• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 15 °C

DÜN BUGÜN YARIN

Mustafa Namdar

Yaşamın düşünce yelpazesinde bu üç noktanın iz düşümünü çıkarmak geleceğin sağlıklı yol haritasının çıkarılmasındaki vazgeçilmezler olmalıdır. Gecici olarak kabul edilen dünya yaşamında ayağımıza taşların takılmasını istemiyorsak, geçmişte yaşananları, başarı ve başarısızlıklara neden olan uygulama ve davranışlara bakarak sebep sonuç ilişkilerini iyi analiz etmek zorundayız.
Dünü kendi içindeki olanaklara göre varolan imkanları nasıl kullanmışlarda başarıda istenen noktaya gelinemediğini tarafsız bir gözle irdelemek, insanın doğru yürümesini sağlar.
Dünyada hiçbir şey ilk günkü gibi değil. Artan nüfusla gelen gereksinmeler, insanları, yaşamlarını kolaylaştırmak için yeni buluşlara zorlamıştır. Dün ile bu gününün karşılaştırılmasını yaparken dönemin yöneticilerini, sanayicilerini, tarımla uğraşanlarını her platformda acımasızca eleştirmek insafsızlık olur.
Dün dünde kalmıştır.
 

Geçmişi kendi karanlığında çekip almak gerek. Bu günün yaşam trafiğinde geçmişi belli bölümlerde rehber olabileceğini hatırlayarak planlamalarda, dikkate almanın yanılgı payını azaltacağına inanıyorum. Yeterki düne, dünün yöneticilerine şartlanmış içinde bakmayalım. Yeterki dünün olaylarını, At gözlüğü ile bakarak değerlendirmeyelim, olaylara yanlı bakmayalım. Bir kısmı insanların dediği gibi “Bırakın kardeşim dün dünde kalmıştır. Biz bu güne bakarak geleceği planyalalım.” Derken, bir kısmı da, gölgeli duvar gibi arayan, sırtını dayayıp günü yaşama arzusunda olan insanları içinde bulundukları tembelliğin getirdiği uyku modundan uyarılması gerektiğine inanıyor.
 

Çalışmak, çalıştırmak, üretime yönelik ortamları hazırlamak gerektiğini söylüyor. Bir kısmı da, olumsuzlukların kaynatıldığı kazanların altına odun atıcılıktan kurtarıp' insanları boş bırakmayacaksınız. Bir kısım kurumların yaptığı gibi akşama kadar çukur kazdıracak, ertesi gün gene kazılan çukuru doldurtacaksınız ki dedikodu yapmaya mecalleri olumsuz ve yıkıcı faaliyetler için gücü kalmasın.'
 

Bugünü güzelleştirmek için alın teri dökmesini bilmeyen, yaşamın her yönüyle bedavacı tarafından nasiplenen, gak dediği zaman suyu, guk dediği zaman ekmeğinden, yakacağına, çayından çorbasına hatta buz dolabı, çamaşır makinasına kadar, taşı sıksa suyunu çıkaracak insanların da içinde olduğu bireylere ihtiyaçları noksansız verilirse, bugünden kaygısı olmayanların yarını düşünmelerine gerek var mı?
 

Has düşünseler de yarınların ne getirip götüreceğinden kimin ne kadar bilgisi var? En doğrusu ne dün, ne de yarın. Bugünü yaşamaya bakalım. Yarınlar için Mevla kerim… Kerimin kuyusu derin deselerde onun da çaresinu bulur uyanık insanlar. İpi biraz uzunca tutarlar olur biter…

Bu yazı toplam 804 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim