• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

Döne döne okumak

Mustafa Namdar

Meşhur sözdür: “Bizim oğlan bina olur. Döner döner gene okur.” Temcit pilavı gibi kaldır kondur aynı. Burnumuza hoş olmayan kokular geldikçe, aklımıza tavuk gübresi geliyor. Oysa, beyaz et üretimi sektörü içinde %35'leri aşan bir payı alan işletmeleri, tu kaka diyerek bir kenara itivermek o kadar da kolay değil. Sorunu tek pencereden bakıp değerlendirdiğimiz için, belki de gübre kokusu gibi konuşmaların nefes kokuları da, burnumuzu rahatsız etmeye başladı. Rahatsızlıklar baskıyı, baskılar da yasakları getirmeye başladı. “Yasak hemşehrim, geçemezsin” sözcüğü sanki yaşamın bir parçası. Yasak olan davranışları ortadan kaldırmaya yönelik önlemleri almak yerine, söylenmesi çok kolay olan iki kelime “Yasak hemşehrim!” Söyleyeni sorgulayamazsınız. Söyleyene ulaşıp soramazsınız…

Tavuk gübresini meydana getiren zincirin birbirine geçen halkalarına baktığımızda,

1- Toprak,

2- Kimyasal gübre,

3-Kimyasal gübrenin zamanla yer altı kaynaklarını kirletmesi

4- Tavuk gübresinin enerjiye dönüştürülmesindeki karşılık,

5- Gübrenin kompeze hale getirilip organik gübreye dönüşümünü sağlamak,

6- Organik gübrenin elde edilebilmesi için kümesten çıkan atıkların, boş alanlarda belli bir süre bekletilmesi,

7- Boş alanların verimsiz bölgelerdeki boş arazilerden seçilmesi,

8- Zor da olsa bulunan bu alanların kimi Milli Emlak'a (hazine) kimilerin Orman Bakanlığına, kimilerin de Belediye, köy tüzel kişiliği ve şahıslara ait olduğu bilinmekte.

Bizde genelde kurumlararası koordinasyona pek itibar edilmediği için, boş kaldığında üzerinde hiçbir işlem yapılmayan boş alanlara birileri emaneten bir şey koymaya kaldığında, üzerinde hiçbir işlem yapılmayan boş alanlara birileri emaneten bir şey koymaya kalktığında, yasaklar devreye girer. Ortak paydada buluşmanın yerini bencillik alır. Yasak kardeşim, buraya dökemezsiniz. Sonuçta izahı yapılamayan yasaklar, vatandaş tarafından delinerek kurallar altüst olur, suçluyu da bir türlü bulamayız. Gene de kokuya alışır, bal yapmaz arı gibi vızıldar, kafaları şişirmeye devam ederiz.

Beyaz et sektörü içinde bulunanlardan aldığım bilgiye göre; “Tavuk gübresinin iki katı fazla büyükbaş hayvan gübresi var. Bu gübre de tarlaya saçılıyor. Bunun hiç mi kokusu olmuyor? Kümeslerden çıkan gübre dinlendirildiğinde çok güçlü organik gübre olur. Bunun için de ya yerel yönetimlerin, ya da siyasilerin devreye girerek üst yönetimlerce koordinasyon sağlanıp, uygun olan boş alanların bu iş için tahsis edilmesinin sağlanması gerek. Bunun için de hazırlanan çevre düzenleme planından yararlanılır.

Öncelikli olarak çok kısıtlı olan tarım alanlarında, yıllardır kullanılan kimyasal ilaç ve gübrelerin çok da bilinçli olarak kullanılmadığı düşünüldüğünde, toprak kalitesinin ne hale geldiği, toprak tahlil laboratuvarlarında incelenmeli…”

Üretimde uygulamanın içinde yeralan her etkinliğin bir maliyeti olduğu kadar, insana ve çevreye verdiği zarar riski de var. Önemli olan bu zararın ortadan kaldırılması, maliyet masrafının en aza indirilmesi. Bolu'da kümeslerin kurulma aşamasında, yasalarla koşullar belirlenmiş olmasına karşın, şimdi yapılaşmanın ortasında kaldığı için feryat edilen yerlerin, şehir imar planlarında yapılaşma alanı içinde olacağı düşünülmemiş olmasının vebali de var. Ayrıca, kurulacak kümes yerlerinin tespiti yapılırken, Bolu'nun coğrafi konumu içinde rüzgar alma yönlerinin düşünülmemiş olması da, bugün yaşanan sorunun bir nedeni.

Bir civcivin 40-45 günde yenebilecek konuma gelmesi, özen beslenmesi sayesinde oluyor. Bunun için de tavuk gübresinin içinde bir kısım hormonların bulunması doğal. Bu bağlamda gübrenin sadece bekletilmiş olması yeterli mi? Gübre içinde bulunan zararlılara ait tahliller yapılıyor mu? Yapılıyorsa bu sonuçlar kamuoyunun bilgisine sunuluyor mu? Biz sadece sorunu tavuk gübresinin kokusuna indirgedik tartışıyoruz da, topraklarımızın durumu ne? Ne tür vitamine ihtiyacı var, gübre etkisi ne? Kim bilgilendirecek?..

28  08 2007

Bu yazı toplam 334 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim