• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

DÜNYA BARIŞ GÜNÜYMÜŞ!!!

Mustafa Namdar

Günümüzde kutladığımız günler, geçmişte yaşanan olumsuzlukların tekrarlanmaması için birer hatırlatması olmalı. Kazanılan zaferlerin, birlik beraberlik içinde elde edildiğinin işareti olmalı. Çeşitli anma günleri de meydana getirilen kazanımlarda canıyla, kanıyla elde edilen varlıklara ait emanetlerin korunması ve bu yolda hayatlarını verenleri rahmetle anmak adına hatırlatmalar olmalı…
Dünya barış günü de, kimlikleri ne olursa olsun dünya coğrafyasında yaşayan insanların, güzellikleri eşit ölçülerde paylaşımı, dostça, sevgiyle oluşan bir dayanışma içinde mutlu yaşamalarını tesis etmek adına olmalı…
Adem ve Havva ile başlayan insanlığın varoluşunda, beyinleri kemiren bir hırsta yerini almış olmalı ki, Adem aleyhisselama bahşedilen o güzelim cennetten çıkmasına neden olmuş.
Hırs; sonu gelmeyen istek, aşırı tutku. HIRSLANMAK İSE: Çok kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek. HIRSLIDA: doymak bilmeyen aşırı istekli, tutkulu, öfkeli ve kızgın olarak sözlüklerde yerini almış.
Hırs; barışı bozan mantıksız düşünceler içinde, insanları kavgaya götüren tetikleyiciliği sonucu, kavga etmekten başımızı alamıyoruz…
Bir anlamda içimizdeki hırsı iyilikler, güzellikler bağlamında kullanmayı, kullatmayı öğretebilsek belkide kavgalar hiç olmayacak. İçimizdeki hırs olmasa, yeniliklerin, yeni buluşların, olması da mümkün olmayacak. Bu durumda, bir başka gerçeği. Önemli olan karşımızdakileri en duygularımızın tutsağı haline getirmemek! Paylaşımcı, adaletli ve sevgiyi öne çıkaran, güven veren yapıda olunmasını sağlamak. Doğruyu bulma yolunda kişisel çıkar yerine mantığı düşüncelerin önüne koyabilmek… Konabilir mi? kitapların yazdığını, hileyi düşünmeden yapabilsek belki! Ne var ki dünya olaylarında çoğu şey, kitapların yazdığı gibi gelişmiyor…
Dünya barışı ailede başlamalı, okullarda öğretilmeli, yaşam da uygulanmaya koyulmalı. Yönetimlerde sosyal adalet sağlanmalı, kimsenin kimseye bende niye yok haseti olmamalı.
Çocuk anayı babayı, öğrenci öğretmeni, halk yönetenleri örnek almalı. Parçalanmış ailelerde göz önünde işlenen ana baba cinayetlerinde bu iş nasıl olacak? Heran değişen sistemlerle kaybolan öğretme görevinde öğretmen nasıl model alacak? Siyasetin hamuruyla yoğurulan yönetici benim memurum, benim işçim, benim askerim polisim diyerek, toplumu ayrıştırmaya teşvik ederse, birlik beraberlik nasıl sağlanacak?
1 Eylül dünya barış günüymüş. Güldürmeyin… Ortadoğu ateş çemberi içinde! Henüz ömrünün baharında gerçek yaşamın ne olduğunu anlamayan çocuklar katlediliyor. Nasıl barış günü bu? Dünya siyasetini elinde tutanlar bir tarafta dünya barışı diyerek dudaklarını oynatırken, diğer taraftan bu insanları nasıl birbirine düşürüp sahip oldukları zenginlikleriyle birlikte akıllarını da tutsak edebilirim diye yürek atışlarını dizayn ediyorlar, sahte gülücüklerle mesaj veriyorlar. Hadi canım sizde…
Adem ile Havva'da başlayan bu hırs, insan aklının bir köşesinde varken. Allah'ın verdiği aklı hırsımıza egemen kılamadığımız sürece, bu kavgaların sonu gelmez. Bizler uygulamadan, eylemden uzak, sadece sözünü ederiz…Ateş üzerinde cennet vaadi ne kadar zor..

Bu yazı toplam 520 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim