• BIST 98.314
  • Altın 143,721
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

DOLMA AKILLAR

Mustafa Namdar

Allah'ın verdiği aklı kullanmak, kıvrımlı ve uçurum tehdidi altında yol alan bir sürücünün direksiyon hakimiyeti kadar önemlidir. Kontrollü olmayı gerektirir. Dikkat ister. İyi niyetli akıllı insanlar toplumda meydana gelecek olumlu olumsuz dalgalanmalara neden olacak konuşmaları için, uygun zamanı ve zemini seçmesini bilirler. Güneşli aydınlık bir günde çarşaf gibi bir denizde ilerleyen bir kaptanı zora sokan, ani oluşan bir fırtınada yükselen azgın dalgalardır. Akıl ve aklın yön verdiği ustalık, böyle zamanlarda gereklidir. İsmin önüne eklenmiş unvanlar ne kaptanın, ne yolcuların emniyetini sağlamaya yeterli olmaz, olamaz…
Bir delinin kör kuyuya attığı taşı, bin akıllının çıkaramayacağını deyim haline getiren toplum, bir akıllının attığı taşı, kimlerin nasıl çıkaracağı hakkında ne düşünür bilemiyorum…
Bir dizi olumsuzlukların sahibi zihinsel özürlülerden biriyse “Ne olacak deli işte” deyip geçiveriyoruz. Ya isminin önünde kültürel sınıfa ait bir unvanı varsa! Adalet terazisini elinde dengeleyen yüreğini ilahi müzikle besleyip bedenini rahatlatan, akıl rehberliği yapan, yapmasını beklediğiniz insanlar, davranışları ve söylemleriyle toplumu dalgalandıracak deprem etkisi yaratıyorsa, buna ne ad verilir bilemiyorum. Dense dense dolma akıllar denebilir.
Bir ülkede karmaşayı, sadece eline silahı alanlar değil, düşüncelerinde fay kırığı olanlar da, pekala yaratabiliyorlar. Bilinçli bilinçsiz ağızdan çıkan bir çift söz, toplumda dinamit etkisi yaratarak insanları sağa sola dağıtıyor, düşünceleri hallaç pamuğu gibi atarak tozu nefes darlığı yaratıyor.
Tasavvufta gönüllerin can suyu olan ney sesini susturup davul çalmaya başlarsak, sinirleri gevşetip rahatlatmak yerine, sadece kafaları şişirip çevremizdeki gönül dostlarını dağıtırız. Birlik beraberlik söylemleri sadece kitaplarda fantezi olarak kalır. İnsan yaşamının bazı gerçeklerini gözden kaçırıp gerçekleri kapalı mekanlara saklamaya çalışmak günümüzde kimseye yarar getirmiyor. Artık kimse leylek hikayesine kanmıyor. Bir dizi gerçekleri terbiyesizlikle örtüştürmek yerine, yeni bir yaşama merhaba diyebilmeleri için ana babaya, öğütler vermek gerekiyor. Ana karnına düşen tohuma karşı, hukuki sorumlulukların neler olduğu hakkında toplumun aydınlatılması gerekiyor. Sağlıklı nesiller için evlilik öncesi ve evlilik sürecinde neler dikkat edilmesi gerektiği konularında bilgilerin verilmesi yanında, zihinsel ve bedensel engellilik durumlarının önüne geçmek için toplumsal bilincin geliştirilmesi gerek. Bütün bunları yapabiliyorsak toplumsal kararlardan güzel ve dinletisi hoş sesler duymak insanları rahatlatır.
Aksi davranışlar kin ve nefreti körüklüyor. Asıl terbiye kurallarına uyumsuzluk böyle başlıyor olmalı. Aklı kullanmak böyle zamanlarda önemli… Eğer dolma akıllı değillerse…

Bu yazı toplam 557 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim