• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

Dört soru dört cevap

Aykut Karagüzel

İngiliz donanmasına ait iki gemi Türk karasularına izinsiz olarak girer. Bu olay Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında gerçekleşmektedir. O alanın güvenliğinden sorumlu olan nöbetçi subay bu iki geminin karasularımızı ihlal ettiğini fark edince gemileri uyarır.

Geminin bayrak direğinde o dönemin en güçlü devletlerinden -belki de en güçlüsü olan- İngiltere’nin bayrağı çekilidir. Nöbetçi subayımız ikinci uyarıyı da yapar; ancak yine cevap alamaz. Karşı taraf cevap vermeye bile tenezzül etmemektedir. Nöbetçi subayımız üçüncü uyarısını gemilerin yan taraflarındaki boş alana ateş ederek yapar. Bu duruma çok sinirlenen İngiliz amirali, bu geminin İngiltere’ye ait olduğunu istedikleri yere girebileceklerini söylerler. Şayet bir daha ateş edecek olurlarsa bunu çok pahalıya ödeyeceklerini söyler ve kamarasında viskisini yudumlamaya devam eder.

Nöbetçi subayımız emrindeki toplara emir verir ve karasularımızı ihlal etmiş olan bu iki İngiliz gemisini batırır.

Ulu Önder çalışma odasında kahvesini yudumlayıp sigarasından bir de nefes çekmişken içeriye apar topar İsmet Paşa dalar.

Aralarındaki diyalog şöyle gerçekleşir:

 İ.P: Paşam, paşam… Duydunuz mu olanları?

M.K: Hayırdır İsmet Paşa, ne olmuş?

İ.P: Bizim genç subaylardan biri, iki İngiliz gemisini batırmış.

M.K: Bizim buradan İngiltere’yi vuracak topumuz var mı Paşa?

İ.P: Hayır, İngiliz gemileri bizim karasularımıza girmiş.

M.K: Eee, ne var bunda o zaman?

İ.P: Ne önerirsiniz şimdi?

M.K: Bak İsmet Paşa, biraz sonra İngiltere dışişleri sorumlusu odana girecektir.

İ.P: Evet, gelecekmiş; haber göndermiş.

M.K: Senin odana girdiği anda yerinden fırlayıp yakasına yapışacaksın ve ona diyeceksin ki:

Ey utanmaz herif benim karasularıma nasıl gemilerini sokmaya kalkışırsın? Senin yüzünden iki tane top harcamak zorunda kaldık. Derhal bu topların parasını vereceksin? Bak bakalım karşında bir şey diyebilir mi?

Türk’ün gücünü göstermek için Türk gibi durmalı, Türk gibi davranmalısın Paşam.

***

Gelelim bugüne…

SORU-1- Ermenistan, kardeşimiz Azerbaycan’a saldırıp bizimle kardeşimizin sınır birliğini yok edip araya girdi mi? Biz ne yaptık?

CEVAP -1- Ermenistan bizim ayağımıza gelmeyi reddederken biz onun ayağına gittik.

SORU -2- Yıllardır gencecik kardeşlerimizi şehit eden domuzlara destek veren, her saldırı sonrası da kanıtlanan peşmerge bozuntusu Talabani ve Barzani’yi Ankara’da ağırlamadık mı?

CEVAP -2- Evet, hem de krallar gibi karşılayıp ağırladık o kansızları.

SORU -3- Sol ve Atatürkçü geçinen partiler de geçmiş dönemde demokrasi ve insan hakları kandırmacasına kapılıp pkk terör örgütünün palazlanmasına göz yummadı mı?

CEVAP -3- Evet, hızlarını alamayıp bunların sempatizanlarını meclise bile sokmadılar mı?(kendileri terör örgütü olarak görmediklerine göre!)

SORU -4- Milliyetçiliğin tek kalesi gibi görünen ve seçimlerde de hiçbir şey yapmadan beklenenden çok oy alan bir partinin lideri de bunların elini her fırsatta sıkıp objektiflere poz vermedi mi?

CEVAP -4- Maalesef ki evet. Şimdi de o partiye oy veren dört kişiden üçü o lider varsa bizden oy moy çıkmaz diyor.

***

Buyurun dostlar bizi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar.

Bir geçmişteki DURUŞUMUZA bakın bir de bugünkü.

İşte ben ve benim gibilerin de KUDURUŞU da bu duruştan dolayıdır.

09.10.2008

Bu yazı toplam 806 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim