• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

Doğu Türkistan sorunu

Mustafa Öz

Türk milleti, tarih sahnesine çıktığından beri, dostundan çok düşmanı olan bir millet olmuştur. Bazıları bu durumu düşman yaratma fobisi ilan etse de, maalesef tarihi gerçek budur. Türk insanı orta Asya'dan batıya ve Hint yarımadasına, Arap yarımadasına göç etmek durumunda kalmış, yeni vatan oluşturma oluşturmanın bedelini ödemiş ve ödetmişlerdir. Orta Asya'nın Rus ve Çin imparatorluğu tarafından paylaşılmasının bedelini de çok acı ödemiştir. Türk Cumhuriyetleri; Türkmenistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, 70 yıla yakın kominist baskı altından inim inim inlemiştir. Halen Rusya federasyonunda 32 özerk ve yarı özerk Türk akraba toplulukları var!

Durumları ise dışarıdan görüldüğü gibi değil. Komünizim bittikten sonra sistem Slav milliyetçiliği ve Ortodoks Hıristiyanlığına dönüşmüş, orada bulunan Müslüman Türkler ve diğer etnik gruplar bu baskı ile karşı karşıya kalmışlardır. Çeçenistan, Ahpazya, İngus gibi özerk cumhuriyetlerin durumu da ortadadır.

Doğu Türkistan ise Rusya ile Çin arasında toprak paylaşımı sonucu Çin'e düşen öz be öz Türk yurdudur. Doğu Türkistan'ın tarihi ile ilgili dönüm noktalarını iyi bilmeden, olaylara şaşı bakılmış olunur.

DOĞU TÜRKİSTAN

Bugün Doğu Türkistan olarak; ya da Çin'in Sincan özerk bölgesi olarak adlandırılan coğrafya, Uygur Türklerinin ATA (Ana) yurdudur.

Uygurlar Göktürk devletinin hâkimiyetinde yaşadılar.

Çin imparatorluğu 1884'de Ruslardan aldığı (Doğu Türkistan'da) topraklarda daha sonra Sincan Özerk Uygur eyaletini kurmuştur.

Çin hâkimiyeti altındaki Uygurlara sürekli baskı politikası izlediği için; Uygurlar bu baskılara karşı tepki gösteriyorlardı. Nitekim 1930 yılında bağımsızlık hareketi başlatıldı.

Uygurlar bu zulümlere karşı diğer Türk boylarının da yardımıyla 2 kere ayaklanıp devlet kurdular. 1933'de Hoca Niyaz başkanlığında kurulan devlet, Çin – Rusya işbirliği ile dağıtıldı.

— 1933 yılında Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kuruldu. Çin kısa sürede bu cumhuriyeti yok etti.

— Sovyetler birliğinin desteğiyle 1944'de kurulan 2. Doğu Türkistan cumhuriyeti ise; Çin halk kurtuluş ordusunun (Komünist ordunun) 1949 da işgali ile kanlı bir şekilde yok edildi. Uygur Türklerine kültür ve inançları yönünden baskılar da artmış oldu. Bu baskılar bağımsızlık taleplerini daha arttırdı. 1911 – 1946 arasında kendi başlarına hareket eden genel valiler Türkistan'da zalim bir idare oluşturdular.

— Uygurların başka bölgelere göre zorlanmaları ve Doğu Türkistan'da nüfus dengelerini bozmak üzere Çin’in en büyük etnik grubu olan HAN nüfusunu bu bölgeye yerleştirmesi ile hoşnutsuzluk daha da arttı.

Dünyadaki tüm Uygurlar bu durumu Demokratik platformlarda protesto etmeye devam ettiler. Son Katliam (etnik temizlik) böyle bir ortamda yapıldı.

SİNCAN ÖZERK BÖLGESİ (DOĞU TÜRKİSTAN) İLE İLGİLİ BAZI RAKAMLAR

- Sincan özerk bölgesi 1955'de oluşturuldu.

— Başşehri Urimci'dir.

— Toplam nüfusu 20 milyon civarındadır. Bu nüfusun %45'i Uygurlar, %9 oranda diğer Müslüman gruplar vardır. Geri kalan nüfusu ise Çinli Han sülalesindendir.

— Sincan bölgesinde 122 çeşit madenin yanında bol miktarda kömür ve petrol vardır. Ayrıca tarım için çok uygun alanlar mevcuttur.

— Nüfusun %30'u çalışmaktadır. Bölgede 20 üniversite vardır. Buna rağmen Çin’in geri kalmış bölgeleri arasındadır.

SONUÇ

Uygurların toprakları işgal altındadır. Çin yönetimi bu işgalini devam ettirebilmek için bölgenin etnik kimliği ve inancı, kültürü ile oynamaktadır. Dünyanın gözü önünde etnik temizlik yapmaktadır. Tarihi ve kültürel bağlarımız olan bu kardeşlerimize, insanlık adına sahip çıkmak görevimizdir. Bu ve buna benzer Dünyada mazlum durumunda her kim olursa Millet olarak zalime karşı olmalıyız. Elbette bunun bir bedeli olarak, o bedeli insanlık onuru için ödemeyi de göze almalıyız.

İnsanı merkeze alan, insanlığı adil olarak kavrayan her harekete sahip çıktığımız gibi tersine hareket eden komünist, kapitalist, ya da adı her ne olursa sistemlere insanlık adına karşı olmalıyız. Milletimizin tarihi geçmişi, kültürü ve inancı bize mazlumla beraber olma görevini vermiştir.

Bu anlamda Doğu Türkistan'da oynanan iğrenç oyunlara ve akıtılan kanlara milli bir refleks ve milli bir duruş sergilemeli, Dünya kamuoyuna bu yönde mesaj vermeli, küçük siyasi hesapları, iktidarlarda muhalefette bırakmalıdır.

''Mazluma karşı zalim yanında olmak şeytanlıktır.''

17.07.2009

Bu yazı toplam 913 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim