• BIST 98.653
  • Altın 143,637
  • Dolar 3,5674
  • Euro 3,9918
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 18 °C

Dünya Çevre Günü

Mustafa Namdar

Günümüzde özgürlükler alabildiğince sınırsız değil. Toplu yaşamlarda yapılan her eylem bir başkasını rahatsız ediyorsa, insan hakları düşüncesi bunun sınırını belirleyen önlemleri alıyor. Artık burası benim deyip etrafı, burası benim ülkem deyip başka ülkeleri rahatsız edecek, zarar verecek davranışlarda bulunma lüksümüz yok. Doğanın korunması, insanların sağlıklı yaşamaları için dünya milletleri bir araya gelerek, olası zararlardan korunmak için bir dizi önlemleri alıyor ve ortak hareket etmeye özen gösteriyor ya da zorluyor.

Her geçen gün dünyada ekolojik dengelerin bozulması sonucu enerji kayıplarının yanı sıra küresel ısınmanın da arttığını bilim adamları bangır bangır bağırıyorlar. Sadece konuşmakla kalmıyorlar, önlemler için reçetelerini de sunuyorlar, bütün bunlara karşın. Toprağın tüm canlılar için doğal kaynak olduğunu bilmemize rağmen, onu kimyasal ilaç ve atıklarla bozuyor, erozyonla yok olmasına gözümüzü kapatıyoruz.

Yaşam için en önemli oksijeni sağlayan, tüm canlıların nefes alıp vermesinde akciğer görevini yapan ormanlarımızı, ormanlarımızla birlikte içindeki tüm canlıları yakıp kül ediyoruz. Yer altı kaynaklarımızı koruyamıyor, sularımızı temiz tutamıyoruz.

Tarihe tanıklık eden eserlerimizi koruyamıyoruz. Temizliğe gereken önlemi almıyoruz. Çocuklarımızın emaneti diyerek hamasi söylemler yaptığımız değerlerimizi korumakta zorlanıyor, yok olmasına göz yumuyoruz.

Temizlik imanın yarısıdır diyoruz, yüzümüzü yıkamaya üşeniyoruz. Temizlik dendiğinde ayakkabımızın boyası, pantolonun ütüsü, çorabımızın, gömlek yakasının kiri aklımıza gelse de, onları da gerektiği şekilde yapamıyoruz.

Bacamızdan çıkan dumanın, kullandığımız kimyasalların doğaya verdiği zararı düşünemiyorsak, sokakta yürürken ayağımıza takılan nesneyi alıp bir kenara koyamıyorsak, su ve elektriği tasarruflu kullanmasını beceremiyorsak, çöpümüzü yerinde ayrıştırıp ekonomiye kazandıramıyorsak, yıkılan ağacın yerine yenisini dikemiyorsak, Dünya Çevre Günü ne anlam ifade eder? Çevre temizliğinden söz etmek ne derece inandırıcı olur?.. Allah'ın bahşettiği doğa güzelliklerimizi ne kadar nasıl koruyabiliyoruz sorusunun cevabını vicdanlarımızda yapacağımız özeleştiri ile bulacağımızı sanıyorum. O güzelim piknik alanlarında çevreye atılmış çöplerden oturacak yer bulamıyorsak, çeyizlik eşya gibi dallara asılmış naylon poşetlerle karşılaşmaktan rahatsız olmuyorsak, neyin çevre günü kutlaması diye soruyorum.

İşte sıcaklar başladı. Her yıl gündeme getirilen tavuk gübresi kokusunu ciğerlerimize çekmeye başlayacağız. İşlenmemiş gübrenin toprak kalitesini bozduğunu, verimliliğini düşürdüğünü, isminin önünde ünvanları bulunan adamlar dile getirdikleri halde, suların bozulduğunu damak tadından anlaşıldığı halde, hala daha bir çözüm bulunamıyorsa neyin çevre temizliği. Bu konuda ülke genelinde yasal önlemler alınmadığı sürece, rekabet olayında eşitliği sağlayamadıkça hangi kokuyu nasıl ortadan kaldıracağız inanamıyorum.

Çevrenin esas sahibi küçüklere bu işin gerçeğini öğretebilirsek belki, onlar emanetimizi sağlam isteriz diye ayağa kalkarlar diye düşünüyorum.

08.06.2010


Bu yazı toplam 589 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim