• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

DÜŞMANIN BİLE MERT OLANI LAZIM

Mustafa Öz

Ülkemizde son yıllarda toplumun değer yargılarını sarsan olaylar sıkça görülmeye başlandı. Herkes kuşku ile bize ne oluyor sorusuna cevap bulmaya çalışıyor.

Türkler Müslüman olmadan önce de namus kavramına son derece önem veren bir milletti. Yürüttüğü mücadelelerde belden aşağı vurarak, gayri ahlaki metotlar kullanarak bir sonuç almaya çalışmazlardı.

Müslüman olduktan sonra ise, inançları teşhir etmekten daha çok kaçınıyorlardı. İslamiyet bu milletin o güzel hasletleriyle o denli uyuştu, birleşti ki bu millet islamiyetle şekillendikten sonra her yönüyle ciddi gelişmeler yaşadı. Hoşgörü de, insanlık da, inançları yaşamada, yaşatmada, aile yapısında hep örnek teşkil edecek özellikler vardı.

Son dönemde LİBERAL (kapitalist) yaşam biçimi siyaseti, ekonomiyi, aile yapısını, toplumsal değerleri birer birer esareti altına almaya ve yok etmeye başladı.

İnaçlısı, inançsızı olayların içinde iyice karıştı. Kime inanıp güveneceğimizi şaşırdık. İnsanlar önlerine ne gelirse sonucu nereye varırsa varsın, kime zarar verirse versin düşünmeden her türlü hileyi, komployu, belden aşağı vurma hareketlerini yapmaya başladı.

Bu gelişmeler insanları tedirgin etti. Güven bunalımı arttı. Artık en yakınlar bile birbirine kuşku ile bakar hale geldi.

Telefon dinlemeleri, teknolojiden yararlanarak gizli görüntü elde etmeler. Bu şekilde hasımları alt etmek için tertipler yapmalar çoğaldı.

Özellikle topluma örnek olacak insanlar üzerinde bu tür çalışmalar yapılıp onların toplum önünde teşhiri sağlanarak; haysiyetleri, konumları iki paralık hale getirilip bundan RANT elde edilmeye çalışılıyor.

Siyaset kurumunun son dönemeçte bu metotları kullandığı bu yönde insanları suçlu ilan edip içeri tıktırdığı her yerde konuşulur hale geldi.

İnsanların dışa vurmamış hataları, günahları MAHREM noktalarına gizli dalış yapılarak teşhir ediliyor. Evet bu suretle o insanı ve yakınlarını saf dışı edebilir, bu adi yol ve yöntemlerle kısa vadeli kazanımlar da sağlanabilir ama! Bu metotlar toplumu derinden sarsıp YOL geldiğinde kimi ne zaman ne şekilde vuracağı hiç belli olmaz.

Özellikle Müslüman olup inançlıyım diyenler gizli kalmış günahları deşeleyerek (belden aşağı vurarak) sonuç alma yolunu hiç seçmemeli. Bu metotları batı toplumları kullanıyor biz de yadırgıyorduk. Aynısı şimdi bizde olmaya başladı.

Topluma önder olan insanların önder olma özellikleri nedeniyle her hareketlerine, davranışlarına yaşam biçimlerine dikkat etmesi gerekir. Ama bizlerin de her fırsatta bu tür makam, mevkii sahibi kişileri fırsat kollarcasına takip edip gizli metotlarla topluma teşhir etmemiz gerekmez mi?

Kul hakkından başka her türlü günahı affeden ALLAH affediyor. Ama biz hiç affetmiyoruz. Peki, biz hiç günah işlemez miyiz? Sütte leke var bizde hiç yok mu? Herkes elini vicdanına koysun düşünsün. İnsanların gülünç durumlarını, suçluluk hallerini teşhir ederek toplum ıslah edilmez.

Bu tür hadislere kim hangi gerekçe ile ama fakat lakin diyerek çıkarsa çıksın haklı kabul edilemez. Edilmemelidir. Yol açıldıktan sonra o yoldan kimin ne şekilde ve hangi araçla, gereçle geçeceğini kimse tayin edemez ve kontrol de edemez.

14.05.2010


Bu yazı toplam 832 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim