• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -1 °C

Dinleme fiili

Mustafa Namdar

Siyaset kürsüsünde gündem, dinleme fiil çekimiyle devam ediyor. Çekimde kök kelime dinlemek üzerine. Dinliyorum. Dinliyorsunuz. Dinliyorlar...

Bu çekim bugüne ait bir olay olmasa gerek. Osmanlı’dan günümüze gelen bir kural sanki. Eşikte, beşikte, kapı aralığı, kapı arkasında sese kulak vermek bugünün işi değil ki. Kulak misafiri olmak deyimi, bugünün dostları arasında mı ortaya çıktı? Gökten zembille inmedi ya. Tencere dibin kara. Seninki benden kara gibi bir şey yapılan tartışmalar.

Kelimeyi başka başka anlamda çekmek mümkün. Çok sesli koro gibi. Tek farkı; ses uyumu olmaması. Herkes düşünce özgürlüğüne sahipse, düşüncede belli kurallar ihlal edilmediği sürece çekim olabildiğince serbest olmalı.

Örneğin: Dinleniyorum. Dinleniyorsunuz. Dinleniyorlar. Buradaki çekimde bir kurnazlık, bir aldatmaca var gibi. Bir; konuşmalarım bir başkası tarafından dinleniyor, kayda alınıyor. Başkaları konuşmalarıma kulak misafiri oluyor anlamında. İki; yok be kardeşim, çok çalışmanın sonunda yorgun düşmüş istirahat ediyorum, dinleniyorum da diyebilirsiniz. Dinlenmek herkesin doğal hakkı değil mi? Neden, doğrular yanlış anlaşılıyor? Neden, öküz altında buzağı aranıyor? Ne kadar da şüpheci olduk! Birbirimize olan güvenimizi yitirdik!..

Bir kısmı da işine geldiği gibi şöyle çekip sündürüyor kıyısından köşesinden.

Din-leniyorum. Din-leniyorsunuz. Din-leniyorlar. İnsanların bu ve öteki dünya için huzur bulacakları bir inanç zinciri vardır. İnanç zinciri değişik halkalardan da oluşsa, bu dünyanın bir yaratıcısı olduğuna inanılır. Yaşam biçiminde birçok davranışın kuralları, yaratıcının buyruğuna göredir. Bu kurallar ölüm sonrasının yol haritasını da çizer. Bu kurallar manzumesinin bütününe de din diyoruz. Özgür düşünce doğrultusunda inançlara ait kuralları insanlar isterse öğrenir, isterse öğrenmez. Bu bireyin vicdanına kalan bir davranıştır. Dini bilgilerle donatılmış olmak, bireyin özgür iradesiyle oluyorsa kime ne? Bu konuda bilgilenmenin kime ne zararı var?..

Dinleniyor. Dinleniyorsunuz. Dinleniyorlar. Bu çekimi bir başka anlamda da kullanmak mümkün. Burada konuşanı, sabırla, dikkatle birşeyler öğrenmek için dinliyor olmak var. Bilge kişinin ağzından çıkana kulak vermek bilgisine bilgi katmak için dinlemek var.

Konuşana saygı, konuşana dinleme nezaketi var. Zoraki dinlemek, dinliyormuş gibi görüntü vermek kandırmacası olmadan can kulağı ile dinleyip öğrenme, bilgilenme, kulak verme var.

Ne demiş büyükler. Laf bilirsen konuş, dinlesinler seni. Laf bilmezsen sükut et, adam sansınlar seni. Bu sözün sahibi düşünür, günümüz dedim ki dediydilerinin içinde olsaydı ne derdi, nasıl derdi merak ediyorum.

Günümüzün gelişmiş teknolojisinde var olan elektronik aletlerle sivrisineğin kanat çırpışı gümbür gümbür kulaklarımıza gelirken dinlemek, dinlenmek kaygısı taşımak yerine, arkasında duramayacağımız konuşmaları bırakıp akıllı uslu laf üretsek daha iyi olmaz mı?

Artık günümüzde “söyleme sırrını dostuna. Dostunun dostu vardır” anlayışı yerini, “söyleme sırrını dostuna. Ummadığın yerde tele kulak vardır” anlayışına bıraktı. Eskilerin söylediği yerin kulağı vardır sözünün anlamı şimdilerde daha iyi anlaşıldığı gibi. Bu olayların geçmişte de daha iyi anlaşıldığı gibi. Bu olayların geçmişte de yaşanıyor olmasının kanıtı olmalı. Onun içindir ki konuşmalarda yer ve makamın önemi çok büyük olmalı.

05.06.2008

Bu yazı toplam 314 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim