eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Duyarlı olmak

Mustafa Namdar

            13.12.2004

Toplumu oluşturan insanların olumlu olumsuz olaylara karşı tepkisi farklı olabilir. Hani "ateş düştüğü yeri yakar" gerçeğinde olduğu gibi, gelişen olaylar karşısındaki hassasiyetimiz, biraz da gelişmenin bizimle olan ilgisine bağlı.

Eğitimin amacı, bireye güzel davranışlar kazandırmanın yanında, toplumu ilgilendiren her tür konuda göstermesi gereken hassasiyeti gösterebilmesi için bilinçlendirmektir.

Duyarlı olmak, bireysel çıkarımız için gösterdiğimiz davranışı, toplumun çıkarları için de aynı ölçüde gösterebilmek erdemliliğindendir. Duyarlılık yapılan görevin şekline göre değişir. Lüzumsuz yanan bir elektrik ampulünü söndürmek, boşa akan bir suyun musluğunu kapatmak, yolda ayağınıza takılan bir taşı kaldırıp kenara koymak, insan olmanın getirdiği sorumluluklarımızdandır. Belli bir yaptırım gücü olmadan yapılan bu davranışların dışında, ekmek teknemiz olarak, çalıştığımız işyerinde göstermemiz gereken duyarlılığımız vardır. Burada insanca davranma baskısının yanında yasaların yüklediği sorumluluklar ön planda değerlendirilir.

Üstün çalışmalarda ödül, sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde ise cezanın verileceği gerçeğini herkes bilir. İşyeri verimliliğinin artırılması için işveren tarafından çeşitli metodlar uygulanır. Çalışanlar hizmet içi seminerlerle motive edilerek, performans yükseltilir.

Kalite ve verimlilik artırılır. Çalışılan her alanda, bu uygulama her zaman geçerli midir? Geçerliliğini söylemek zor.

Zaman zaman başarı sağlanamayan olaylarda, suç çalışanlara yüklenir ve bu konuda beyanatlarda bulunulur; "Personel duyarlı değil" gibi... Birçok konuda olduğu gibi temizlik konusunda da toplumsal bir hastalığımız var. Evimizin içinde gösterdiğimiz temizlikle ilgili davranışımızı nedense, sokakta ve caddelerimizde gösteremiyoruz. Sokakları sanki başkaları kullanıyor. Sanki sokakların kirini odamıza başkaları taşıyor. Bu davranışlar, toplum olarak bizim duyarsızlığımız olmalı. Bu düşünceler işin bir boyutu. Diğer boyutu, şehrin temizliğinden sorumlu olanlar. Bu personelin kirliliğe karşı insani yükümlülüğü yanında, karnını bu işten doyuruyor olması bakımından yasal sorumluluğu da vardır.

Her çalışan yaptığı işin bitiminde, olumsuzlukların nedeniyle ilgili olarak yasal işlemlerin yapılacağına ait bilgili ve duyarlı olmak durumundadır.

Sonuçta işiyle ilgili gerektiği kadar hassas olmak zorundadır.

Çalışılan işte duyarlı olmanın koşullarından birisi, yaptığınız işi severek yapmanızdır. Amirin memuruyla barışık olmasına bağlıdır. Çalışanın patronuna güven duymasına bağlıdır.

Bu konudaki eğitim çalışmaları yeterli olmayabilir. Olumsuzlukların başarısızlıkların nedenlerini aramak, yönetimin yetki alanı içindedir.

Ne zaman ne olacağı hakkında güven bunalımı içinde olan insanların verimlilikleri istenilen düzeyde olmuyorsa, çalışanları yaptıkları işte duyarsız olduğunu ifade etmek, sağlıklı sonuca ulaşmayı sağlamaz.

İşin bu boyutuyla da en az işçi kadar yöneticiler de duyarlı olmak zorundadır.

Bu yazı toplam 333 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim