• BIST 97.583
  • Altın 145,649
  • Dolar 3,5726
  • Euro 3,9955
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 15 °C

DÖKÜM KALIBA GÖRE ŞEKİLLENİR

Mustafa Namdar

Düşünce özgürlüğüne inanan toplum liderleri;Ülkelerini düşünen, düşüncelerini paylaşan, soran sorgulayan, arayan araştıran, neden niçin sorularına cevap arayan, mevcutla kalmayıp, bilimin ışığında yenilikçi düşünceyle üreten gençlere bırakmak isterler. İnsan sevgisini başa koyup vatan bayrak sevgisiyle yaşamı güzelleştirecek düşüncelerin şekillenmesinin isterler. Eğitim programlarına ait yol haritalarını olası bir tehlikeden en az zararla kurtulacak şekilde zekayı kullanıp, harekete geçirmeye göre dizayn ederler. Aynı zamanda toplum liderleri iyi bir dinleyicidirler. Karşısına aldığı kişilerin ağızlarını açar açmaz yumruğunu, boğazına sokarak nefesini kesmeye çalışmaz. Böyle yapıldığında insanları konuşturamazsınız. Düşüncelerini geliştirmelerine yardımcı olamazsınız. Nasıl olsa birileri benim adıma düşünüyor diye, yuvasını yapmak için bile, başka bir yuvanın yapılmasını bekler. Onun için demiş olmalılar “Kuş gördüğü yuvayı yapar…”
Son dönem olaylarının Fotoğraf ve söylemlerine bakıyorum, olumlu olumsuz tüm olayların içinde kendi insanlarımızın yaratıcılığını görmezden geliyoruz. Her gelişmenin altında başka bir düşüncenin planlamacısını, mimarını arıyoruz. Bunlar ya tetikleyici, ya provokatör, ya karmaşa çıkarmaya çalışan zehir tacirleri…
İşte o zaman sessiz düşünüyor, fısıltıyla konuşuyoruz. Bu her davulun önünde oynayan insanlar için nasıl bir eğitim ve yaşam tarzı uyguluyoruz ki; düşünce fakiri olup başkalarının emir komutasıyla peşlerinden gözü kapalı yürüyüp gidiyor. Körü körüne yürüyenler zeka değerleri gelişmemiş engelliler mi? Eğer böyleyse bizim insanımıza biz sahip çıkamıyoruz da yabancıları işe karıştırıyoruz?
Bizim gençlerimizi bilimsel doğrular yerine, kendi doğrularımıza göre yetiştirecek hamasetle çerçevelediğimiz sınırlar içinde yetiştirmeye çalışıyoruz. Ne zamana kadar? Kabuğunu çatlatıp dünyayı görene kadar…
Yönettiğimiz insanlarla güven içeren sevgi mesajlarıyla doğru yerde doğru zamanda iletişim kuramıyorsak elin adamı bu iletişimi kuracaktır. Kulaklara kar suyu kaçırmakla kalmayıp, kulaklara küpe sandığımız böcekleri takmakta gecikmeyeceklerdir.
Bir aile düşünün çocuklarına güveni yok. Bir aile düşünün çağın getirdiği gelişmelere göre düşüncelerini şekillendiren davranışlara eylemlere göre onları dışlıyor. Bir aile düşünün bütün yatırımları diyalogdan uzak şiddet içeriyor. Böylesi bir yuvada sevgi solumak, barışı koklamak, dostluğu tüm içtenlikle birbirine perçinlemek mümkün olur mu? “Döküm kalıba göre şekillenir” diyorsak aynaya kara gözlükle değil bakarken baktığımız görmek için bakmalıyız…
Gençlerimizi kendi ayakları üzerinde, kendi özgün düşüncelerinden güç alarak ayakta kalmasını istiyorsak; üzerinde önemle durulması gereken eğitim sistemimizin taşlarını yerinden sık sık oynatarak bilinenleri de unutacak duruma getirmemeliyiz. İşte o zaman çakmaklı dolma tüfek gibi birileri namluya bir şeyleri dolduramaz. Yaşadığımız olaylarda çocuklarımızın bizim önümüzde gittiğini düşünerek onlara imkanlar sunmasını bilelim… Model kalıbın düzgün olmasını sağlayalım. En önemlisi onları ayrıştırmadan güvendiğimizi gösterelim…

Bu yazı toplam 436 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim