• BIST 90.146
  • Altın 146,456
  • Dolar 3,6253
  • Euro 3,9342
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C

DUYARLI OLMAK

Mustafa Namdar

Çevremizde gördüklerimizden etkileniyorsak, olumlu davranışlardan mutlu, olumsuzluklardan rahatsız oluyorsak duyarlıyız demektir. Kendimiz için istediklerimizi başkaları için düşünebiliyorsak çıkarcı değil, toplumsal huzur ve paylaşımdan yanayız demektir. Duyarlılık; hassasiyet, olumsuz davranış karşısında tepkili olmak demektir. Duyarlı davranmak, yasaların gerektirdiği yasaklara kolluk kuvvetlerinden korkarak uyumak değil, vicdanlarda bırakılan olumsuzluklardan rahatsız olmasını bilmektir. Duyarlılık kısaca Allah'ın bol insanın kıt olduğu yerlerde olumsuz davranışlardan uzak olmasını bilme erdemliliğidir, iyi ahlak gösterimidir…

Arabamızın küllüğü park mahalline boşaltmak, içtiğimiz sigaranın izmaritini, çitlediğimiz sigaranın kabuklarını, yediklerimize ait kâğıt ve poşetleri gelişi güzel yerlere atıyorsak duyarlıyız dememiz mümkün mü? Hele de şu sıcaklardan bunaldığımız günlerde bir su kenarında oturmanın huzurunu gerektirdiği şekilde yaşayabiliyor muyuz? Nefes almakta zorlandığımız sıcaklardan kurtulmanın çaresini piknik alanlarımızda arıyoruz. Ne var ki gitmeyi düşündüğümüz yerlere götürecek yol kenarlarındaki çirkin manzaralardan tiksiniyor, midemiz bulanıyor. Baktığımız her yönde, çevreye gelişi güzel saçılmış yemek artıkları, kırılmış şişe parçaları ve poşetler. Kimin eseri bunlar? Piknik alanları farklı mı? Yemek yenen piknik masalarının iki adım ötesinde çöp konteynır ama çöpler ya masa üzerinde ya da çevresinde…

Geçenlerde kendisinin Koru Otelden emekli olduğunu, turizm gönüllüsü, çevre dostu olduğunu söyleyen Sabahattin Kalyoncu beyefendi, bu konulardan duyduğu rahatsızlığı anlattı uzun uzun. Piknik alanlarının korunmadığından, insanların duyarsızlığından yakındı. Çevreyi kirleteni ikaz ettiğinde kavga hazır. Vatandaşlık görevimizi yerine getirmek istediğinizde, derdinizi, anlatacağınız bir görevliyi bulamamaktan söz etti.

Geçenlerde il dışından misafirlerim geldi. Onları; dünya yüzü cenneti diye tanımladıkları Gölcüğe götürdüm. Oturulabilecek temiz bir yer aradık yarım saat, sohbet muhabbetle çaylarımızı yudumlayıp et mangal da yiyeceklerimizi hazırlıyorduk. Bir müddet sonra gürültüleriyle dikkat çeken 6-7 kişilik bir genç grubun, yakınımızda bir yere oturduklarını fark ettik. Başlangıçta hoşça eğleniyorlardı, sonra içini boşalttıkları şişeleri sağa sola atarak kırmaya başladılar. Etrafta küçük çocuklu ailelerde vardı. Cam kırıklarının çocukların ayaklarını kesebileceğini ikaz ettik. “Beğenmiyorsak kalkıp gidebileceğimiz” söylendi. Biraz daha ısrar etsek kavga hazırdı. Böylesi durumlarda, parayı verip girdiğimiz bu mekânlarda derdimizi kime anlatacağız. Bu tür piknik alanlarında koruma görevlisi bulundurulamaz mı? Yapılan olumsuzluklarda, çevreyi kirletme hallerinde önce ikaz, sonra para cezası kesilemez mi? Masalara numara konup masa numarasıyla megafonla ikazlar yapılamaz mı? dedi.

Vatandaşın bu konularda duyarlı olabilmesi için bilinçli olması gerekiyor. Bunun için bireyin vicdanına seslenmek yerine, başından tokmağı eksik etmemek mi? çare diyordu. Ben bir şey diyemedim. Bu mekanlarda sorumlu olanlar ne der acaba!!!

02.08.2011


Bu yazı toplam 841 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim