• BIST 90.146
  • Altın 146,456
  • Dolar 3,6253
  • Euro 3,9342
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C

DUYGUSALLIĞIN SÜTRE GERİSİ

Mustafa Namdar

Hayat her zaman kitaplardan öğrenilmiyor. Yaşanan bir dizi olaylar yaşam yolunun şekillenmesinde en olumlu rehber oluyor. İnsanlar var olan yeteneklerini yaşamın yol ayırımında her zaman ilk etapta ortaya çıkaramasa da onlar uygun zamanlarda mutlaka filizlenip boy veriyor, meyveye dönüşüyor.
İşte İzzet Baysal Vakfı mütevelli heyet başkanı sn. Ahmet Baysal'ın “KIRMIZI FIRILDAK” isimli hikayelerine ait kitabı. 24. İzzet Baysal Şükran Günleri etkinliklerinde resim-şiir-komposizyon yarışmasına ait ödül töreninde dereceye giren öğrencilere dağıttığı kitabı… Akıcı bir üsluo, hayat dersi veren bir kitap…
1929 yılında Bolu Karaçayır mahallesinde hayata merhaba diyen sn. Baysal ilkokula Gazipaşa'da başlayıp Fevzi Cumhuriyet ilk okulunu bitirdi. Galatasaray'da orta okul hazırlıkta başladı. Liseyi Galatasaray'da bitirip, yüksek öğrenimini İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliğini de 1952'de bitirdi. Askerlik dönemi, Çanakkale Şehitler Abidesi'nin yapımında şantiye şefi olarak geçti. Terhisinden sonra amcası İzzet Baysal'ın 1949 yılında kurduğu döküm fabrikasında 1953 yılında çalışmaya başladı.
Çıraklıktan başlayan iş hayatı aynı fabrikada müdürlüğe kadar yükseldi. 1994'de fabrikanın devrinden sonra İzzet Baysal Vakfı'nı kurdular. Bolu'nun sağlık ve eğitim alanındaki ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp İzzet Baysal adını taşıyan üniversitesiyle bilime açılan aydınlığın kapılarını açtılar.
Bu evrede konuşmalarındaki duygusallığı ile tanıdığımız Ahmet Baysal ağabey belki de, var olan yeteneği edebiyatı, güzel konuşma ve yazma konusunda dişli çarkların arasında çıkan gürültülerle paylaştı. Konuşmalarındaki duygusallığı olayları o anda yaşıyormuşçasına anlatmasından olmalı. Düzgün ve akıcı Türkçe kelimeler yüreğinde kabaran duygu selinden kurtulup boğazdaki düğümlerden boğulmadan çıkarken sanki göz yaşlarıyla bir kez daha yıkanıyor gibi. Kitabı da öyle.
Siyah önlükte; hasta kalbin yarattığı yalnızlığı paylaşmanın huzurunu yaşıyorsunuz. Tenis topunda; yanlış değerlendirme sonu yıkılıp dağılması muhtemel bir aile faciasını tatlıya bağlama sorumluluğunu görüyorsunuz. Ziyaretçide; terk edilmişliğin acısını, öksüz bırakılanların vebali taşımanın ucuz olmadığını anlıyorsunuz. Bir Panayır Hikayesinde; tanımadığınız insanlarla iş ortaklığının sakıncasını, yalnızlığa itilen oğlun başkaları tarafından kullanılabileceğini, Kırmızı Fırıldak hikayesinde de, insanlar suçlu da olsalar insanca muamele yapılmasını, masum bir çocuğun oyuncağı ile suçlunun bulunabileceğini, yok olan umudur yerine getirilmesinin en anlamlı şekliyle uygulanmasıyla insanlık dersini alıyor. Maskara da hayvanlara olan sevginin güzelliğini görüyorsunuz. Düşüncelerine, elinei diline, kalemine sağlık Ahmet Ağabey…

Bu yazı toplam 573 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim