• BIST 98.594
  • Altın 143,471
  • Dolar 3,5613
  • Euro 3,9870
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Döküm kalıba göre şekillenir

Mustafa Namdar

            01.11.2004

İmalatta yapılacak her işin ya teknik projesi çizilir, ya da modeli ortaya konur. İş yapımında uygulanacak teknolojik işlemler, proje, teknik şartnamesi veya modele uygunluğuna göre değerlendirilir. Böyle yapılırsa müşteri ile imalatçı arasında sorun yaşanmaz. Yaşanırsa da mevcut yasalara göre soruna çözüm bulunur.

İnsanların birbirleriyle olan ilişkilerindeki davranışları da, düzeni sağlayan ceza ve mükafat sistemlerine göre değerlendirilir. İster dünya, ister ahiret için yaşam çizgisinde olacak olumsuz sapmalar için ceza, olumlular için de mükafatlar uygulanır. Dünyada bu uygulama hukuk düzenlemesi içinde yasalarla, ahirette ise cennet, cehennemle yerine getirileceği bilinir.

Suçu tanımlayan eylemleri yapan kişilere, hukukun öngördüğü ceza uygulamaları gerçekleştirilir. Suç, cezasız kalmaz, kalırsa caydırıcılığı ortadan kalkar. Bileği, yüreği ve cüzdanı güçlü olan vicdansızların hakimiyetinde ezilir kalır garipler.

Şu son dönemlerde çevremizdeki gelişmelere bakalım. Her akşam ekranlara yansıyan görüntülerde izlediklerimiz, haksız kazanç, gasp, ırza tecavüz, kapkaç, adam öldürme, sudan bahanelerle kavgalar, trafik kazaları, maç magandalarının neden olduğu olumsuzluklar... Habercilik olumsuzluk üzerine olursa, prim kazanıyor. İyi, olumlu ve yararlı davranışlar ne habercinin, ne de toplumun ilgisini çekmiyor. Zafer işaretleriyle görüntü vermek isteyenler, sürekli karelere giriyor manşetlere taşınıyorsa. Küçüklerin belleklerinde model davranışlar olarak kopyalanıyor. Olumsuzluklar üzerine projelendirilen kalıptan olumlu güzellikler çıkmaz. Hele de cezai yaptırımlarda ara açılırsa, gençlerin vazgeçilmez modeli olarak cazibesini korur.

Bütün bu olumsuzluklarda akla gelip sorumlu arandığında, günah keçisi olarak fatura, eğitim-öğretim kadrosuna kesiliveriyor. Küçüklerin her gün izledikleri cezasız kalan olayları model olarak onlar da kendi aralarında çeteler oluşturmaya başladılar. 10-15 yaşlarındaki çocukların ağızlarında sigara, elinde bıçak zaman oluyor terör estiriyor. Eskiden öğretmenin gördüğü saygı kayboldu. Sistemlerin getirdiği bedava sınıf geçmeler öğrenciyi defter-kitap taşımaktan soğuttu. Disiplin cezalarındaki yaptırımlar rehberlik servislerine bırakıldı.

Sınıflar kalabalık, öğrenciyi tek tek tanıma şansı yok. LGS ve ÖSS sınavları ile ilgili koşuşturma nedeniyle sosyal ve eğitsel etkinliklerdeki yetenekleri tespit etme şansı yok. Okullarımızda psikolojik danışman, rehber öğretmen, rehberlik servisleri yok. Olsa da yeterli değil. Disiplin Kurulları etkin bir şekilde görev yapamıyor. Zaman oluyor ne olduğu bilinmeyen kişiler tarafından öğretmen tehdit ediliyor. Bu ve benzeri olumsuzluklar nedeniyle, öğretmen caydırıcılık görevini nasıl yapacak oturup düşünmek gerek.

Günümüz öğretmeni tüm bu olumsuzluklar karşısında eskiden birinci adresi olan okuldan biran önce uzaklaşmanın yolunu arıyor. Şu cam kıran çocukların başına gelenler üzücü. Gelişmelerde kamuoyuna yansıyan madalyonun bir yüzü. Ya öteki yüzündeki onları bu eyleme iten nedenler nedir? Bilen yok. Belki kaçıncı kez yaptıkları eylem sonucu bıçak kemiğe dayanmış olabilir. Sonuçta suça ceza, başarıya ödül uygulamaları her kesimde yapılmalı. Model düzgün olup örnek alınmalı.

Bu yazı toplam 240 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim