• BIST 1.196
  • Altın 489,295
  • Dolar 7,9476
  • Euro 9,4145
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 25 °C

DR.Ali Edizer Olayı

İlhami Candemir

Sayın okuyucular günlerdir GATA da başhekim yardımcısı olan DR.Ali Edizer’i konuşuyoruz. Herkesin konuştuğu bu olayı ben de gündemime aldım, bakalım ,görelim neler saçmalayacağım!

Sayın okuyucular “neler saçmalayacağım” dememin herhalde bir sebebi olsa gerek. Ben dini tedrisat görmedim,  dini bilgilerimin TEMELİ çocukluk dönemimde Ana-babamın ve köy imamının öğrettikleridir. Ancak büyüdükten sonra okuyarak bu temel üzerine  bir bina  inşa ettim.Nasıl mı?,Şöyle; Hukuk fakültesinde okurken bizlere  hukuk tarihi dersimizin içinde dinler tarihini, Anayasa dersimizin için de LAİKLİĞİ  okutmuşlardı. Ve ayrıca  hem “okumanın yaşı olmaz” diyerek ve hem de Kuran’nın  “OKU” dediği ilk emrine uyarak bu yaşıma gelinceye kadar okudum ve  halen daha(yaş 83) okumaya devam ediyorum.Bu  nedenle bu hususlarda yani DİN ve LAİKLİK hususlarında bir-iki kelam  etme cüretini kendimde buluyorum. Ya Allah deyip hadi başlayalım;

Nerede kalmıştık, DR. Ali Edizer’de. Edizer ne yapmış-özetle-Türk Medeni Kanunu’nu yerden yere vurarak, çocuk evliliklerini savunarak ve LAİKLİKLE bağdaşmayan  daha başka hususları da gündeme getirerek  toplumun  sinir uçlarına dokunduğu için eleştirilere neden olmuş ve görevinden alınmıştır(Tabi şimdilik).Yani Durum bu. Bu durumu daha iyi anlayabilmek için onun ne istediğine ve amacına bir bakalım; O demek istiyor ki ben Kuran’a göre yaşayacağım, Türk Medeni Kanunu olsun,Ceza Kanunu olsun velhasıl  KURAN’la örtüşmeyen laikliği tanımıyorum diyor.Bu düşüncelerinin iç dünyasında kalması kimseyi rahatsız etmez ama bunları alenen sergilemesi TOPLUMUN BİR KESİMİNDE infial yaratmıştır.Bir kesiminde diyorum zira  tarikatlardan ve cemaatlerden herhangi bir tepki görmedim. Yani sözün özü lamı-cimi yok Dr.Ali Edizer ŞERİAT istiyooooor.

Sayın okuyucular,dün TV.yi izlerken  nedenini anlayamadım ama  birisini 5-6 kişi darp ediyor,bu darp olayı  devam ederken bir başkası “vurmayın artık yeter” dedi işte buradan hareketle ben de diyorum ki Edizer’e vurmayın artık yeter.Neden mi şimdi ona yani meselenin püf noktasına gelelim;

Edizer’in söylediği gibi Kuran’a  göre kız çocuklarının evlenme yaşı ilk iddet müddetini doldurduğu tarihtir..(TALAK SÜRE’ si 2.3, 4.Ayet.) Kuran’a göre erkeğin eşini boşama hakkı var ,kadının yok,erkek  “boşadım” derse kadın boşanmış sayılıyor, erkek birden fazla kadınla evlenebiliyor .Peki ben şimdi kızların evlenme yaşı,  ilk iddet müddetini doldurduğu tarihtir”  dersem sanırım çok büyük tepkiler alırım. Bu tepkiler karşısında  ben “Kuran’daki Ayet böyle” dersem o zaman siz  AYET’i tanımıyoruz(HAŞA) diyebiliyor musunuz?Tabii ki hayır. Öyle ise burada büyük bir sorun var demektir. Keza Kurana göre erkeğin eşini boşama hakkı var, kadının yok dersem yine şimşekleri üzerime çekeceğim ama  Allah’ın kelamı böyle dediğimde biz O’nu tanımıyoruz diyemeyeceksiniz ki işte burada da büyük bir sorun var.Yani bu örnekleri sayfalarca çoğaltmak mümkün ise de ne anlatmak istediğimi anlatabildim sanıyorum.Hal böyle olunca müminler iki derede bir arada  kalmış durumdalar.İşte bu ikilem ,tarikat ve cemaatlerin,   merdiven altı dinsel faaliyette bulunanların  gizli ajandaları ne yapıp edip Kuran’ı hakim kılmaktır.Bu nedenle laiklik ile kavgalarını  bazen açıktan(Dr.Ali Edizer gibilerin) bazen de gizli gizli sürdürmektedirler.

Sayın okuyucular,madalyonun bir tarafı böyle, gelelim diğer tarafına,LAİKLİĞE. Bunu bizlere “devlet işleri ile din işlerinin ayrılması” dır diye öğretmişlerdi. Sonra Mısır’da  SİSİ’nin, Müslüman Kardeşler hareketinin öncüsü cumhurbaşkanı Mursi’yi  devirdiği sıralar sayın Cumhurbaşkanımız  -sanıyorum daha iyi anlaşılsın diye- laikliği  biraz daha detaylandırarak  “devlet laik olur ama insanlar laik olamaz” demişlerdi.İşte ben sayın Cumhurbaşkanımızın bu söylemini yürekten alkışlamıştım ama ne var ki sonraki uygulamalara baktığımızda söylemin iyi ama eylemin öyle olmadığını görünce yine yeise kapıldım.Neden yeise kapıldım,cemaat ve tarikatların devletin tüm kademelerine sızarak devlet yönetimine ortak olmalarına göz yumulduğu için yeise kapıldı.

Sayın okuyucular, yukarıdan beri  gerek Kuran’a göre yaşamak isteyenler ile gerekse “ben Müslüman’ım deyip-ben de dahil- Türk Medeni Kanunu’na ve devrim kanunlarına göre yaşamak isteyenlerin çekişmesi, sürtüşmesi ilanihaye devam mı edecek yoksa bir çözüm mü bulunacak.Eğer toplumun birlik ve beraberlik  içinde yaşaması isteniyorsa bu olaya bir çözümün bulunması kaçınılmazdır.Bir ara-yanlış hatırlamıyorsam- ya hakim savcı adayları ile veya imam hatiplilerle ilgili bir toplantıda yine sayın cumhurbaşkanımız “İslamiyet”in de güncelleştirilmesi gerekir” mealinde bir görüş ortaya koymuşlardı, bu görüş  nedense medyada fazla yer almadı,sadece bir üniversite rektörü” böyle  şey olmaz” anlamında görüş bildirmişti .Konu kapandı gitti.(Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür, yanlış hatırlıyorsam affola)

Biliyoruz ki bizim dinimiz zorlama değil, kolaylıklar dinidir.Örneğin su yoksa teyemmüm yap,hasta isen orucunu tutmayabilirsin,kefaret öde,yolcu isen orucunu tutmayabilirsin, kefaret öde,salgın hastalık varsa Cuma namazlarını eda etmeyebilirsin,hacca gitmeyebilirsin gibi.Neyse uzatmayalım.

Bu laf kalabalığından sonra ben derim ki başka Kitap ve Peygamber gelmeyeceğine göre(bunu da yorumlamak gerekir diye düşünüyorum) Allah’ın kanunlarından yararlanılarak gelişen bu bilgi ve teknoloji çağında,  “Peygamberimiz(S.A.S.) günde el ve ayaklarını beş vakit yıkıyordu deniliyorsa, tamam bizler de yıkayalım ama deveye biniyordu denildiği zaman öyle ise bizler de deveye binelim taksiye, uçağa binmeyelim mi diyeceğiz. İşte bu nedenle İslam uleması toplansa, “ZARURET yasakları mubah kılar” referansı ile Ayet’leri lafzı ile değil ruhu ile  yorumlasa olmaz mı?Örneğin bilindiği gibi İran’da kadınların araba kullanmaları ve bu yönde ehliyet almaları yasak iken(dinen deniliyordu) şimdi ise bu yasak kaldırıldı şimdi  kadınlar taksi vs. araçları kullanabiliyorlar(buna da  din cevaz veriyor diyorlar).Hatta dünyanın pek çok İslam ülkelerinde buna benzer değişikliklerin olduğunu görüyoruz.

Sayın okuyucular, bilmem ne kadar çam devirdim bilmiyorum ama halisane amacım bu kavganın biran önce ortadan kaldırılmasıdır.

Hoşça kalın.12/10/2020

Bu yazı toplam 1891 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim