• BIST 93.173
  • Altın 225,857
  • Dolar 5,4398
  • Euro 6,1969
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -1 °C

DOMUZLARIN KADERİ!

Mete Ferah

        

    Geçtiğimiz günlerde ulusal yayım yapan televizyon kanallarında Denizli ilinin şehir merkezinde yaban domuzu kovalamalarını hep beraber izledik. Adı üstünde yaban domuzu, pek iyide yaban domuzunun kalabalık bir şehirde işine derseniz, sebebini biz insanlar kendilerinde aramalı. Yaban domuzları aç kaldıkları için her türlü tehlikeyi göze alıp, en büyük korkuları olan insanların en kalabalık oldukları şehir merkezlerinde görülmeye başladılar.

    İlimizin en gözde mesire yerlerinden olan Gölcük’te birkaç senedir, çöp bidonları Yabani Ayıların uğrak yeri olduğunu yerel televizyon kanalımızdan izledik. Milli Parklar yetkililerince akşamları belli saatten sonra piknikçilerin can güvenliği açısından Gölcük mesire alanının terk etmesi tavsiye ediliyor.

    Yaban hayatının tehlikeli sayılan hayvanlarından, Ayılar ve Domuzların neden bu duruma düştüklerini düşünmenin zamanının geldiğini, hatta çok geç bile kalındığını neden fark edemiyoruz acaba? Bu hayvanlar neden can güvenliklerini hiçe sayıp, baş düşmanları insanların en kalabalık oldukları yerleşim alanlarına kadar inebiliyorlar. Sebebi çok açık AÇLIK, aç kalanlar her türlü rizikonun göze alınabileceğini yaban hayvanları bile biliyorlar içgüdüsel olarak.

    Şöyle geçmiş senelerdeki yaylaları, orman içindeki çayırlık alanları göz önüne getirmeye çalışalım. Yaylalarda ve orman içi çayırlık alanlardaki meyve ağaçlarının cinslerini hatırlamaya çalışalım. İnanıyorum ki genç nesil bu soruya cevap veremeyecektir, çünkü onların çocukluk çağlarında bile yaylalarda ve orman içi çayırlarda yabani meyvelerin birçoğu yoktu, zira biz insanlar tarafından odun yapılıp yakılmak üzere kesilmişler nesilleri yok edilmişlerdi.

    Yaban Armudu olarak bilinen Ahlat ağacını, Yaban Elması olarak bilinen Acı Elma ağacını, Dağ Kirazı olarak bilinen Kuş Kirazını genç nesilden bilen var mı acaba? Böğürtlenler daha tam olmadan, Yaban Gülünün meyvesi olan Kuşburnu, kış mevsimi haricinde her zaman bulunabilen cins cins mantarlar daha topraktan çıktığı andan itibaren yine biz insanlar tarafından toplanmıyor mu? Yaban domuzunun en sevdiği yiyeceklerden olan Meşe Palamudu ilaç ve boya sanayinde kullanılmak üzere toplanmıyor mu? Doğada yaşayan canlıların doğal besinleri olan yaban meyveleri ve sebzelerine biz insanlar el koymadık mı?

      Geçtiğimiz günlerde İlimiz avcıları tarafından çok sayıda Yaban Domuzu vurulduğu yerel basına da intikal etti. Katliam sayılacak sayıdaki Yaban Domuzunu vuralar neredeyse kahraman ilan edilecekti. Yaban Domuzlarının ormanların Traktörü olduğunu bilmeyenler de bu olaya alkış tuttular. Yaban Domuzları Solucanı çok severler, Solucan bulmak içinde sulak çayırları burunlarıyla Traktör gibi karıştırırlar. Bu karıştırma sırasında yerlere dökülmüş olan Ağaç tohumlarını da toprağa karıştırmış olurlar. Ormanlardaki çayırlık alanlarda yetişenler katlettiğimiz Yaban Domuzlarının eseri olan ağaçlardır.

      Yaban Domuzu böyle topluca katledileceğine Av Turizmine sunulamaz mı? Yaban Domuzu avı için komşu ülkemiz Bulgaristan’a giden maddi durumu iyi olan birçok avcı olduğu herkesçe bilinmektedir. Avcı Dernekleri ve Milli Parklar Genel müdürlüğü bu duruma el atamazlar mı? Yaban Domuzları katliam gibi çok sayıda vurup ortada bırakılması ne kadar doğrudur?

      Biz insanlar sanki doğal yaşamdan özür diler gibi, Hayvanları koruma Dernekleri kuruyor, başıboş Kedilere ve sahipsiz Köpeklere sahip çıkmaya çalışıyoruz. Yeryüzünde yaşayan hayvanların sadece Kedi ve Köpekler olmadığını, yaşayan her canlının yaşama hakkı olduğunu, gereğince korunması gerektiğini unutmamalıyız Biz insanlar sadece kendi egolarımızı ve doğal yaşamdaki her şeyin bizlere bir lütuf olarak sunulduğunu düşünmeye devam edersek vay bu doğal hayatta yaşayan canlıların haline.

    Bir sonraki yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.       

Bu yazı toplam 516 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim