eryaman escort , ankara escort
  • BIST 106.846
  • Altın 144,081
  • Dolar 3,5290
  • Euro 4,1310
  • Bolu 28 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 29 °C

Düşük olasılık

N. Gürkan Yetkin

Matematikte olasılık hesapları, beni daima çok etkilemiştir. Gerçek hayatta da düşük olasılık olarak görülen olayların gerçekleşmesi.

İnsan hayatında, yaşanan ilişkilerde o kadar fazla olasılık gerçekleşir ki, ne kadar hayatı veya ilişkileri sınırlandırmaya çalışsak da, hiç hesaba katılmayan düşük olasılıklar gerçekleşiverir, bütün hesaplar alt üst olur.

Yılmaz Erdoğan'ın şiirinde anlattığı büyük aşkı, işte tam olarak düşük olasılığın gerçekliği değil midir? “Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim.” Bu düşük olasılık gerçek olmuş, uğruna şiir yazılan kişiyi, Yılmaz'ın eşi olmasını sağlayacak kadar etkili olmuştur.

11 Eylül saldırısı kim ne derse desin, üzerine ne senaryo yazarsa yazsın, düşük olasılığın gerçekleştiği bir başka olaydır. ABD'nin yetiştirdiği terör örgütü, ABD uçakları ile ABD'yi vurmuştur. Bütün dünyanın süper devleti, dünyanın en güçlü ordusu, dünyanın en güvenli olarak bilinen hava sahası bir hamle ile tuş olmuştur.

Bir diğer düşük olasılık, gerçekleşmesi olayı da Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşundan bir yıl sonra yapılan baskın genel seçimde, tek başına ezici bir güçle tek başına iktidara gelmesidir.

Düşük olasılıkların gerçekleşmesi, bilimsel gelişmelere, tarihin değişmesine, sürpriz büyümelere, şaşkınlıklara sebep olmuştur ve olacaktır.

Bu gün ülke siyaseti, geldiği nokta itibari ile düşük olasılıkların gerçekleşmesi için gerekli ortamı kendi kendine hazırlamaktadır. Hiç kimse Ak Parti'nin ilk yapılacak seçimlerde başarısız olacağını düşünmemektedir. Böyle bir olay, özellikle iktidar partisi mensuplarınca “düşük olasılık” olarak görülmektedir. Ancak kendilerinin de iktidara gelişinin, böyle bir olasılığın gerçekleşmesi olduğunu çoktan unuttuklarından, bu tür olasılık hesaplamalarını göz ardı etmektedirler.

Oysa ki seçim günü sandığa giden insanların büyük bir bölümünün ellerindeki evet mührünü “ampul” dışında farklı bir logonun altındaki boş çember içine basması yeterlidir. İşte bu kadar basit bir olaydır. Sandık başına gelen kişinin, herhangi bir olaydan veya sözden ötürü Ak Parti'ye kızması, bir arkadaşının, akrabasının ya da bir tanıdığının, sebepsiz yere işten atılması, devlet kapısında haksızlığa uğradığını düşünmesi, seçim zamanı kapısına gelen adayların, seçildikten sonra kendilerini hatırlamaması, kendisine Anayasal hak olarak verilen seçme hakkını farklı bir şekilde yapması sonucu, tek başına iktidar, geldiği gibi bir günde de gider.

Dün vekil, bakan, vb. konumda olan seçilmiş kişi, yine sıradan, halktan bir kişi oluverir. Ancak bir türlü halkın arasına bir daha karışamaz. Eski ünvanı eskimiş olarak üzerinde, unutulana kadar kalır.

Yapılacak olan ilk seçimlerde, kendilerini kaf dağında görenlerin, iktidara gelmesini “çok düşük olasılık“ olarak gördüğü yeni oluşumların başarısını göreceğiz.

“Nereden biliyorsun?” sorusuna cevabım şudur.

Her gün gündem değişiyor, çok ciddi radikal kararlar alınıyor ve sindire sindire vatandaşa dikta edildiği halde, vatandaş tepkisiz kalıyor ise, bu tam olarak fırtına öncesi sessizliği olarak algılanmalıdır.

Ülkenin en önemli sorunu “iş ve aş” iken, “açılım” adı altında suni, ancak tehlikeli meseleler tartışılıyor ise, memurun açlık sınırında yaşadığı umursanmayıp, ürettikleri veya ithal ettikleri arabalar satılmayınca, sadece sızlanan iş adamları için vergi indirimi gibi tedbirler alınıp ihya ediliyor ise, asgari ücret, Türkiye Cumhuriyeti'nden gelen yardımlarla ekonomisini çevirebilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde uygulanan asgari ücretin yarısı kadar olduğu halde, bu durum iktidarın umurunda bile değilse, umutsuzluk artık insanlarımızın yüzüne kazınmış bir hal olmuş, yüzler uzun zamandır gülmüyor ise “değişim” zamanı gelmiş demektir.

1999 sonrası yaşanan ekonomik kriz, o dönemki iktidarı darmadağın etmiş, Ak Parti'yi iktidara getirmişti. 2008 sonrası yaşanan ekonomik krizin teğet mi geçtiği, direk mi geçtiği ilk seçim sonrasında görülecek, doğal olarak faturası da Ak Parti iktidarına kesilecektir.

“Yaşanan ekonomik kriz, global bir krizdi. Sadece ülkemizde etkili olmadı, tüm dünyada olumsuz yönde etkileri oldu. ” İktidar yanlısı söylemlere sahip olanlar, bu süreçte krizin etkili olduğu ülkelerde yapılan seçimlerin sonuçlarına bir bakmalıdır. Kriz döneminde iktidarda olan partilerin, vatandaş tarafından krizden sorumlu tutulduğu ve yapılan seçimler sonucu iktidarı kaybettikleri açık bir şekilde görülecektir.

2010 yılında bir mucize olmadığı takdirde, muhtemel 2011 seçimleri Ak Parti iktidarının sonu olacaktır. 2010 yılında bir mucize olması ise ayrı bir “düşük olasılık” tır.

15.10.2009

Bu yazı toplam 687 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim