eryaman escort , ankara escort, ankara escort
  • BIST 109.166
  • Altın 144,526
  • Dolar 3,4981
  • Euro 4,1141
  • Bolu 27 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 27 °C

Doğrusu bir garibiz

Mustafa Namdar

            10.06.2004

Her ne hikmetse Allah’ın verdiği aklı insanlık alemine yararlı olacak yeni birşeyler sunabilmek için kullanmak yerine, doğanın dengesini yaratan güce meydan okurcasına önce mevcut dengeleri altüst ediyor, sonra da eski halini alabilmesi için günler düzenliyoruz. Alaylı, halaylı projeleri uygulayabilmek için törenlerle kamuoyunu bilgilendirmeye çalışıyoruz.

Medeniyet şahikasının merdivenini her geçen gün biraz daha yükseltip teknolojiyi çok hızlı biçimde değiştirirken, sanki canlı varlıkların sonunu hazırlar gibi dünyamızı kirletiyoruz. Sanki, milyarlarca yılda oluşan dünyamızı bir buçuk asırda yok edebilmek için olağanüstü çaba sarfediyoruz.

İşte dünya denizlerinin hali. Milyonlarca varil petrolü ve zehirli atıkları denizlere boşaltıyor, balık türlerini yok ediyoruz. Sonra da sahte gözyaşları ile denizlerimizde canlı kalmadı türküleriyle ağıtlar yakıyoruz. Daha sonra deryaları bırakıp küçük su birikintilerinde balık üretme çiftlikleri kurabilmek için aklımızı zorluyoruz.

Şu insanoğlu bir garip yaratık. Kendi ellerimizle kirlettiğimiz dünyamızı eski haline getirebilmek hayaliyle doğa ve çevre günleri düzenliyoruz. Oluşumunda bir damla alınteri olmayan insanların kesip yaktığı ormanlarımızda, eğer gölge yapacak bir ağacımız kalmış ise, dibinde eyleşip nutuklar atıyoruz. "Bu memleketin tek çakıl taşına zarar gelmesini istemiyoruz" diye avaz avaz bağırırken, her yıl milyonlarca metreküp toprağı erozyonla kaybedişimize gözümüzü kapatıyoruz ve de gık demiyoruz.

Denizlerimize, ormanlarımıza karşı davranışlarımız böyle de, akarsularımız, göllerimiz, göletlerimizde davranışlarımız farklı mı? Göller, göletler ya doluyor ya da kirli atık suların doldurduğu kirli havuz haline dönüşüyor. Tüm dünya yapboz yarışında gibi. Ne yazık ki bu yarışta hep bozanları ipi göğüslüyor.

"Hey gidi koca dünya gam yükü müsün" derken sorumsuzluklarımızın faturasını dünyanın sırtına yükleyivermenin keyfini çıkarıyoruz gibi. Kişisel çıkarlarımız için gülüp oynarken dağıtıp yok etmeye çalıştığımız doğayı yeniden toplama telaşına düştük. Zaman zaman çocuklarımızın emaneti dediğimiz yerlere, çocukların üzerine tapulu olan alanları beton yığınlarıyla dolduruyoruz. Gelecekte insanlar nasıl nefes alacaklar umurumuzda değil.

Apartmanın son katından çöp poşetini caddeye savuranlar için bir anlamı oluyor mu Dünya Çevre Haftası’nın? Kimyasal atıkları derelerimize salıverenlerin bir dal için koca gövdeyi kesip atanlar için bir anlamı oluyor mu Dünya Çevre Günü’nün? İnsanlar nefes almakta zorlanıyorlarmış ne gam. Bir geçiş sürecidir yaşanan. Köyden kente yaşanan hızlı göç nedeniyle örf, adet ve gelenekler de çok hızlı değişiyor. Bu değişimde herkesin doğru bildiğini yapması sonucunda hem çevre, hem sosyal dengeler bozuluyor. Bozulan çevre ve sosyal dengeler ruhsal dengeleri de bozuyor. Doğanın dengesini bozan insanoğlundan doğanın intikamı da çok acı oluyor. Umarım bu günler bunları hatırlatır.

Bu yazı toplam 337 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim