• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 13 °C

Düşünüyorum

Nadir Garipoğlu

Seyahat ederken, araba kullanırken, yalnızsam, hele uzun yolsa düşünürüm ben.

Pek çok şeyi düşünürüm. İşlerimi, ailemi, Bolu'yu, ülkemi, geçmişte olanları, yaşananları, bugünleri, gelecekle bağlantıları, pek çok şeyi düşünürüm ben abuk sabuk da olsa düşünürüm. Hani meşhur bir söz var düşünüyorum demek ki varım.

Gene bu son seyahatimde hem araba kullanıyorum, uzun dalga radyo dinleyerek düşünüyorum.

Giresun ili yöneticileri ile yapılan röportajı dinliyorum, tabi konu Fındık, Fiskobirlik, Giresun'un tanıtılması vs.

Sonra haberler başladı THY grev kararı, arkasından idarenin aldığı lokavt.

Memur çalışanları sendikasının hükümetle gör üşmeleri, karşılıklı istekler,suçlamalar, toplantılar.

Hemen aklıma 70'li, 80'li yıllarda sendikalarla hükümetlerin pazarlıkları geldi, yapılan grevler geldi, tahrip edilen iş yerleri fabrikalar geldi.

Bazı kesimlerde servet düşmanlığı vardı o zamanlar. Özel sektör, iş veren ile işçi sendikaları birbirlerini düşman gibi görür, işçi daima sömürüldüğünü düşünür (çünkü onlara öyle empoze edilmiştir) ve yapılan toplu sözleşmelerde sendikalar çok yüksek taleplerle masaya oturur karşılanamayan bu istekler karşısında greve gidilir, sanki bayram varmış gibi halaylar çekilir, türküler söylenir, oyunlar oynanır (halbuki esas oyun başka yerlerde oynanıyordu) bu iş yerinde grev vardır, yazıları yazılarak iş eğlenceye dönüştürülür veya kızgın işçiler sendikaların da kışkırtmasıyla çalıştıkları iş yerlerini tahrip ederler makinaları kırarlar, fabrikaları savaş alanına çevirirlerdi. Hele bir TARİŞ grevi vardı ki sormayın o fabrikaların tahrip edilmiş hali hala hafızamdadır.

Grev bitince siz o fabrikalarda çalışmayacak mısınız, o fabrikalar kimin? Hiç kendinize sordunuz mu? Çoluğunuzu çocuğunuzu o fabrikalarda çalışarak geçindirmediniz mi?

İş verenle işçi iki ayrı kutuptu, rakipti, hatta bazı kesimlerde birbirlerini düşman gözüyle görürlerdi, patron tü kakaydı o zaman.

Hele greve giden iş yerleri devletinse, KİT ise yandı gülüm keten helva. Sendika öyle bir bastırırdı ki mutlaka hükümetten hak etmediğini fazlasıyla koparırdı. Çünkü hükümet üyeleri siyasilerden oluşuyor oy alırım düşüncesiyle iş yerlerine lüzumundan fazla işçi, memur dolduruyorlar bir kişinin işini üç kişi yapıyordu.

Ve işçiler o kadar çok maaş alır hale geldiler ki memurların, müdürlerin iki, üç katını alıyorlardı.

Fabrikalar hep zarar eder devlet kasasından o zararlar karşılanırdı, özel sektörse o iş yeri mutlaka batar ve kapanırdı. Orada çalışan işçilerde işsiz kalırdı ama nerede onu düşünecek beyin bazı ideolojik ve menfaat guruplarının elinde oyuncaktı işçi.

Hiç unutmam zamanın Bayındırlık ve İskan Müdürü arkadaşım bir sohbette aynen şunları söylemişti: “Yahu Nadir benim şoför benden iki kat fazla maaş alıyor doğru dürüst adama emir veremiyorum.” Niye dediğimde “Kes müdür paran kadar konuş” derse ne derim, bir de arkasında sendika var üstelik filanca milletvekilinin de tanıdığı.

Şimdi bir özelleştirme furyası başladı, devletin işlettiği iş yerleri, fabrikaları satılıyor özelleştiriliyor. Çalışan o yüksek maaşlı işçiler diğer kurumlara dağıtıldı denge bozuldu, bugün hala o huzursuzluk az da olsa devam ediyor.

Her şeyde olduğu gibi bunda da ifrata kaçtık, ağzımıza yüzümüze bulaştırdık. Elimize geçirdiğimiz her şeyi, satar savar olduk. Miras yedi çocuklar gibi, günü kurtarmak adına milli değeri ve stratejik değeri var mıdır demeden üstelik yabancılara satıp savıp duruyoruz. Bakalım satacak şey bitince ne olacak.

Düşünüyorum da…

Türkiye nereden nereye geldi ve nereye gidiyor, iyiye mi gidiyor kötüye mi

Şu anki ortam maddiyat oldu, para oldu, borsa oldu. Üç beş sene sonra her şey bütün berraklığıyla ortaya çıkar. Görelim.

29 08 2007

 

Bu yazı toplam 695 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim