• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 20 °C

Dünya Fizyoterapistler Günü

Mustafa Namdar

            15.09.2004

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kemal Demir Fizik Tedavi Rehabilitasyon Meslek Yüksekokulu’nda mütevazi bir ortamda 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü kutlandı.

Dünyada 7,5 milyon engelliye karşın 3700 Fizyoterapist bulunduğu, yaklaşık 1700 kişiye bir fizyoterapist düşerken, Türkiye’de 17000 kişiye bir terapist düştüğü ifade edildi Okul Müdürü Prof.Dr. Ferda Dokuztuğ tarafından.

Fizyoterapist dendiğinde hemen hastanın akla geldiği sağlıklı insanların yanlış davranışları sonucu engelli duruma düşebileceklerini.

Son zamanlarda özürlülerin topluma neden kazandırılmıyor soruları yoğunlaştıkça, terapistler akla gelmeye başladı.

Bireyi üretken toplumlar sosyo-ekonomik olarak güçlü olurlar, mutlu ve huzurlu olurlar. Refah içinde olmak isteniyorsa, vücudumuzu sağlıklı kullanmak durumundayız.

Hareketsiz insan 30 yaşından sonra gerilemeye başlıyor. Efor kapasitesini kaybediyor. Sağlıklı ama çalışma yöntemini bilmiyor. İnsanlar yaşlandıkça oturmak istiyor. Okullarımızda fiziksel yapıya uygun egzersizler yapılmıyor. Toplumun hareketlenmesi için terapiste ihtiyaç var.

Bu toplumda sağlıklı insanlar olduğu gibi, özürlü olanların da olduğu düşünülmeli. Yalnız sağlıklı insanlar için dizayn edilen mekanlar da beyin gücünden yararlanacağımız özürlü insanlarımızın da olabileceği düşünülmüyor. Mimarlarımız yapının güzel ve kullanım alanı iyi değerlendirilmiş olmasına, mühendis statik hesabın dayanıklı olmasına dikkat ederken, özürlü bir insanın bu binalara nasıl girip çıkacağını hiç düşünmüyor.

Sokaklarda yapılan özürlü rampaları, toplu taşıma araçlarından binip inmek için hiç de tekniğe uygun işlemler yapılmıyor.

Toplumda özürlü insanların da üretkenliğini istiyorsak, yaşamın her yerinde özürlülerle birlikte yaşamaya merhaba diyebilmek için "Haydi hep birlikte çalışalım" dememiz gerek dedi.

İkinci konuşmacı Fizyoterapist Gezen Hanım "Fizyoterapist-Hasta" ilişkileri üzerinde durdu. Hasta ile olumlu etkileşimin kurulmasının gerekliliği üzerinde durdu. Hastanın özgürlüğünden aktif dinlenme anlatmaya katılma hakkından. Kendimizi hasta yerine koyarak empati uygulamasının gerekliliğinden bahsetti.

Sonuçta üniversitelerimizin teknik alanlarına yönelik fakültelerin de fizyoterapist derslerinin konmasında yarar olduğunu düşünürken, hastanın kendini anlatma özgürlüğünün bu kadar yoğun hasta muayene eden doktorların nasıl tahammül göstereceği merak konusu.

Sağlık Bakanlığı’nın hasta tabip etkileşiminde yeni uygulamalar getirmesine yönelik çalışmaların olduğunu öğreniyoruz.

Bekleyip göreceğiz.

Bu yazı toplam 337 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim