır zannedersem. Tabi ki her zaman olduğu gibi yine en son karar sizin değerli okurlarım.

Dilin Canlandırma Gücü (Mehmet KAPLAN)

Maksim Gorki, fırıncı çıraklığı yıllarında, Tolstoy'un bir hikâyesini okurken, öylesine kendinden geçer ki acaba kâğıdın içinde büyülü bir şey mi var diye havaya kaldırır bakar. Tabi ki beyaz sayfa üzerinde siyah harflerden başka bir şey göremez. Fakat saf fırıncı çırağını ve bütün saf okuyucuları büyüleyen şey, o ak sayfa üzerinde yazılı kara harflerden başka bir şey değildir.

Harfler seslerin işaretleridir. Kelimeler ise seslerden oluşur. Yazılı veya sözlü işaretlerle, göz önünde bulunmayan her şeyi göz önüne getirebilir, ölüleri diriltebilir, ağaçları konuşturabilirsiniz. Bu büyü değil de nedir?

Güzel bir roman okurken Maksim Gorki'de olduğu gibi, kitap, kâğıt, harf ortadan kalkar; gitmediğimiz şehirlerde dolaşır, tanımadığımız insanlarla tanışır, onların yatak odalarına, hatta ruhlarının içine gireriz. Hayat boyunca öğrenilen kelimeler, bizim hafızamızda onların hayali ile beraber, gözle görünmez bir dünya yaratırlar. Bir hikâyeyi dinler veya okurken, ses veya yazı, hafızamızdaki hayallerimizi canlandırır. İyi bir edebiyatçı, dilin bu canlandırma gücünden faydalanarak asıl dünyaya benzer ya da ondan daha zengin değişik bir hayal dünyası yaratır.

Herkesin bildiği, günlük hayatta kullanılan kelimelerin hayal mekanizmasını daha çabuk harekete geçireceği gayet tabiidir. Bundan dolayı büyük yazarlar, yeni kelimeler icat etmekten çok herkesin bildiği kelimelerle yeni dünyalar yaratırlar. Bu, alelade taş, tuğla ve çimento ile güzel bina yapmaya benzer.

Sanat eserlerinde güzellik, kullanılan malzemeye değil, onlarını bir araya getiriş, kullanış tarzına bağlıdır. Aynı tüp boyalarla usta ressamlar şaheserler yaratır. Benim gibi doğru bir çizgi çekemeyen birisi, sadece tuvali karalar.

Dili kullanış da bundan farksızdır.

Bir yazar, kullandığı her kelimenin dış âlemde ya da insan hayatında neye karşılık olduğunu bilmelidir. Bülbül ile karga, ayrı kuş çeşitlerini gösterir. Şefkat, merhamet ve sevgi kelimeleri arasında öyle ince farklar vardır ki, sevdiklerimizin bize karşı besledikleri duyguyu ayırırken bu kelimelerden birini veya ötekini kullanmak bazen hayati bir önem taşır.

22.05.2008

Bu yazı toplam 973 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim